Ayak Sağlığı

Sağlık ve sağlıkla ilgili sorunlar

Moderatör: esengül

Ayak Sağlığı

Mesajgönderen Ati10 » 25 Şub 2007, 13:44

Ortopedik ayakkabı düztabanlığı önlemiyor
Ortopedik ayakkabılar düztabanlığı iyileştirmiyor aksine ağır gramajları ve görünümleriyle ayak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.

Ortopedik adı adlında satılan sert köseleden yapılmış, ayak hareketlerini kısıtlayan, ayağı düzeltme iddiasıyla cilt tahrişine ve ağrıya neden olan ayakkabılar hem kesenizi hem de ayakları zorluyor...


Memorial Hastanesi Pediatrik Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tuncay Centel halk arasında yaygın olan ortopedik ayakkabıların düztabanlığı iyileştirdiği yönündeki yanlış kanı hakkında bilgi verdi.

“Sert köseleden yapılan, hantal ayakkabının düztabanlığı iyileştirmesi beklenemez”
“Halk arasında düztabanlığın iyi tanınması ve önemli bir sakatlık olarak değerlendirilmesi, bu bozukluğun giderilmesinde ayakkabılar hesabına düşen beklentiyi arttırır. Oysa ki ayakkabılar, ayağımızı darbelerden, sivri ve kesici maddelerden korumaya ve soğuk ortamlarda ayağı sıcak, ıslak ortamlarda ise kuru tutmaya yararlar. Düztaban olgularda, ayakkabıların bu işlevleri dışında bir de düzeltici etkilerinin olabileceği, günümüzde oldukça yaygın bir kanıdır, ancak bu doğru değildir.

Ayak uzunlamasına kavsi değerleri, erken çocukluk döneminde düşükken yaşın ilerlemesiyle birlikte artarak normalleşir. Bu son derece normal, fizyolojik bir gelişmedir. Bu süreç içinde düztaban zannettiğimiz birçok ayak kendiliğinden ‘düzelir’ ki, biz hep bunu kullandığımız ‘düzeltici’ ayakkabılara yorarız. Ayakkabılardan ‘düzeltme’ işlevini beklemek boşuna bir çabadır, çünkü ayakkabı kullanma geleneği bulunmayan toplumlarda yapılan araştırmalar, bu insanlarda daha düşük oranda ayak bozukluğuna rastlandığını ve ayak esnekliğinin daha fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır.

“Ayak ağrılarının nedeni düztabanlık olabilir”
Düztabanlık ve içe dönük yürüme, çocukluk çağında hekimlere başvuru nedenleri arasında en önde gelen ayak sorunlarıdır. Ayağımız, 1’inci. ve 5’inci tarak kemiklerimizin ucunda yeralan baş kısımları ve topuğun oluşturduğu bir üçgen yapı sayesinde vücut ağırlığını taşıma işlevini görür. Bu yapı, yandan bakıldığında aşağı bakan bir kavis görünümündedir. Kuvvetli ayak bağları ile desteklenen bu kavis özelliği, ayağa yaylanma olanağı sağlayarak yürümeyi kolaylaştırır ve yürüme sırasında bazan vücut ağırlığının iki-üç katına kadar çıkan yükü karşılayabilmesini sağlar. Düztabanlıkta ayak uzunlamasına kavsi çökerek ayak tabanının bütünüyle yere temas etmesine ve ayağın aynı mesafe için daha fazla enerji harcamasına yolaçar ki, bu durumun ifadesi çabuk yorulma ve baldır ağrılarıdır.

Düztabanlık da farklı şekillerde kendini gösterir. Olguların çok büyük bir kısmında (yüzde 80) esnek tip söz konusudur; yani ayaktaykan gözlemlenen düztaban görünümü, çocuk yükseğe oturtulup ayağın yerle teması kesildiğinde kaybolur ve normal ayak uzunlamasına kavsi oluşur. Bu durum ayak bağlarının yapısal gevşekliğiyle ilgilidir. Esnek tip düztabanlık kısa veya uzun dönemde herhangi bir rahatsızlığa yol açmadığı gibi ayak performansını da genellikle etkilemez. Günümüzde ayağın normal bir varyantı olarak kabul edilen bu şekil bozukluğunu bu nedenle genellikle tedavi etmeye gerek yoktur, ancak bu ayaklar 6-12 aylık aralarla izlenmelidir.

“Ortopedik ayakkabılara bel bağlamayın”
Küçük çocuklarda düztaban tanısını koymak da zordur, çünkü ayak uzunlamasına kavsinin normal gelişimi sırasında her yaşa uygun normal değerlerinin alt ve üst sınırları arasındaki fark oldukça fazladır. Bu aralık içinde yer alan tüm ayaklar normal sayılır. Ayrıca 2-3 yaşından önce ayak kavsini dolduran yağ yastığı henüz yeterince ezilmediğinden, ayağa iç yanından bakıldığında sanki ayak tabanı tümüyle yere değiyormuş izlenimini verir ki, bu aldatıcıdır. Hele ki ayak kaslarının gelişimi henüz tamamlanmamış, 1 yaşın altındaki bir çocukta düztaban tanısını koymak oldukça güçtür.

“Ortopedik adı adlında satılan ağır hantal ayakkabılar hem kesenizi hem de ayakları zorluyor”
Esnek tip düztabanlıkta gereksiz yere sert köseleden yapılmış, ayak hareketlerini kısıtlayan, ayağı düzeltme iddiasıyla cilt tahrişine ve ağrıya neden olan bir takım ayakkabıların, hem de uzunca bir süre kullanılması, hem ayak sağlığı açısından sakıncalıdır, hem de ebeveynlere maddi külfet yükler. Bu durumda çocukların ayağını düzeltmeye kalkışmak yerine, bu yönde beklentileri olan ebeveynleri, ya da aile büyüklerini ikna etmeyi denemek daha doğru bir davranış biçimidir. Bu çocuklarda ayakkabı seçerken kıstas alacağımız husus ayakkabi biçiminin çıplak ayak biçimine en uygun olanını seçmek olmalıdır. Ayakkabı ayak ve ayakbileği hareketlerini kısıtlamayacak ölçüde esnek ve bükülebilir olmalı; ön kısmı parmakları sıkmayacak ve tarak kavsini daraltmayacak biçimde geniş olmalı; topuk kısmı 15 dereceden fazla eğime izin vermeyecek bir yüksekliğe sahip olmalı; havalanma özelliği olmalı; tabanı kaymayı önleyen maddeden yapılmış olmalı ve hafif olmalıdır.

Esnek tip düztaban olgularında ergenlik döneminde nadiren de olsa ayakta durma, ya da yürüme ile artan ağrılı dönemler görülebilir. Böyle bir durum söz konusuysa, ya da topuğun dışa doğru açılanması hayli fazlaysa ayağın tedaviye ihtiyacı vardır. Bu koşullarda topuğu düzgün konuma zorlayan ve ayak kavsini destekleyen tabanlıklar kullanılır.

“Özel yapım ayakkabılar düztabanlığı iyileştirmiyor ancak ayakları rahatlatabiliyor”
Topuk kirişinin gerginliği (yüzde 15), ya da doğumsal kemik anomalilerin varlığı düztabanlığın çok daha nadir karşılaşılan diğer tiplerini oluşturur ve tedavi gerektirir. Doğumsal kemik anomalisi olarak kastedilen ayak kemiklerinin bitişik olarak oluşmasıdır. Bu durumda oluşamayan eklem hesabına düşen yüklenme, komşu eklemlere aktarılacağından buralarda eklemlerin aşınmasına yol açarak ağrıya neden olur. Düztabanlığa topuk kirişinin gerginliği neden oluyorsa başlangıçta pasif germe egzesizleri verilir ve açıcı alçılar denenir. Bu tedaviye yanıt vermeyen olgularda cerrahi olarak topuk kirişi uzatılır. Eğer düztabanlığa neden olan doğumsal kemik anomalileriyse, başlangıçta ayak kavsini destekleyen özel yapım ayakkabılar verilir. Bu ayakkabılar yüklenmeleri hafifletir, ağrıyı azaltır ve ayaktaki şekil bozukluğunun ilerlemesini frenler. Bu çocukların ebeveynlerine, uzun süreli ayakkabı tedavisine karşın, ayakkabı çıkartıldığında ayağın yine de düztaban görünümünde olacağı iyice anlatılmalı ve düzelme yönündeki beklentileri ayak ağrısını önleme yönünde realize edilmelidir. Ayakkabılarla ağrının önlenemediği durumlarda cerrahi yöntemlere başvurulur.

Kaynak:ntvmsnbc.com
Ati10
Admin
Admin
 
Mesajlar: 3917
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48

Ayak Sağlığı

Google Reklam
 

Mesajgönderen esinoviç » 19 Mar 2007, 10:47

"Tırnak Batması"

Tırnak batması, bir ayak parmağı tırnağının keskin ucunun ayak parmağı etinin içine doğru büyümesi sonucu ortaya çıkıyor.Yanlış ayakkabı seçimi, tırnak batmasına sebep oluyor.


