HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mizaha dair...
Kullanıcı avatarı
GÜLSENA
Yeni Üye
Mesajlar: 35
Kayıt: 12 Mar 2007, 10:38

Mesaj gönderen GÜLSENA »

tabu diyalogları

Kelime: zebani

- allahın meleklerinden biri.

- cebrail.

- ilk üç harfi çizgili bir hayvanı
çağırıştırıyor.
- zebrail?
---------------------------------------------------------------
Kelime: helikopter

- Savaşta yaralıları kurtarır!
- Doktor!

- Değil.

- Sıhhiye!

- Değil,
yukardan gelen bir şey...
- Ee... Allah?
-------------------------------------------
Kelime: kadınbudu

- Olm sen nesin?
- Erkek!
- Tersi?
- Kadın!
- Onun yeneni?
- Çıtır
------------------------------------------------
Kelime: travma

- Hani düşüp kafanı kaldırım taşına

vurursun da bi şey geçirirsin?

- Film şeridi?

-- Grup: Çüşşşşşşşş!
-------------------------------------------------------
Kelime: ıskalamak

- dart oynarken neye atarsın?
- hedef tahtasına

- attın vuramadın mesela noldu?

- hedefi vuramadım

- tamam da nedir yani o olay

- tutturamamak, kaçırmak

- hayır nedir başka ismi var onun

- tam 12'den vuramamak!..

- oldu...
---------------------------------------------------
kelime: telepati


-hani ben sana bir seyi anlatmaya çalisiyorum
ama sozle degil beyin

dalgalariyla falan...

-ihihih neydiiii.. teletabi..!
-tamam tele'si kalsin kedilerin eline ne
denir?
-buldum telepence
------------------------------------------------
kelime: okul

-biz nereye gideriz hergun
-bara... diskoya... sinemaya.. cafeye...

bowlinge.. alisverise...gezmeye..

ay olmuyo boole baska sekilde anlat
-ailemiz bizi nereye gidiyo biliyor
-haaa okulaaa
Gönlünü gün edeni sevmez sevda....İster hep onu üzeni...Her ona kuçak acan olmaz fayda bekler hep onu sileni..

Kullanıcı avatarı
GÜLSENA
Yeni Üye
Mesajlar: 35
Kayıt: 12 Mar 2007, 10:38

Mesaj gönderen GÜLSENA »

Sarhoş ile Polis arasında geçen komik muhabbetler
POLİS: Alkollümüyüz genç?
GENÇ : Seni bilmem ben bi tek attım evden çıkarken..

POLİS : İyi akşamlar gençler alkol aldık mı?
GENÇ : (boş rakı şişesini göstererek) valla bitti, yenisini almaya gidiyorduk..

POLİS : (kimliğini arabanın camına dayayarak) Polis !
VATANDAŞ : (kimliğini arabanın camına dayayarak) vatandaş !

POLİS : Alkol var mı alkol ?
GENÇ : Beyler Bira kaldıysa polise versenize...

POLİS : Alkol aldık mi ?
GENÇ : Eh içtik bişeyler
POLİS : Ne kadar içtin ?
GENÇ : Onu birazdan alkometre söyleyecek, hadi üflet bakalım
POLİS : iyi üfle o zaman

araba takla atmıştır ve ters durmaktadır trafik polisi yaklaşır cama eğilir ve sorar
POLİS : Beyefendi takla atmışınız...
ALKOLLÜ ŞÖFÖR : Atmışsam atmışım sana ne !

POLİS : iyi aksamlar.
VATANDAŞ :ooo iyi aksamlar polis bey. Biz geçerken uğramıştık bir görelim diye.
VATANDAŞ :Gidelim artik.
POLİS : Yok gitme gel gel.
VATANDAŞ : Rahatsız etmeseydik.
POLİS : Ehliyet ruhsat lütfen
VATANDAŞ : Peki.
Gönlünü gün edeni sevmez sevda....İster hep onu üzeni...Her ona kuçak acan olmaz fayda bekler hep onu sileni..

Kullanıcı avatarı
GÜLSENA
Yeni Üye
Mesajlar: 35
Kayıt: 12 Mar 2007, 10:38

Mesaj gönderen GÜLSENA »

Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi.
Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,
- Bir Monte Carlo dedim!
Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
- Abi bu Bakırköy e gider diye cevap verdi!
İşte o an benim ve şoförün bittiği andır.


Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım,kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine) Şöför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama!


Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- Musait bi yerde iner misiniz? Şöför :
- Niye sen mi kullancan


Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim e dogru gidiyoruz. Adamın biri
Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?? Bizim soför olaya hakim:
-Tabi abi ayıp ettin.al **ür. senden kıymetli mi


Ankara da, cok sıcak bir gunde, dolmuştaki bir kokona yelpazesiyle
-Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu demisti.
Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı)


Istanbul dayiz ...Dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkicak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ... Eleman hala bir umut sordu:
- Kaptan, yer var mi?.
Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
- Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım


Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi.
Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?
Gönlünü gün edeni sevmez sevda....İster hep onu üzeni...Her ona kuçak acan olmaz fayda bekler hep onu sileni..

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Kellerin Bahaneleri

1-) Bana Yakisiyor.

2-) Erkeklik Hormonu Fazla Salgilaninca Saclar Dokulurmus. Yani Fazla Erkekler Kel Olurmus. Ne Kadar Kellik O Kadar Erkeklik.

3-) Tarihe Bir Bakin, Butun Buyuk Adamlar Keldir.

4-) Butun Sac Kozmetikleri Para Tuzagi

5-) Istesem Sac Ektiririm Ama Insanin Dogal Hali Daha Guzel.

6-) Zeki Kadinlar Kelleri Çekici Buluyor.

7-) Kelligimle Dalga Gecilmesine Kizmiyorum Cunku O Benim Kusurum Degil, Karizmamin Bir Parcasi.

8- ) Benim Sac Kurutma Derdim Yok Neyseki. Sukrediyorum Halime.

9-) Benim Babamin Kirpi Gibi Saclari Vardi

10-)cekicilik Beyinden Gelir, Uzerindeki Killardan Degil.

11-)sen Kafani Kazitsan Sana Yakismaz. Kafa Derin Benimki Kadar Duzgun Ve Benimki Gibi Yuz Fizyonomisine Uygun Olmali.

12-)tarihte Japon Dogusculeri Kafalarini Kazitip Daha Erkek Gorunurlermis.

13-)antropolojide Zekaya Delalet Eden Kivrimli Beyine Sahip Kafataslari Deri Yuzeyi, Genelde Fazla Saca Musait Olmamaktadir.

14-)bir Adamin Kafasinda Ya Kil Yada Akil Olur...

15-)maden Olan Yerde Ot Bitmez

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Msn Adabı...

1. Titresim: Konusmadan önce titretmek, konusmanin herhangi bir yerinde gereksiz titretmek, denemek için titretmek çok yanlistir ve aptalcadir.

2. Sesli görüsme: Sesli görüsme olayini maksadinin disina çikarak, ses denemeleri, sarki söylemek ya da bögürmek gibi seyler yanlistir.

3. Similey: Ziplayan “ok” yazilari, el sallayan aptal kiz karakteri,hareket eden göz, renkleri degisen “slm” yazilari gibi okunabilirligi etkilenen, standart simileylerin disinda simileyler kullanmak ve bunlardan hoslanmak ayni sekilde yanlistir, tiksinti vericidir ve bunlari yapanlarin zekasindan süphe edilmelidir.

4. Avatar: “Ne bakiyon lan” yazisi gibi, “Beni google da arasan bulamazsin” gibi, “Sahsin karizmatik pozlari yüzünden birçok kisi kalp krizi geçirdiginden resim koymasi yasaklanmistir” gibi sevimsiz, bir o kadar da çocukça avatarlar kullanmak denyoluktur, embesilliktir, yanlistir.

5. Görünen isim (görüntü adi): Genel görünen ileti bölümüne “Haydar, olm bittin sen” gibi, “Bugün Bakirköy’ün altini üstüne geçirdik, degil mi? Elif, Ayse, Hande” gibi kimseyi ilgilendirmeyen iletiler yazmak densizlik; Live Plus’in görüntü adini bold ve renkli yapma özelligini kullanarak (plus kullanmayanlari dikkate almadan) sekil yapmaya çalismak acemiliktir.Ayrica görünen isimde similey kullanmak gereksiz, anlamsiz karakterlerle yazmak gayet anlamsizdir, yapilmamalidir.

6. Yazi: Cümleyi tamamlamaksizin kelime kelime yazmayi aliskanlik haline getirmek, yazi rengini devamli degistirmek dengesizliktir.
Ayrica selam vermeden konusmaya baslamak ayiptir.

