Laz efsaneleri

Mizaha dair...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
ülkü
Yeni Üye
Mesajlar: 244
Kayıt: 12 Eki 2006, 15:58
Konum: İstanbul

Laz efsaneleri

Mesaj gönderen ülkü »

Bir lazı sınıfta nasıl teşhis edebilirsiniz..?

-Öğretmen tahtayı silerken, o da defterini siler...

Bir lazı cenazede nasıl teşhis edebilirsiniz..?

-Sadece o hediye getirmiştir...

İstanbul Trabzon ucağında niçin film gösterilmiyormuş..?

-Film bitince uçaktakiler arka kapıdan çıkıyorlarmiş..

Lazlar nasil kürtaj yaparlar..?

-Leylekleri taşlayarak...

Laz sokak kadını ne zaman kafayı üşütmüş..?

-Diğer kadınlarin bu işi para karşılığında yaptığını öğrenince...

Laz buzdolabında niçin boç şişe bulundurur..?

-İçki içmeyen misafirler için...

Lazin Amerika da oğlu olmuş, ismini ne koymuş..?

-Basic. (Temel)

Karadenizdeki kola şişelerinin altında ne yaziyormuş..?

-Diger taraftan açınız...

Laz duş yaptıktan sonra ne yapar..?

-Islak elbiselerini çıkarır...

Laz yürüyen merdivendeyken elektrikler kesilmis..?

-Laz iki saat mahsur kalmış...

Lazlar agaç dikiyorlarmış. Baslarındaki gorevli ise Lazlara:

-Yeşiller yukarı, yeşiller yukarı...!

Laz işçilere neden en fazla on dakika mola verdirirler..?

-Daha uzun mola verirlerse ne iş yaptıklarını unuturlar...

Laz niye yazı yazarken eldiven takar..?

-El yazısı tanınmasın diye...

Otuz Laz denizci boğulmuş..?

-Denizaltilari bozulunca ittirmeye kalkmışlar..

Laz kültürünün en önemli özellikleri, horonu ve fıkralara konu olmaları olsada...

Ben derim ki;........
Kullandıkları cümle yapıları, bilimsel olmasada edebi bir anlatıma yakındır.
amma zamanın bir ruhu veya yansıması vardır onlara,
.........Çok önemli olan insanlardır...

Türklüğümüzün en önemli silahlarından birileridirler.....
Üzülme!'' der Mevlana... Ve devam eder; "Kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner"..

Kullanıcı avatarı
ülkü
Yeni Üye
Mesajlar: 244
Kayıt: 12 Eki 2006, 15:58
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen ülkü »

Laz Atasözleri :mrgreen:



Adami yapan da karidur, yikan da karidur

Aferun torbasi dolmaz

Afkurmasını bilmeyen köpek, koyuna kurt götürür

Ayranum budur, yarısı sudur Yersan da budur, yemesan da budur

Bacanak bacanağı dere başukarı arar

Bahane sığırlere dolanıyı sirtlere

Bekle eşeğum bekle, manca pişirde yersun

Ben derum torunum yok, o derki dayimsun dayim

Bilmeduğun atun kerisina keçma

Bişe desem soz olur, demesam maraz olur

Borç çıktı bine gel elmanın dibine

Cihanun kördüğü dane bitmez

Çalışta gavura kalsun

Çocukla kirma yola olur başuna bela

Çorbaki daşar, kepçenin pahası olmaz

Değneğum dağarcığum, suparam süreceğum

Demir taradi sağa da yaradi

Dut demeğa dudak lazum

Et diline bıçak eline

El eliyla ilana tutma, ilana da yazik olur

Etme kulum bulma zulum

Evi sildim süpürdüm, kutis geldi oturdu

Eyi adam neyler mali? Çotisi de neyler mali?

Ezme, ezilma, orta kal

Ezrayil vuru pençe, bakmaz ehtiyara cence.

Farzdan önce farz var.

Gemi aldın, kıçına; toprak aldın, içine; karı aldın başına geç otur.

Haçan bir kız kaçacak yan basar ayağını

Haçan gelin olursun ederler seni huri; sonra mısır ekmeği vermezler sana kuri.

Huçumet işine karışma, delinun işine karışma, Ellağun işine hiç karışma.

İki şoza bir güneli üstüne bir hapsikoli

İlan topraği ufura ufura yer

İlan eğrulur, buğrulur deliğune kirinca doğrulur İyiluk yap at bayışağa

Kalbim defter, dilum donmez

Kalktı rahmetli, oturdi korbakor

Kara biber karadur, diremlan satiliyi. Kar da öyle beyazdur çureklen atiliyi.

Karının eyisi ele cirmez, çotisi yere cirmez.

Karinca çi kanadlanu, cobermegi yakin olur.

Kedi anasının canı içun sıçan tutmaz.

Kedinun kuyruğuna basmayinca sana hirlamaz

Kendume yer edeyim bak sağa ne edeyim

Kestane kumuşiden çıktı, kerisini beğenmedi

Kız çay yaprağına bencer, zamanını çeçurdun mi kartlaşur.

Kim verursa bağa yerum, ben ondan yana derum

Korkma kişin kişundan, kork aprilun beşinden, oçuz ayrilur eşinden

Köpeği andun, kutilayı hazırla

Köpek tüyünü değişir, Huyunu değişmez

Kumden halat olmaz

Kurdun adi çikti, çakallar paş koparayi

Lafun tutulursa hakimsun, lafun tutulmazsa sen kimsun

Madem kideyu miras, bende yiyeyum biraz

Mart kapudan baktirur, kazma kürek yaktirur

Mut mut dema armut de

Ne doğrarsan çanağuna o gelur kaşığuna

Ne kosan çanağuna o gelur kaşığuna

O kızım saha derum o gelinum sen işit

Ormanlarin gozi var, yolun kilavuzu var

Ortak atun beli kiruk olur.

Ortak mala çöpek bile işemez

Öküz eldi ortaklık bozuldu.

Pahane uşağa, yarısı bayışağa

Rize'ye vali olacağına, çay alum yerine bi sepetçi ol.

Sen kârin peşindesun hazırı elden gitti

Siçan işedu denize oldi oğa ortak

Siçan delikten siğmayi, hopeçileri da takar peşine

Sırğan yerina sırğan biter

Sünçer düştü terekten kirdi da belini

Tatlı dil ilanı yuvasundan çıkarur

Yetimun koletisi pişmez, pişseda yanar

Yuz sene ilerisinu duşun, bir da cerisini

Zayuf atun kıblesi olmaz
Üzülme!'' der Mevlana... Ve devam eder; "Kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner"..

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 915
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

çok güzel :)
bazı sözler annemden kalma kulağımda hala:)

Kullanıcı avatarı
ülkü
Yeni Üye
Mesajlar: 244
Kayıt: 12 Eki 2006, 15:58
Konum: İstanbul

Mesaj gönderen ülkü »

He valla çok zekiler tıpkı senin gibim ablam :bye:

Bu arada espri hepsi aman kimse alınmasa bari :mrgreen:
Üzülme!'' der Mevlana... Ve devam eder; "Kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner"..

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

MİNİ ETEK

Temel Dursun 'a arabasının öyküsünü anlatıyordu:-
"Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bir arabayla, mini etekli güzel bir
bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı
kuytu bir köseye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip,- 'Benden ne
istersen alabilirsin' dedi, ben de arabasını aldım.Dursun :- "İyi etmişsin
Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı."

:mrgreen:
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Cevapla
Disable