Tırnak batması, bir ayak parmağı tırnağının keskin ucunun ayak parmağı etinin içine doğru büyümesi sonucu ortaya çıkıyor. Sıklıkla ayak başparmağında meydana geliyor.
Sema Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Serpil Özyılmaz, çoğu insanın başına gelen ve göz ardı ettiği tırnak batması hakkında bilgi verdi. Özyılmaz, "Tırnak batması kadın ve erkek herkeste görülebiliyor. Ayak sağlığı, yürümeyi etkilediğinden günlük aktiviteler ve çalışma hayatında daha büyük bir önem kazanıyor. Tırnak batması, ayak parmağının, genellikle de başparmağın dokusuna tırnağın batması sonucunda meydana geliyor. Tırnak batması, şiddetli ağrı ve yaranın iltihaplanmasına yol açıyor" dedi.

Tırnak batmasına sebep olan faktörler
• Ayak tırnaklarını birbiri üstüne bindiren ayakkabılar giymek
• Ayak tırnakların çok kısa kesmek ya da düz kesmemek
• Ayak tırnağında zedelenme
• Normalin dışında kıvrık ayak tırnakları
• Ayak tırnaklarının kalınlaşması

Tırnak batmasının bulguları
• Tırnağın bir ya da iki tarafında ağrı ve hassasiyet
• Ayak tırnağının etrafında kızarıklık
• Tırnağın etrafında şişme
• Ayak tırnağının etrafındaki dokuda enfeksiyon

Ayak sağlığı için bakım önerileri
• Tırnakları küt kesin. Ayak parmağınızın ön kenarına uydurmak için tırnaklarınızı yuvarlatmayın. Ayaklarınızda dolaşım problemi varsa, her üç ayda bir tırnaklarınızı, profesyonel olarak bakımını yaptırmak için, bir podiyatriste gösterin.

• Ayak tırnaklarını orta uzunlukta tutun. Ayak tırnaklarını ayak parmaklarınızla bir boyda olacak şekilde kesin. Eğer ayak tırnaklarının çok kısa kesilmesi, ayakkabıların ayak parmaklarına yaptığı baskı, tırnakların yumuşak doku içine girmesine neden olabilir.

• Ayaklarınıza tam uyan ayakkabılar giyin. Ayak parmaklarına aşırı derecede baskı yapan ya da sıkıştıran ayakkabılar tırnakların çevredeki dokulara girmesine neden olabilir. Eğer ayaklarınızda sinir rahatsızlığı varsa, ayakkabılarınızın çok sıkı olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Tercihen ayak problemleri olan kimselere uyan ayakkabılar satan özel ayakkabı dükkânlarından olmak üzere, ayağınıza iyi uyan ayakkabılar almaya ve giymeye özen gösterin.

• Koruyucu ayak malzemeleri kullanın.
Güneşin rengine benzemez gece...
Üşütür ayaz, korkutur karanlık...
Bir gariplik bir hüzün kaplar içimi...
Ya bu şehirde BEN fazlayım
Ya da BİRİ eksik...
esinoviç
Bizden Biri
 
Mesajlar: 619
Kayıt: 11 Ara 2006, 10:58
Konum: kocaeli

Mesajgönderen Ati10 » 08 Nis 2007, 12:22

Ayakkabı seçiminin 5 altın kuralı

Dolabımızda ne kadar çok ayakkabı olsa da vitrinde gördüğümüz anda almayı düşünürüz. Hele de çok sevdiğimiz bir kıyafeti tamamladığına inanıyorsak, o zaman tutamayız kendimizi.

Böyle olmasına rağmen ayakkabı seçiminin de püf noktaları vardır.

1. Hepimiz aynı şeyi istiyoruz, daha ince ve daha uzun görünmek. Bunun için düz bir çizgi etkisi yaratmamız gerekiyor. Sadece giysilerde değil, ayakkabılarla da… Ayakkabılarınızla pantolonlarınızı ve çoraplarınızı aynı tonlarda seçerek yukardan aşağı bir bütünlük sağlayabilirsin. Aynı kuralı eteklerinle de uygulamayı unutmayın, kesintisiz bir bütün çizgi. Bilekten bağlı ayakkabıların en çok ince bileklilere yakıştığını hatırlatmaya gerek var mı?

2. Topuklu mu düz mü? Profesyonel yaşamda 8 cm’den daha yüksek topuklu ayakkabılar önerilmiyor. İş giyimi konusunda geleneksel sektörler olan banka, finans, hukuk, kamu sektörlerde klasik topuklulardan şaşmayın. Geçtiğimiz yaz çok moda olan dolgu topukları özel hayatınıza saklayın. 4- 5 cm’lik topuklar aslında pek çok bacakta şık duruyor. Bacaklarınızın kalın olduğundan şikayetçiyseniz bacağınızı daha ince ve uzun göstermek için en azından 2,5 -3 cm’lik topuklar seçin, düz bapet ve kolej ayakkabılardan uzak durun.

3. İşte giyeceğiniz ayakkabılara karar vermekte zorlanıyorsanız, burnu açık ayakkabılar, sandaletler, dans ayakkabıları, terlikler geleneksel iş yeri giyimine uygun düşmez. Burnu kapalı ya da yaz ayları için arkadan bantlı ayakkabılar bu tarz giyim için en uygun seçimlerdir. Çizme ve botlar söz konusu olunca ponponlar, kauçuk tabanlar, püsküller de sizinle işe gelen modeller olmamalı.

4. Ayakkabınızın ayaklarınızla hatta bacaklarınızla orantılı olmasına özen gösterin. Yani ince, narin ayaklarınız ve ince bacaklarınız varsa daha ince topuklu zarif ayakkabıları ya da ayaklarınız taraklıysa daha geniş yüzlü ayakkabıları, bacaklarınızla orantılı kalınlıkta topukları seçin. Bu arada sivri burunlu ayakkabılar ayakları daha uzun, yuvarlak burunlularsa daha küçük gösterir aklınızda bulunsun.

5. Alabileceğinizin en iyisini almaya çalışın. Başta biraz daha pahalı gelse de kaliteli ayakkabı deporme olmadan çok daha uzun süre dayanır. Ne de olsa dost düşman herkes ayakkabılara bakıyor...

KAYNAK: http://www.egos.com.tr
Ati10
Admin
Admin
 
Mesajlar: 3917
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48

Mesajgönderen esengül » 10 Nis 2007, 16:24

BAŞPARMAKTA KEMİK ÇIKINTISI (HALLUKS VALGUS)


HALLUKS VALGUS NEDİR ?
Tüm bayanlar gençliklerinde ayaklarının çok güzel olduğundan ve yaşları ilerledikçe ayak şekillerinin bozulduğundan şikâyet eder dururlar. Aslında en çok şikâyet edilen ve ayakları için doktora gitmelerindeki en büyük neden başparmaklarında oluşan kemik çıkıntısıdır (Halluks Valgus) Ortopedi doktorları tarafından sıklıkla karşılaşılan bu problem çoğu zaman hastaları kozmetik olarak rahatsız etmekte olsa da, kişiye ağrı veriyorsa tedavi edilmesi gerekli bir hal almaktadır.

Ayaklarımız yaşımız arttıkça şekil değiştirir. Özellikle ayak tarak kemiklerimizi bir arada tutan bağlar hamilelik sırasında hormonların etkisiyle veya yaşla beraber gevşer ve bu bölgenin daha da genişlemesine ve ayakta yayılmaya sebep olur. Bu oluşumda ailesel (genetik) özelliklerin de büyük etkisi vardır. Bir başka deyişle ailenizde halluks valgus varsa sizde de olma olasılığı ailesinde olmayan bir bireye göre daha yüksektir.

Unutulmaması gereken Halluks valgus'un ayakta şekil bozukluğuna yol açan bir hastalık olduğu ve tıbbi tedavinin ancak kişiye ağrı verdiğinde veya ayakkabı giymesine engel olduğunda gerekli olduğudur.

HALLUKS VALGUS'TAN KORUNMA YOLLARI
Yanlış ayakkabı giyimi Halluks Valgus oluşumunda en önemli etkendir. Eğer ailesel yatkınlık yanlış ayakkabı giyimi ile birleşirse ayakta halluks valgus gelişimi kaçınılmaz bir hal alır. Bu nedenle ayaktaki şekil bozukluklarından korunmanın en iyi yolu ayak giyimimize dikkat etmektir. Ülkemizde özellikle 40 yaş altı bayanlar ayakkabı seçerken genellikle modaya ve ayakkabının şekline önem vermekte ve sert, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmektedirler. 40 yaş üzerinde ise genelde geçmişte giyilen yanlış ayakkabılar sonucu ayak sorunları ortaya çıkmaya başladığı için ayakkabı seçiminde görünüşten ziyade rahatlık ön plana çıkmaktadır. Burada yapılması gereken ayak sağlığımız için kendi ayağımızı tanıyıp, ayak şeklimize göre ayakkabı seçimidir. Halluks valgus oluşmasını istemiyorsak yuvarlak burunlu ve 2.5-3.5 cm. topuklu ayakkabıların seçilmesi uygun olacaktır.

Eğer ayak başparmağımızda bir çıkıntı veya ağrı olmaya başladığını sezersek yapılması gereken rahat ayakkabı veya spor ayakkabıya geçmektir. Kişilere genelde önerilen parmak arası slikon makara kullanımı ağrıyı azaltmakta yararlıdır; yine önerilen diğer bir cihaz olan gece ateli'nin ise kullanması çok zordur ve hastalar tarafından genellikle terk edilmektedir. Yapılan çalışmalar adı geçen her iki yöntemin de halluks valgus oluşması veya ilerlemesini önlemede bir faydasının olmadığını göstermiştir.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki halluks valgus bir şekil bozukluğudur ve ancak yapılacak bir operasyonla düzeltilebilir. Cerrahi müdahale gerekliliği kişinin ayakkabı giyemeyecek kadar bozuk şekilli bir ayağa sahip olması veya şekil bozukluğu çok fazla olmasa bile ayak ağrısının dayanılmaz olması durumunda ortaya çıkar.

Halluks valgus cerrahi tedavisi bir sanattır. Bu sanatı icra etmek için kırkın üzerinde ameliyat tekniği ortaya konmuştur. Çoğu zaman bu tekniklerden birkaçının bir arada kullanılması ile başarılı sonuç alınabilmektedir. Genellikle tek başına başparmağa müdahale ile birlikte problemli olan 2. ve 3. parmağa da müdahale gerekmektedir.

SIKLIKLA KARŞILAŞILAN SORULAR VE CEVAPLARI
1. Ameliyatta anestezi şekli nedir?
Ayak ameliyatlarının çoğunda olduğu gibi anestezi şekli spinal (bölgesel) anestezi'dir.
2. Ameliyat sonrası ağrım olur mu?
Spinal anestezi süresince ağrınız olmaz, sonrasında ise ağrı başlamadan verilecek güçlü ağrı kesiciler ile ağrı daha başlamadan kontrol altına alınır
3. Hastanede yatmam gerekir mi?
Yapılacak ameliyatın içeriğine göre bir gece süre ile yatışınız gerekebilir
4. Ayağımın üzerine basmaya ne zaman başlayabilirim?
Yapılacak ameliyatın içeriğine göre değişir. Eğer sadece parmaklara yönelik bir operasyon yapıldı ise verilecek özel bir ayakkabı ile hemen basabilirsiniz. Tarak kemiklerine de müdehale edildi ise yaklaşık 3 hafta kadar basmanız sakıncalıdır.
5. Ameliyat sonrası normal hayata ne zaman dönebilirim ?
Ortalama iyileşme süresi 4-6 haftadır. Ancak günlük hayata ve spora dönüş süresi 2-3 ay arasında değişmektedir.

Günümüzde ayak cerrahisi konusunda özel eğitim almış ortopedi uzmanlarınca uygulanan etkili ameliyat teknikleri ve ameliyat sonrası dönemde kullanılmaya başlanan, kişinin daha ilk günden ayak üzerine yüklenmesine izin veren özel ayakkabılar ve botların kullanılması ile beraber halluks valgus cerrahisinde çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir.


kaynak.ayakkliniği
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 10 Nis 2007, 16:27

TOPUK AĞRISI (TOPUK DİKENİ)


Ayak hastalıkları içerisinde belki de ülkemizde en çok doktora gitme nedeni topuk ağrısıdır. Halkımız arasında buna neden olarak genellikle topuk dikeni gösterilmesine rağmen gerçekte topuk ağrısına yol açan çok çeşitli nedenler vardır.

Topuk dikeni olarak anlatılmak istenen çekilen yan ayak filminde görülen topuktaki kemik çıkıntıdır. Sanılanın aksine bu çıkıntı topuk ağrısı olmayan kişilerin %15-20' sinde gösterilmiştir. Topuk ağrısı olan hastaların ise sadece %5-10'unda vardır.

Topuk ağrısının en sık nedeni ayak tabanındaki yaylanmaya ve yükü paylaşmaya yarayan plantar fasia adlı yapının topuğa yapıştığı bölgede uğradığı zorlamalar (mikrotravmalar) sonucunda oluşan yırtıklar ve vücudun bu yırtıkları iyileştirme çabası (enflamasyon)'dur (Plantar Fasiitis).

Diğer topuk ağrısı nedenleri arasında
Ø Sinir sıkışması (tarsal tünel sendromu veya Baxter neuritis)
Ø Bel fıtığı
Ø Topuk kemiği (kalkaneus)'ta meydana gelen yorgunluk kırıkları
Ø Osteoporoza bağlı gelişen mikrofraktürler
Ø Aşil tendon problemleri
Ø Romatizmal hastalıklar (Gut vb.)
Ø Şeker hastalığı (Diabet)
Sayılabilir.

Topuk ağrısında tipik hasta
v 40 yaş yukarısı
v Yeni spora başlayan
v Yakın zamanda kilo alan
v Uzun yürüyüşler yapan
v Düz ve desteksiz ayakkabılar giyen
Erkek veya kadındır.

TEDAVİ
Kliniğimize topuk ağrısı ile başvuran bir kişinin öncelikle detaylı bir fizik muayenesi yapılır. Hikayede yukarıda saydığımız faktörler aranır ve ayak grafisi çekilir. Eğer kişinin şikayeti 1.5-2 aydan daha az ise ilk yapılacak tedavi hastaya plantar fasia germe egzersizleri vermek ve slikon topukluk ve doğru ayakkabı kullanmasını sağlamaktır. Hastanın bu dönemde mümkün olduğunca dinlenmesi gereklidir.

Eğer hastanın yapılan kontrolde şikayetinde azalma olmaz ise veya şikayeti 2 aydan uzun süreden beri devam ediyor ise doktorunuz size topuğa yapılacak bir enjeksiyon önerebilir. Beraberinde size özel yapılacak bir tabanlık kullanmanız tavsiye edilebilir.

Bu tür bir tedavi yöntemi ile başarı şansı %99'lara varmaktadır. Çok ender durumlarda yapılacak bir operasyon ile plantar fasia gevşetilmekte veya sıkışan sinir üzerindeki basının kaldırılması gerekebilmektedir.

Eğer şikayetinizin altında yatan neden sinir sıkışması, bel fıtığı veya başka bir nedene bağlı ise doktorunuz size bu problemlere yönelik tedavi önerecektir.


kaynak-ayakkliniği
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 20 Eki 2007, 10:06

“Ayaklar bedenin aynasıdır.”

Bir çok kültürde eski zamanlardan beri uygulanan Refleksoloji, ayaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan bir sanattır. Özel el ve parmak teknikleriyle bu refleks noktalarına uygulanan baskı, stresin azaltılmasını sağlayarak bedende fizyolojik değişikliklere yol açar.

Refleksoloji'nin temelinde, rahatsızlıkların enerjinin belli bir yerde bloke olmasından kaynaklandığı tezi yatar. Bu ilaçsız terapi, beden fonksiyonlarını normalleştirerek vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçirir. Normalleşmiş beden fonksiyonları insana rahatlama, kaliteli bir uyku ve toksinlerden arınmış bir beden sağladığı gibi, dolaşım sistemini de güçlendirir; ağrıları dindirir. Refleksoloji tekniğiyle, bütün vücuda masaj yapmadan stresi vücuttan uzaklaştırmak, rahatlamayı ve dinlenmeyi sağlamak mümkündür.

Refleksoloji nedir?
Refleksoloji’yi,“ Ayaklar bedenin aynasıdır” sözüyle özetleyebiliriz. Daha geniş anlamda Refleksoloji, ayaklara uygulanan özel ovma hareketleriyle vucudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerjiyi çözerek, bedenin kendi kendisini iyileştirme gücünü harekete geçirmesi olarak tanımlanabilir. Refleksoloji ‘denge’ sağlayan bir terapidir. Refleksoloji Terapisi kişinin kendisini, fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar ve kişiye doğal dengesini kazandırır.

Nasıl uygulanır?
Refleksoloji, bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarının ayaklarda olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan bir sanattır. Refleksoloji, özel el ve parmak teknikleriyle bu refleks noktalarına baskı ve ovma yoluyla uygulanır.

Refleksoloji yeni bir terapi midir? Tarihçesi ne kadar eskidir?
Refleksoloji’nin tarihi 5000 yıl öncesine, Mısır Firavunlarına kadar uzanmaktadır. Tarihte Refleksoloji’nin Hindistan’da, Japonya’da, Çin’de ve Amerika’nın yerli Kızılderili medeniyetlerinde bilindiği kaydedilir. Refleksoloji’yi çok sonra, 1900’lü yıllarda, Dr. William Fitzgerald yeniden keşfedecektir. Dr. Fitzgerald Refleksoloji’yi, bir ağrı kesme yöntemi olarak kullanmıştır. Zamanla, Amerika kıtasından dünyanın dört bir köşesine yayılan Refleksoloji, ayaklardaki belli refleks noktalarının bulunmasıyla yavaş yavaş bugünkü şeklini almaya başlamıştır.

Refleksoloji sırasında neler hissederiz?
Refleksoloji, beden fonksiyonlarını normalleştirir. Normalleşmiş beden fonksiyonlarrı insana rahatlama, kaliteli bir uyku ve toksinlerden arınmış bir beden sağladığı gibi, dolaşım sistemini de güçlendirerek ağrıları dindirir. Bunların ötesinde Refleksoloji keyifli, dinlendiren ve ağrı sızı vermeyen bir terapidir. Refleksoloji terapisi sırasında, bazı organ ve sistemlerin harekete geçmesi doğaldır. Bu esnada kişinin kendisini farklı hissetmesi mümkündür. (Sözgelimi, Sindirim refleksine dokunulduğunda karnın guruldaması gibi.)
Refleksoloji ne gibi sıkıntılara iyi gelir?

Refleksoloji, hem (hastalıktan) “koruyucu sağlık” hem de belli sıkıntıların hafifletilmesi açısından uygulanabilir. Refleksoloji aşağıdakiler de dahil pek çok durumda yardımcı olabilir:
Stres, Yorgunluk, Uykusuzluk, Migren, Başağrısı

Kadın hastalıkları, Menopoz, Regl sorunları

Kabızlık, Hazımsızlık, Sırt ağrısı, Romatizma, Siyatik, Eklem iltihaplanmaları, Sinüzit, Astım, Prostat sorunları

Refleksoloji, bilimsel olarak kanıtlanmış mıdır?
Evet. Örneğin, Amerika’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Refleksoloji’nin, PMS’yi (Regl öncesi gerginliği) % 45 oranında azalttığı kanıtlanmıştır. (Ref. The College of Naturopathie and Complementary Medicine) Ayrıca araştırmalar Refleksoloji’nin hiçbir yan etkisinin olmadığını ve 20 dk.’lık bir Refleksoloji terapisiyle, vücut sirkülasyonunun % 10-15 oranında harekete geçirdiğini tespit etmişlerdir.

Refleksoloji kimlere uygulanmamalıdır?
Refleksoloji, hamileliğin ilk üç ayında tavsiye edilmez ve uygulanmamasına dikkat edilmesi gereken bir terapidir. Bununla birlikte enfeksiyon halinde, ateşlenme durumunda, kanser ve damar tıkanıklığı hastalıkları söz konusu olduğunda kişiye Refleksoloji uygulanmamalıdır.

Refleksoloji’nin teşhis ve tedavide kullanımı nasıldır?
Refleksoloji, tehşis söz konusu olduğunda mükemmeldir. Bir Refleksoloji uzmanı, ayaklarına dokunduğu kişinin sıkıntılarını büyük olasılıkla tehşis edebilir. Tedavi konusuna gelince ise; diğer Doğal Terapiler gibi Refleksoloji de, “koruyucu sağlık” çerçevesinde kendi üzerine düşeni yapar. Diğer Doğal Terapiler’den farklı olarak Refleksoloji, vücudun kendi iyileştirme mekanizmasını harekete geçirir.

Refleksoloji ne kadar sıklıkla uygulanır?
Refleksoloji, kişinin öngörüşmede belirlenen ihtiyacına göre haftada 1 seans (1 saat 15 dk.) uygulanması önerilir. Refleksoloji, yalnızca yukarıda değinilen sıkıntılarda değil, aynı zamanda kişinin kendi doğal dengesini kazanması için de oldukça etkilidir.



kaynak-forumora
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 29 Oca 2008, 17:59

Ayaklarınıza gereken özeni gösteriyor musunuz?



Ayak bakımı, kapalı ayakkabılara güvenilerek ihmal ediliyor. Oysa mantarlar, ayak kokusu ve tırnak batmasına karşı bakım çok önemli...

Ayakkabının doğru seçilmesi ayak sağlığının çok önemli bir şartı. Ayakkabı seçerken model ve renkten önce rahatlığa ve ayakkabının doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Sonradan genişler düşüncesiyle alınan ayakkabılar tırnak batmalarına, ayak mantarına, acılı nasırlara, ayak parmaklarında şekil bozukluklarına, çabuk yorulmaya, bilek burkulmalarına, ayak, bacak ve bel ağrılarına ve ayakta kalıcı deformasyonlara neden oluyor. Ortopedik ayakkabılar ise sadece ayak için değil, bütün vücut için yararlıdır.

Ayakkabı alırken

Ayakkabı alırken, her iki çifti de giyip yürüyerek test etmek gerekir. En uzun parmağımızla ayakkabımızın ucu arasında yarım santim boşluk olmasına dikkat etmeliyiz. Bağcıklı ayakkabılar ayağı daha iyi kavrar ve kan dolaşımını engellemeyecek şekilde ayarlanabilir.

Yumuşacık olsun!

Ayaklarınızı her gün ılık suda bekletin ve uygun bir şampuan ya da sıvı sabunla yıkayarak temizleyin. Ancak suyun çok sıcak olmamasına dikkat edin. 10-15 dakika kalması da yeterlidir. Ayak banyosu bittikten sonra özellikle parmak aralarını çok iyi kurulayın. Aksi takdirde mantar enfeksiyonları oluşabilir. Ayaklarınız çok kurur ise vazelin ya da uygun bir losyon ile yumuşatabilirsiniz. Ancak parmak aralarına losyon sürmeyin bu da yine mantar oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Önemli uyarılar

Ayak tırnaklarını düz kesin ve çok kısaltmayın. Tırnakların kenarını kesmeyin, batık tırnaklara sebep olabilir.
Şeker hastaları, kan dolaşımı problemi olanlar ve kalp hastalarının tırnaklarının başkaları tarafından kesilmesi daha doğrudur. Çünkü bu grup enfeksiyona eğilimlidir.

Ayakkabının ayağa göre olması çok önemlidir. Ayakkabı alışverişinizi, ayaklarınızın şiş durumuna denk getirin.

Aşırı yıpranmış ayakkabılarınızı mümkünse giymeyin. Yaptığınız etkinliğine uygun ayakkabı seçin. Mesela koşarken, gündelik ayakkabınızı değil spor ayakkabınızı giyin. Her gün aynı ayakkabıyı kullanmayın.


Alintidir..
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 28 May 2008, 18:33

Ayak sağlığı, doğru ayakkabı seçimiyle başlıyor
Ayakkabı Dünyası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Akbacakoğlu, “Ayak sağlığının doğru ve kaliteli ayakkabı seçiminden başladığını göz önünde bulundurarak, böylesine özen isteyen bir işte maksimum hassaslık göstermek gerekir” dedi.

İSTANBUL - Fatih Akbacakoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri ayakkabının ayakları dış etkenlerden ve soğuktan korumak için kullanıldığını belirterek, önceleri rahatlığına ve işlevine önem verilen ayakkabının, zamanla modanın en tutkulu parçası haline geldiğini ifade etti.

Günümüzde daha fazla marka, daha hızlı ve teknolojik üretim, daha fazla tasarım, daha kaliteli ve ulaşılabilir hizmet gibi tüketici açısından olumlu görünen gelişmelerin de olduğunu anlatan Akbacakoğlu, açıklamasında şu görüşleri savundu:
“Bu gelişmelerin yanı sıra markaların maliyetleri düşürürken, kaliteli üretim standartlarını önemli ölçüde göz ardı ettiğini görmeye başladık. Estetik açıdan modayı yansıtan, albenili, ancak kalitesiz, sağlıksız ve dayanıksız ayakkabılar, çok büyük perakende zincirlerinde rafları doldurmaya başladı”

Akbacakoğlu, sırf ucuz olsun diye kalitesiz ve insan sağlığına zararlı malzeme ve kimyasallarla üretilen ve aynı zamanda şekil olarak da gerekli standartlar gözetilmediğinden ayaklarda ortopedik ve podiatrik rahatsızlıklara da sebep olabilecek milyonlarca ayakkabı üretimi yapıldığını ileri sürerek, şunları kaydetti:
“Uygun fiyata alışveriş etmek isteyen müşteriler için eğer dikkat edilmezse çok büyük bir tuzak bu. Hem uygun fiyat, hem de kaliteli ürünü gözetmek gerek. Bu aşamada bilinçli tüketici olmak gerek. Çünkü iddialı ucuzluk ve uygunluk vaatleri doğrultusunda alışveriş yapan müşteriler, kalitesiz suni deri kullanımı ve yanlış uygulamalarla üretilen ayakkabılar sonucu sağlıklarından oluyorlar.”

Akbacakoğlu, ayakkabının insan sağlığı açısından önemine işaret ederek, “Ayaklarımız tüm vücudun yükünü taşıyan ve hareketi sağlayan organımız olarak, özel bakıma ihtiyaç duyar. Ayak sağlığının da doğru ve kaliteli ayakkabı seçiminden başladığını göz önünde bulundurarak böylesine özen isteyen bir işte maksimum hassaslık göstermek gerektiğine inanıyoruz. Biz ayak sağlığına, hem perakendede kaliteli hizmete ve hem de daha fazla modaya yatırım yapıyoruz. Çünkü ayakkabı hem modelinde, hem üretiminde, hem servisinde hem de satış sonrası hizmetlerde özen ister” diye konuştu.

DOĞRU AYAKKABI SEÇİMİ
Ayak sağlığı ve bu konudaki şikayetlerin en aza indirilmesinde, uygun ayakkabı seçiminin, önem verilmesi gereken bir konu olduğunu ifade eden Fatih Akbacakoğlu, “Rastgele, sonradan genişler düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz etkilemektedir” dedi.

Akbacakoğlu, tüketicilerin,şikayetlerini en aza indirmek için işe güvendikleri bir markadan alışveriş yaparak başlaması gerektiğini ifade ederek, ayakkabı seçiminde tüketicilere bazı önerilerde bulundu.

“Aslına bakarsanız güzellik uğruna neredeyse tüm bayanların tercih ettikleri yüksek ökçeli ayakkabılar tıbben zararlıdır” diyen Akbacakoğlu, “Ancak güzel ve şık modellerin stil göstergesi olduğu günümüzde, yüksek ökçe seven bayanların en azından yüksek ökçelerle geçirdikleri zamanı en az seviyeye çekmeleri faydalı olacaktır” dedi.

ALTIN KURALLAR
Fatih Akbacakoğlu, tüketicilerin ayakkabı seçiminde dikkat etmeleri gereken diğer özellikleri ise şöyle sıraladı:
Her zaman sağ ve sol tekin mutlaka denenmesi gerekir, çünkü sağ ve sol ayak nadiren aynı olur. Almayı düşündüğünüz ayakkabıyı mağaza içinde yürüyerek deneyin. Ayaklarınızdan biri daha büyükse, numara tercihinizi büyük olana göre yapın.
Kadın, erkek, çocuk tüm ayakkabılar için kaliteli üretime dikkat edilmesine, mümkünse deri ya da kaliteli suni deri ve tekstil malzemelerinden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir.
Ayakkabınız satın alma anında rahat olmalıdır, her ayakkabı zamanla açılmaz. Ayakkabı alışverişi için en uygun zamanlar öğleden sonra vakitleridir, çünkü bu saatlerde ayak şiştiği için ayağınıza rahat olan ayakkabı alırsınız. Ayakkabınız arka, ön ve yanlardan ayağınıza tam oturmalıdır.
Ayakkabınızı denerken ne tür çoraplarla kullanacaksınız onunla birlikte deneyin. Astar kullanılmayan ayakkabılar daha rahat ve yumuşaktır, fakat ayağınızı ilk birkaç kullanımda boyayabilir. Bu boyama zamanla geçecektir.
Deri, kösele ve üzeri dikişli ayakkabıların bir miktarda olsa su geçirmesi normaldir. Bu nedenle bu tür ayakkabılar yağmurlu günlerde daha dikkatli giyilmelidir.
Ayakkabınızın ayağınıza iyi oturduğundan emin olmalısınız. Ağırlığın dağılımı açısından önden, yandan ve arkadan ayağınızı rahat hissetmelisiniz. Baş parmağınız ayakkabının ön kısmıyla asla temas etmemeli. Ayağınızın en geniş kısmı, ayakkabının en geniş kısmıyla örtüşmeli.



kaynak-ntvmsnbc.com
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 02 Ağu 2008, 20:49

Günlük ayak bakımı
- Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Dikkatli bir inceleme ile ayağınızda meydana gelebilecek değişiklikleri erken dönemde görebilirsiniz.
- Ayağınızın taban ve üst kısmına bakın. Eğer alt kısımları rahat göremiyorsanız bir ayna kullanın ya da aile bireylerinden yardım isteyin.
- Ayak cildinizin renginde değişiklik olup olmadığını kontrol edin. Ayak cildiniz hasarsız ve yumuşak olmasına özen gösterin.
- Ayağınızı yara, çatlak, kabarcık, nasır yönünden kontrol edin. Ayağınızda nasır olursa kesici aletlerle müdahalede bulunmayın. Nasırlar ileriki dönemlerde risk oluşturacağı için tedavi edilmelidir. Kabarcık oluştuğunda hemen hekiminize başvurun.
- Ayağınızdaki kan dolaşımını güçlendirmek için kan şekeri düzeyinin normal sınırlarda kalmasına özen gösterin.
- Sigara içmeyin.
- Ayaklarınıza sıcak su torbaları, ısıtıcı petler veya diğer ısı kaynakları uygulamayın. Ciddi yanıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz.
- Düzenli egzersiz programınız olmalıdır. Yapacağınız egzersizin yaraların oluşmamasına ve kaslarınızın güçlenmesine yardım edeceğini hatırlayarak egzersizlerinizi ihmal etmeyin.

Ayak banyosu
- Ayak temizliğine özen gösterin.
- Ayaklarınızı her gün ılık suda 5-10 dakika beklettikten sonra tahriş etmeyin bir sabunla yıkayarak temizleyin. Uzun süre ayak banyolarından kaçının. Çünkü bu işlem ayak derinizin kurumasına, çatlamasına ve esnekliğinin bozulmasına yol açabilir.
- Ayağınızı sabunla temizledikten sonra durulayıp, özellikle parmak araları olmak üzere iyice kurulayın. Parmak aralarının iyi kurulanması mantar enfeksiyonlarının oluşmasını önler.
- Yıkama işleminden sonra ayak derinizde kuruma olursa vazelinli merhem veya nötr losyon kullanarak yumuşatabilirsiniz. Ayak parmaklarınızın arasına losyon sürmeyin. Parmak aralarına sürülen losyon mantar enfeksiyonlarının oluşmasına neden olabilir.

Ayak tırnaklarının bakımı
- Ayak tırnakları mümkün olduğunca düzgün olmalıdır. Banyodan sonra tırnakları yumuşakken kesmek daha kolay olacaktır.
- Tırnaklarınızı düz kesin. Tırnak köşelerini derin almayın. Zımparalı bir tırnak törpüsü ile törpüleyin.
- Tırnaklarınızın etrafında kızarıklık, şişlik olup olmadığını kontrol edin.
- Ayağınıza kesici aletlerle müdahalede bulunmayın Örneğin; nasır makası gibi aletler sizin için tehlikeli olabilir.

Ayakkabılar
- Ayağınıza uygun ayakkabılar seçin.
- Ayağınızı sıkmayın deri veya bez ayakkabılar giyin. Ayak yaralarının büyük bölümünü ayağa uygun ve rahat ayakkabılarla önleyebilirsiniz.
- Ayakkabı genişliği ayak genişliğiniz kadar olmalıdır. Önü sivri, yüksek topuklu ayakkabılardan sakının.
- Yeni ayakkabı giydiğinizde ilk günlerde kısa süreli giyip değiştirin ve ayakkabılarınızı sürekli kontrol edin.
- Çıplak ayakla asla yürümeyin. Denizde, kumsalda, hatta evde dahi terlik kullanın.
- Parmak aralarına giren terlik ya da sandalet tipi ayakkabı giymeyin.
- Ayağınızda şekil bozukluğu varsa doktorunuzla görüşün. Size uygun olan ayakkabıyı önerecektir.
- Ayaklarınızın gün boyu lastik ayakkabılar içinde nemli bir ortamda kalmasına izin vermeyin.

Çoraplar
- Sağlık ekibinizle daima iletişim halinde bulunun.
- Sorunlarınızı ekibinizle paylaşın.
- Yılda en az iki defa ayağınız muayene edilmelidir. Doktorunuzu ya da hemşirenizi sık sık ziyaret edin.
- Sorunlarınızı listeleyin.
- Merak ettiğiniz konular hakkında bilgi alın.
- Tüm bakımınıza rağmen ayağınızda bir sorun olduğunda ne yapmanız gerektiğini doktorunuza sorarak öğrenin.
- Şayet ayağınızda bir yara oluşmuş ve bir hafta boyunca geçmemişse doktorunuz ya da hemşirenizle görüşün.
- Unutmayın! Ayaklarınıza gösterdiğiniz özen yaşamınızı daha da kolaylaştıracaktır.



kaynak-saglik-info.com
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 11 Eki 2008, 14:14

Tırnak batmasını ihmal etmeyin
Yaranın iltihaplanmasına neden oluyor...
Yanlış ayakkabı seçimi tırnak batmasına sebep oluyor. Tırnak batması, bir ayak parmağı tırnağının keskin ucunun ayak parmağı etinin içine doğru büyümesi sonucu ortaya çıkıyor. Sıklıkla ayak başparmağında meydana geliyor.

Birçok insanın başına gelen ve göz ardı edilen bir sorun olan tırnak batması hakkında Dermatoloji Uzmanı Serpil Özyılmaz’dan önemli bilgiler veriyor:

Herkeste görülebiliyor

Tırnak batmasının kadın ve erkek ayırmadan günümüzde oldukça sık görülen bir sorun olduğunu belirten Özyılmaz, ayak sağlığı, yürümeyi etkilediğinden günlük aktiviteler ve çalışma hayatında daha büyük bir önem kazanıyor, dedi.

Tırnak batması, ayak parmağının, genellikle de başparmağın dokusuna tırnağın batması sonucunda meydana geliyor. Tırnak batması, şiddetli ağrı ve yaranın iltihaplanmasına yol açıyor.

Tırnak batmasına sebep olan faktörler,

Ayak tırnaklarını birbiri üstüne bindiren ayakkabılar giymek
Ayak tırnakların çok kısa kesmek ya da düz kesmemek
Ayak tırnağında zedelenme
Normalin dışında kıvrık ayak tırnakları
Ayak tırnaklarının kalınlaşması

Tırnak batmasının bulguları,

Tırnağın bir ya da iki tarafında ağrı ve hassasiyet
Ayak tırnağının etrafında kızarıklık
Tırnağın etrafında şişme
Ayak tırnağının etrafındaki dokuda enfeksiyon

Ayak sağlığının kişinin sosyal yaşamını da etkilediğini belirten Dr. Serpil Özyılmaz, ayak bakımına ve sağlığına önem verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi ve ayak sağlığı için bir takım önerilerde bulundu;

· Tırnakları küt kesin. Ayak parmağınızın ön kenarına uydurmak için tırnaklarınızı yuvarlatmayın. Ayaklarınızda dolaşım problemi varsa, her üç ayda bir tırnaklarınızı, profesyonel olarak bakımını yaptırmak için, bir podiyatriste gösterin.

· Ayak tırnaklarını orta uzunlukta tutun. Ayak tırnaklarını ayak parmaklarınızla bir boyda olacak şekilde kesin. Eğer ayak tırnaklarının çok kısa kesilmesi, ayakkabıların ayak parmaklarına yaptığı baskı, tırnakların yumuşak doku içine girmesine neden olabilir.

· Ayaklarınıza tam uyan ayakkabılar giyin. Ayak parmaklarına aşırı derecede baskı yapan ya da sıkıştıran ayakkabılar tırnakların çevredeki dokulara girmesine neden olabilir. Eğer ayaklarınızda sinir rahatsızlığı varsa, ayakkabılarınızın çok sıkı olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Tercihen ayak problemleri olan kimselere uyan ayakkabılar satan özel ayakkabı dükkânlarından olmak üzere, ayağınıza iyi uyan ayakkabılar almaya ve giymeye özen gösterin.

· Koruyucu ayak malzemeleri kullanın.



alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 25 Şub 2009, 18:44

Ayakkabı seçerken dikkat!
Küçük bir sorun olarak başlayan ancak tedavi edilmediğinde cerrahi müdahaleye kadar gidebilen tırnak batmalarına günlük hayatta yaptığımız bazı hatalar neden oluyor. Tırnak kesiminde dikkat edilecek birkaç önemli nokta, tırnak batması sorununun önüne geçebilir. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, tırnak batmaları ile ilgili sorularımızı yanıtladı

Genetik eğilim, aşırı terleme, sentetik, solumayan, dar ve darbe oluşturan ayakkabılar nedeniyle oluşan tırnak batmaları tedavi edilmezse cerrahi müdahaleye gerek duyulabiliyor. Tırnak kesiminde dikkat edilecek birkaç önemli nokta, küçük bir sorun olarak başlayan tırnak batmalarının önüne geçebilir. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, tırnak batmaları ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Tırnak batması neden kaynaklanıyor?

Ayak tırnakları pek çok nedenle batabiliyor. Her yaşta olabilen ağrı, şişlik ve ikincil enfeksiyon gibi tablolara yol açabilen bu durum, en sık ayak birinci parmak tırnaklarında görülüyor. Genetik eğilim, aşırı terleme, terlemeyi artıran faktörler, sentetik, solumayan ayakkabılar, dar ve darbe oluşturan ayakkabılar tırnak batmasının en sık rastlanan nedenleri arasında yer alıyor.

Uygunsuz, kadınlarda topuklu ve sivri burunlu, erkeklerde sert ve sivri burunlu ayakkabılar ile yapılan uzun yürüyüşler ve spor, tırnakların yanlış kesilmesi ve pedikür de sık rastlanan nedenler. Tırnakların düz yerine U şeklinde, içe doğru kesilmesi, yan kenarlarının testere şeklinde düzensiz kesilmesi, kısa kesilmesi, tırnak kenarlarının koparılması tırnak batmasına yol açabiliyor

Nasıl bir tedavi süreci yaşanıyor? Tedavi yöntemleri neler?

Kısa süreli vakalarda, öncelikle bölgesel kurutucular, antibiyotikli kremler, gerektiğinde ağızdan antibiyotik gibi ilaçla tedavi yöntemleri deneniyor. Bazı tırnak mantarı olgularında da tırnakta batma olabiliyor. Bu durum farklı ilaç kullanımı gerektirebiliyor. Bu tedavilerle yanıt alınamadığında, oluşan rahatsızlığın boyutuna göre, kimyasal koterizasyon, elektrokoterizasyon, krioterapi, tırnak yatağı cerrahisi (tırnak yatağı revizyonu, kısmi tırnak cerrahisi) uygulanabiliyor. Uzun süreli vakalarda cerrahi yöntemler öncelikle tercih ediliyor.

Tırnak batması rahatsızlığı olanlar neye dikkat etmeli? Ne yapmalı?

Ayak tırnaklarında batmayı engellemek için, oluşturucu etkenlerden sakınmak, tedavinin temel prensibini oluşturuyor. Tırnak batmasını engellemek için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

• Uygun ayakkabı seçimi : Ayağı sıkmayan, darbe oluşturmayan, alçak topuklu, olabildiğince yumuşak, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli.
• Tırnakların doğru kesilmesi: Tırnak uçları düz, yan kenarlara aşırı girmeden, hafifçe ovalleştirerek kesilmeli. Bu yolla yan kenarların düzensizleşmesine izin verilmemeli. Tırnak kenarları kesinlikle koparılmamalı.
• Aşırı terlemeye yol açacak faktörlerden kaçınma: Sentetik olmayan, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli. Pamuklu çorap giyilmeli, ayak yıkandıktan ve uzun su içi aktivitelerden sonra iyi kurulanmalı.
• Temiz , steril şartlarda pedikür uygulanmalı.
• Tırnak çevresinde hafif bir kızarma, hassasiyet olduğunda, basit bir nemlendirici kullanılmalı. Yakınmalar artınca bir deri hastalıkları uzmanı ile görüşülmeli.

Tırnak batması sorunu olanlar hastanelerde hangi bölüme gitmeli? Hangi bölümler bu alanla ilgili?

Öncelikle bir deri hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. İlk olarak kesin tanının konmasının ardından, gerekli tedavi yöntemi (İlaç ve cerrahi tedaviler) uygulanmalı.

Türkiye'de yaygın bir rahatsızlık mı?




Oldukça sık rastlanılan bir hastalık. Artırıcı etkenlerden uzak durmak ve erken evrede planlanan tedaviler hastayı cerrahi tedavilerden koruyabilir.



alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 20 Nis 2009, 22:15

AYAKKABI SEÇİMİ



Doğru ayakkabıyı seçerek, ayak sağlığı problemlerinizi azaltabilirsiniz

Ayakkabılar, insanların temel ve gerçek ihtiyaçları sonucu ortaya çıkmışlardır. Ayakkabı tasarımları da; koruma sağlama, dayanıklılık ve şıklık gibi ihtiyaç duyulan özellikler göz önünde tutularak yapılır. Ayakkabı seçiminizi yaparken, ihtiyacınızı iyi tespit etmeli; modeller ve kullanılan malzemeler açısından sayısız tipte ayakkabı arasından size en uygun olanı seçmelisiniz.

Ayak sağlığı problemlerini en aza indirmenin yolu sağlıklı ayakkabı kullanımından geçer. Günlük yaşamda, yüzlerce ton değerinde basınca maruz kalan ayaklarımız, sakatlanma ve incinmeye en elverişli organlarımızdır. Bu nedenle doğru ayakkabı seçimi çok önemlidir.

Çocukların, kadınların ve erkeklerin ayakkabı gereksinimleri farklı olduğu gibi, çeşitli meslekleri icra eden insanlar da değişik özelliklerde ayakkabılara ihtiyaç duyarlar. Doğru ayakkabı seçimi konusunda ortopedi doktorlarına başvurmakta fayda vardır. Bu uzmanlar, tüm aile fertleri için doğru ayakkabı önerileri yapabilecek eğitime ve tecrübeye sahip kişilerdir

Sağlıklı kadın ayakkabıları seçebilmek için bilmeniz gerekenler

İş gücünün büyük bir kısmını oluşturan kadınlar, iş hayatı içerisinde giymek zorunda bırakıldıkları ayakkabılar nedeniyle ayak sağlığıyla ilgili problemleri en çok yaşayan kesimdir. Bu sorunların bazıları yüksek topuklu ayakkabı kullanımının sonucudur (bunlar topuk yüksekilği 4 cm.'yi geçen ayakkabılardır ve hafif ayakkabı olarak da adlandırılmaktadırlar). Ortopedi uzmanları, bu tür ayakkabıları sağlıksız olarak nitelemekte ve bu ayakkabıların, ayak sağlığı problemlerine yol açtığını vurgulamaktadırlar. Yüksek topuklu ayakkabı giyme süresini azaltmakta; topuksuz ayakkabı ve terlik giymekte ya da topuk yüksekliği çeşitliliğinden yararlanmakta fayda vardır. Konfor ve performansı, moda akımlarıyla bütünleştirebilen hafif ayakkabılar vardır. Ayrıca, güçlendirilmiş topuklu, parmaklara hareket imkanı veren ve spor ayakkabı tasarımından yola çıkılarak üretilmiş hafif ayakkabılar da birer seçenek olarak göz önünde tutulmalıdır. Hatırdan çıkarılmaması gereken, yapılacak aktivitenin, ayakkabı seçiminde göz önüne alınan herhangi başka bir kriterden daha az önemli olmadığıdır.

Ortopedik bakış açısına göre, kadınlar için en uygun ayakkabı, bağcıklı yürüyüş ayakkabısıdır (makosen değil). Darbe emici tabanlı, geniş, ped ile desteklenmiş ve yüksekliği 2 cm.'den fazla olmayan bu modeller, belki modacılar tarafından pek tutulmamaktadır; ancak kadınların ayak sağlığı problemlerini ortadan kaldırmaktadır

Sağlıklı çocuk ayakkabıları seçebilmek için bilmeniz gerekenler

Çocuklar yürümeye yeni başladıklarında ayakkabı kullanmaları gerekli değildir. Çıplak ayakla ya da çorapla yürümelerine izin verilmesinde fayda vardır. Böylelikle, hem ayakların normal büyümeleri ve sağlıklı kas gelişimi; hem de parmakların kavrama yeteneklerinde gelişme sağlanır. Çocuklar ilerleyen yaşlarda daha aktif hale geldikçe ve ayakları geliştikçe, ayakkabı ihtiyacı belirginleşir. Büyüme ve gelişmeyi engellememek için ayakkabı numaraları takip edilmeli ve gerektikçe ayakkabı numarası değiştirilmelidir.

Uygun ayakkabı için temel kriter ayağa uygunluk olsa da, ayakkabı seçiminde fonksiyonu da göz önünde tutulmalıdır. Yürümeye yeni başlayan çocukların ayakları gelişme sürecinde olduğu için, kauçuk ya da plastik tabanlı ayakkabılar ince tabanlı ayakkabılardan daha yararlı olacaktır.

Sağlıklı erkek ayakkabıları seçebilmek için bilmeniz gerekenler

Erkekler için en ideal ayakkabılar; oxford tipi (maskaretli veya çift yüzlü), makosenler, loferlar ve alçak botlardır. Erkekler de iş hayatı ve özel aktiviteleri için, etkinliğe uygun ayakkabılar almalıdırlar. Vakitlerinin çoğunu ayakta geçirenler için yastık tabanlı ayakkabılar uygundur. Yoğun sanayi içinde çalışanlar, ayaklarını korumalıdırlar. Bunun için hazırlanmış güvenlik ayakkabıları ve botları (bunlar su geçirmez ya da suya dayanıklı, çelik bombeli ve yalıtkan tabanlıdırlar) ayak sakatlanmalarını engeller; olası kazalardaysa kazanın etkilerini azaltırlar.

Sağlıklı spor ayakkabıları seçebilmek için bilmeniz gerekenler

Değişik spor aktiviteleri, ayak ve bilekleri koruyan değişik özelliklerde ayakkabıları gerekli kılmaktadır. Spor ayakkabıları; ayağı, yapılan hareketlerin gerektirdiği en doğal hale sokmalıdır. Örneğin koşu ayakkabıları, ayağın ön kısmına gelecek darbeleri karşılayacak şekilde; tenis ayakkabıları ise bileği destekleyip, ani dönüş ve duruşlara imkan verecek şekilde tasarlanır. Bu nedenle her spor dalı için ayrı bir ayakkabı kullanımı iyi bir fikirdir. Özen gösterilmesi gereken bir diğer nokta, hiçbir ayakkabının kullanım süresinden daha uzun gerektiğidirAyakkabı alırken dikkat etmenizi önerdiğimiz noktalar
Ayak numaranızı ayaktayken ölçtürün.
Her zaman ayakkabıları her iki ayağınızda da deneyip, mağazada bir süre böyle yürüyün.
Her zaman büyük ayağınıza göre alın. Sağ ve sol ayak numaraları, nadiren birbirini tutar.
Ayakkabının ayağınıza oturmasını beklemeyin, ayakkabılar giydiğiniz anda rahat olmalıdır.
Astar kullanılmayan ayakkabılar daha rahat ve yumuşaktır, fakat bazen ayağınızı ilk birkaç kullanımda boyayabilir. Bu boyama zamanla geçecektir.
Son giydiğiniz ayakkabının numarasına güvenmeyin. Bir ayakkabı üreticisinin kalıbı, bir diğerininkinden farklı olabilir. Ayrıca ayağınız da büyüyebilir.
Ayakkabı alımını günün ilerleyen saatlerinde yapın. Ayaklar gün boyunca şişerler. En sağlıklısı ayaklar genişlemişken ayakkabıyı denemektir.
Ayakkabının iyi oturduğundan emin olun. Ağırlığın dağılması açısından önden, yandan ve arkadan ayağınızı rahat hissetmelisiniz. Baş parmağınız ayakkabının ön kısmıyla asla temas etmemelidir. Temelde bilinen bir şey olmasına rağmen tekrarlamakta fayda var; ayağınızın en geniş kısmı ayakkabının en geniş kısmıyla örtüşsün.
Seçeceğiniz ayakkabının üstü hakiki deri (nubuk, analin, glase, süet vb.), sıkı konçlu, içi yastıklı ve ayak parmakları kısmının esnek olmasına dikkat edin.
Deri, kösele ve üzeri dikişli (saraçlı) ayakkabıların su alması normaldir. Bu nedenle bu tür ayakkabılar yağmurlu günlerde dikkatli giyilmelidir, suyla ve çamurla temas engellenmelidir.
Ayakkabıyı denerken, o ayakkabı ile birlikte giymeyi düşündüğünüz çorap ile deneyiniz.
4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanuna göre üretim hatası olan malın değiştirilmesi ancak 15 gün içerisinde ve fatura ile mümkündür.
Eğer ayakkabınızın tamire ihtiyacı olursa, ayakkabıyı direkt olarak satın aldığınız firmaya götürün. Firma ayakkabının üreticisi olduğu veya üreticisine gönderebileceği için ayakkabının tamiri en sağlıklı şekilde yapılacaktır.

Ayakkabı bakımıyla ilgili ipuçları
Ayakkabılarınızı uzun süre kullanmak istiyorsanız, onları temiz ve iyi durumda tutmaya çalışın.
Ayakkabının derisinin cinsini öğrenin ve ayakkabıya ait bakım malzemelerini bulundurarak, düzenli olarak kullanın.
Topukların ve tabanların fazla aşınmasına izin vermeyin.
Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak giyin. Böylelikle ayakkabılarınızın dinlenmesini sağlamış olursunuz.
Asla başkasının kullanmış olduğu ayakkabıyı giymeyiniz; bu özellikle çocuklar için önemlidir, çünkü çoğu zaman büyük kardeşlerinden kalan ayakkabıları giymek zorunda bırakılırlar.


alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 01 Tem 2009, 14:12

Ayak mantar hastalıkları yaz aylarında artıyor

Yaz aylarında terleme ve aşırı nemin etkisiyle ayak mantar hastalıklarının arttığına dikkat çeken, Dermatoloji ve Allerjik Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Oktay Taşkapan “Hastalar tedavinin ilk günleri içinde, ilacın etkisine ilişkin (kendileri) karar vererek tedaviyi bırakıyor; oysa mantar tedavisinin başarılı olması için en az bir ay sürmesi gerekebilir” diyor.

Mantar hastalıkları yaz aylarında artar mı?

Evet, mantar hastalıkları havalar ısınınca artış gösterir. Mantarlar hayvan ve bitki sınıfı dışında kendine özgü canlılardır. İnsanda da yaşayabilirler. Derin ve yüzeysel tipleri vardır. Ayakta ve kıvrım yerlerinde ortaya çıkanlar genellikle yüzeysel mantar hastalıklarıdır. Yüzeysel mantar hastalıklarına, terleme ve nemlenme artışına bağlı olarak derinin direnci ve bariyer işlevleri azaldığı için yaz aylarında sık rastlanır. Ayrıca diyabet, kanser gibi bağışıklık sistemini bozan kronik hastalıklarda da direnç düştüğü için mantar enfeksiyonu sıklığında artış olabilir.

Mantarların vücudun en sık olarak görüldüğü bölgeler

En çok ayak parmak aralarında ve kasıklarda görülür. Özellikle kapalı ayakkabı giyiliyorsa ayak daha çok terler ve ayak mantar hastalıklarının gelişimine uygun ortam sağlanmış olur. Tırnaklarda da mantar sık görülür ve tedavileri daha güçtür.

Mantarın belirtileri

Genellikle ayak parmak aralarında kaşıntı, sulantı, yara ve ileri dönemlerde enfeksiyon gelişir. Ayak tabanında su toplama, ya da ayaklarda kuruluk ve kepeklenme şeklinde kendini gösteren mantar tipleri de vardır.

Ayak mantarı bulaşıcı mıdır?

Evet, ortak kullanılan malzemeler, örneğin kuaförlerde pedikür için kullanılan sular aracılığıyla; ya da aynı ıslak terliklerin birden fazla kişi tarafından kullanılması ile bulaşabilir.

Ayak mantarından korunun

Öncelikle derinin kuru kalması önem taşır. Havuzdan, denizden ya da banyodan sonra iyice kurulanmak gerekiyor. Kişi çok terliyorsa, sık çamaşır değiştirmek ve derinin ıslak kalmamasını sağlamak önemlidir.

Mantar tedavisi

Yukarıdaki önerilerin, derinin nemli ve ıslak kalmamasının yanı sıra, hastanın mantar tedavisi için geliştirilmiş olan “antifungal” ajanları kullanması gerekir. Mantar sınırlı bir bölgede ise kremlerle tedavi edilebilir. Ancak yaygın, dirençli olgularda ve tırnak mantarlarında ağızdan kullanılan haplar veriyoruz. Bu tedavi, mantarın yerleşim yerine ve hastanın durumuna göre 2–4 hafta, bazen tırnak mantarlarında iki-üç ay sürebilir. Ancak, tedavinin yarım bırakılmaması büyük önem taşır. Çünkü hasta, iyileştim diye tedaviyi bırakırsa bir süre sonra mantar hastalığı yineler. Özellikle, hap verilmesi düşünülen yaşlı hastalarda ve karaciğer hastalığı öyküsü olanlarda, karaciğer fonksiyonlarını kontrol etmek gerektiği de unutulmamalıdır.



kaynak-.anneyiz.biz
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 09 Tem 2009, 17:08

Ayak şişmesinden kemikler sorumlu olabilir

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Halil İbrahim Bekler, ayak şişmesinin çeşitli nedenleri olduğunu belirterek “Özellikle yanlış ayakkabı seçimi nedeniyle oluşan kemiklerdeki şekil bozukluğu ayak şişmesine neden olur. O nedenle ayakta bir sorun ortaya çıktığı zaman ayak ile ilgilenen bir hekime başvurulmalıdır. Çünkü sorun ufakken kolay tedavi edilebiliyor, ihmal edilirse ayaktaki minik bir problem de diğer sistemleri de bozabiliyor” diyor.

Ayaklar neden şişer?

Ayak şişmesinin birçok nedeni vardır. İlk başta sistemik nedenler yani vücudumuzun tümünü ilgilendiren sorunlar. Diyelim ki bir kişide böbrek rahatsızlığı, kalp rahatsızlığı varsa vücutta genel bir şişme olacağı için yer çekimi ile bu şişme aşağı doğru akacağı için en çok ayaklar şişer.

İkincisi ise damar hastalıklarıdır. Toplardamarlarımızda bir problem olduğunda kan ayaklardan vücuda geri dönemez. Kan ayaklarda fazla kaldığı zaman da ayaklar şişer. Üçüncü ana neden ise yorgunluktur. Sürekli oturan ya da sürekli ayakta duran kişilerin vücut sıvısı yavaş yavaş ayaklarda birikir ve zamanla ayak şişmesi oluşur.

Romatizmal hastalıklar da ayakta şişmeye neden olabilir. Son neden ise ayaktaki kemiklerdeki şekil bozukluklarıdır. Bunun en büyük nedeni ise yanlış seçilen ayakkabılardır. Yüksek topuklu, ince burunlu, askılı ayakkabılar derken ayaklarımız travmaya uğruyor ve kemiklerimiz, zaman içerisinde eklemlerimiz bozuluyor. Eklemlerin bozulması da zaman içerisinde kireçlenmelere neden oluyor.

Ayak sağlığı için nasıl ayakkabı seçilmelidir?

Ağaç yaşken eğilir misali ayak sağlığına da küçük yaşlardan itibaren dikkat etmek gerekir. Onun için iyi ayakkabı seçmek gerekir. En büyük hatalardan biri ayak parmaklarını sıkan ayakkabılar seçmektir. Ayak 37,5 numara, beğenilen ayakkabı ise 37 ise ayak parmakları ayakkabıya sığmak için kendini sıkacaktır. O yüzden mutlaka ayakkabı alırken parmakların gevşek olmasına, rahat olmasına dikkat edilmesi gerekir. Aksi halde ayakta hem şekil bozukluklarına hem eklem ve kiriş bozukluklarına neden olur. Bu nedenle ayakkabı seçimi son derece önemlidir.

Nasıl tedavi edilir?

Ayak şişmelerinde öncelikle doğru tanıyı koymak gerekir. Kemik eklem rahatsızlığı mı, kiriş iltihabı mı, bir böbrek hastalığı mı onu tespit etmek önem taşır. Örneğin kiriş iltihabı ağrı yapmaz ve çok sinsi seyreder. Tanıyı koyduktan sonra da sorunun çözümüne göre bir tedavi planı çıkartırız.

Öncelikle hastanın yaşam şeklini değiştirmesi gerekir. Örneğin hasta bir koşucu ise ve bir ayak problemi varsa koşu şeklinde, ritminde, koştuğu yer ya da ayakkabısında bir sorun vardır diye inceliyoruz. Eğer bunlarla sorunu çözemiyorsak ilaç ve cerrahi müdahale ile tedavi yoluna gidiyoruz. Bazı ayak cerrahi müdahaleleri son derece ciddi ameliyatlardır. Ayakta sorun ortaya çıktığı zaman ayak ile ilgilenen bir hekime başvurulmalıdır. Çünkü sorun ufakken kolay tedavi edilebiliyor ama bir sandığın içindeki tek bir çürük elmanın diğer elmaları çürüttüğü gibi, ayaktaki minik bir problem de diğer sistemleri bozabiliyor.


kaynak-anneyiz.biz
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Ayak Sağlığı

Mesajgönderen esengül » 20 Kas 2009, 11:19

Dar ve yüksek topuklu ayakkabılara dikkat
Araştırmalara göre her 10 kadından 4’ü ayaklarını rahatsız etse bile, herşeye rağmen topuklu ayakkabı satın alıyor. Alışverişe giden kadınların yüzde 37’si ayakkabıları rahat olmasa bile moda diye aldıklarını söylüyor.

Yüksek topuklu ve dar ayakkabı ile botların, ayak bileklerinde sinir sıkışmalarına neden olduğunu açıklayan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, bu durumun ise kişileri ameliyata kadar götürebileceği uyarısında bulundu.

Topuklu ve dar ayakkabı giymenin ayak sağlığına zararları…

Dr. Mehmet Yavuz: “Ayak bileğindeki sinir sıkışmaları ayak parmaklarına doğru yayılan ağrı ve uyuşmalara neden olur. Ayrıca dize doğru yayılan ağrılar da olabilir. Eğer şikayetlerin yüksek topuklu ve dar ayakkabıdan kaynaklandığı uzun süre fark edilmemiş ise tablo ağırlaşır ve ameliyat şart olabilir. Bu nedenle ayaklarında ağrı ve uyuşma hissedenlerin muayene olarak mutlaka EMG (Elektromiyografi) çektirmeleri gerekiyor. EMG’de sinir sıkışması (tarsal tunel sendromu) tespit edildiğinde önce ilaç tedavisi önerilir. Bu arada yüksek topuklu ve dar ayakkabı ya da botların giyilmesi yasaklanır. Ayağı ve bileği sıkmayan rahat ayakkabılar önerilir. Eğer sorun çözülmezse operasyonla sıkışan sinir kurtarılır” dedi.

Erkeklerde sorun yaşıyor…

“Problem sadece kadınlarda da değil. Erkeklerin de yüzde 17’si dar ve uygunsuz ayakkabılardan dolayı sağlık sorunları yaşıyor. Ayak bileğindeki sinir sıkışmaları, daha çok bayanlarda görülmesine rağmen erkeklerde de azımsanmayacak derecede karşılaşılan bir durumdur. Diğer taraftan, 2 bin kadın arasında yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; kadınların yüzde 80’i ayak bileğindeki sinir sıkışmalarından başka, ayak şişliği, tırnak batması, nasır gibi ayak problemleriyle de karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca yüksek topuklu ayakkabı giyilmesinin, ayakta ağrı ve şekil bozukluklarına neden olduğu bilinmektedir. Diğer bir önemli tehlike ise topuklu ayakkabının bacak kaslarında zorlanmaya yol açarak dizlerde kireçlenmeye sebep olmasıdır.”

Alınacak önlemler…

*Gerekmedikçe yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçının,
*Dar ve ayağı sıkan ayakkabılar yerine ayağınıza en uygun ayakkabıyı seçin,
* Mümkün olduğu kadar ayakkabıyı çorapla giyin çünkü çorap bilekteki sinir sıkışmasını nispeten önlemektedir,
* Mümkün olduğunca alçak ve kalın topuklu ayakkabılar tercih edin. Unutulmamalıdır ki basılan alan ne kadar geniş ise denge o kadar iyi sağlanır,
* Özellikle şeker hastalığı ya da dolaşım bozukluğunuz varsa, sinir sıkışmaları konusunda daha duyarlı ve dikkatli olun ve belirli zamanlarda ayaklarınızı kontrol ettirin,
*Ayakkabı alırken, eğimi öne doğru daha hafif olan modelleri seçin.
*Ayakkabı seçerken bir an için durun ve bu ayakkabının giyerken size problem yaratıp yaratmayacağını düşünün.

Dr. Mehmet Yavuz
Nöroloji Uzmanı


kaynak-maksimum.com
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Sonraki

Dön Sağlık ve Sağlık Sorunları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron
egemdizayn
nostaljim facebook

Inline HTML