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

--------------------------------------------------------------------------------

Bayanların Ince Zekası


Erkek: Bana isminizi bağışlar mısınız?
Kadın: Neden? Sizin yok mu?
Erkek: Size bir içki ısmarlayabilir miyim?
Kadın: Aslında içkinin parasını direkt alsam daha iyi olur.
Erkek: Ben bir fotoğrafçıyım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.
Kadın: Ben de estetik cerrahım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.
Erkek: Sanırım sizinle daha önce bir kez çıkmıştık ya da iki kez?
Kadın: Sadece bir kez çıkmış olabiliriz, çünkü aynı hatayı ikinci kez yapmam.
Erkek: Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsunuz!
Kadın: Sanırım doğarken sizin payınızı da ben almışım.
Erkek: Bu cumartesi benimle çıkar mısınız?
Kadın: Üzgünüm, bu cumartesi başım ağrıyacak.
Erkek: Birçok erkeğin başını döndürüyor olmalısınız.
Kadın: Siz de birçok kadının midesini bulandırıyor olmalısınız.
Erkek: Sizi çok mutlu edebilirim.
Kadın: Nasıl? Gidiyor musunuz?
Erkek: Size evlenme teklif etsem, ne cevap verirdiniz?
Kadın: Bir şey diyemezdim muhtemelen, çünkü gülerken konuşamam.
Erkek: Sizi sinemaya davet edebilir miyim?
Kadın: Ben o filmi gördüm.
Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Sizden saklanıyordum.
Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Hayatınızın geri kalanında da olacağım yerde, rüyalarınızda.
Erkek: Sizi daha önce bir yerde görmüş gibiyim...
Kadın: Evet, o yüzden artık oraya gitmiyorum.
Erkek: Bu koltuk boş mu?
Kadın: Evet, ama oturursanız bu boşalacak.
Erkek: Ne işle meşgulsünüz?
Kadın: Kadın taklidi yapıyorum.
Erkek: Sizi çıplak görebilseydim çok mutlu ölürdüm herhalde.
Kadın: Ben sizi çıplak görseydim gülmekten ölürdüm herhalde

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

--------------------------------------------------------------------------------

BiR golf klubunun soyunma odasinda biR suRu adam giyiniyoRmus. oRtada duRan biR cep telefonu calmis, Yakinindaki biR adam hands-fRee konusma dumesine basmis ve giyiniRken konusmaya baslamis.
ADAM: Alo
KADIN: MeRhaba sekeRim, kulupte misin?
ADAM: Evet.
KADIN: Ay ben buRda suppeR biR deRi ceket goRdum. 1000 dolaRcik. AlabiliR miyim?
ADAM: OluuR, madem cok sevdin, al tabii.
KADIN: Aslinda buRadan once de galeRiye ugRadim. 2002 modelleRi gelmis, tam istedigim Renkte biRini buldum.
ADAM: Ne kadaR?
KADIN: 60 000 dolaRcik.
ADAM: O paRayi veReceksem butun aksesuaRlaRini isteRim ama...
KADIN:Yasasinnn! Bi sey daha vaR: Gecen sene begendigimiz ev yine satilik
ve
450 000 dolaR istiyoRlaR.
ADAM: Tamam, ama 420 000 dolaRdan fazla veRme sakin.
KADIN: Oldu sekeRim. SonRa goRusuRuz. Seni seviyoRum.
ADAM: Ben de seni...GoRusuRuz.
Adam telefonu kapatip afallamis sekilde onu seyReden topluluga doneR ve
soRaR:
"Bu telefon kimin, bilen vaR mi?"

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

:mrgreen: Sigarayı Bırakan Bir Adamın Günlüğü..

BİRİNCİ DAKİKA

Sevgili günlük, Bu sabah Hürriyet'in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim.

Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum.

Bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.

SEKİZİNCİ SAAT

Sevgili günlük, Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır misin, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim,ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde.

Coşkumu paylaşmak için Teoman'ı aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu" adını taktı. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".

Bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor.

E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teomandan ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....

ONUNCU SAAT

Sevgili günlük, Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim, iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.

ON BİRİNCİ SAAT

Acaba azaltarak mi bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.

ON ÜÇÜNCÜ SAAT

İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."

ON DÖRDÜNCÜ SAAT

Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldı, Teoman'mış. "Sağlığında yeni düzelmeler var mi?" diye sorup kahkaha attı .

Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demek ki. Bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı.Teoman, görüşürüz bakalım. İlk işim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak

ON YEDİNCİ SAAT

Sevgili günlük, Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş. Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli biri olup Hüseyin'e benzemeyeyim sakın?

YİRMİ DÖRDÜNCÜ SAAT

Sevgili günlük, Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman'ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından söz ettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül... Gidip kabak çekirdeği alayım.

İKİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allah'ım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundan sonra o dükkanın önünden geçemem.

ÜÇÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük, Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...

DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük, Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş.

Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım.

Bir yandan da musakkayı yemeye çalışıyorum. Kız kaçmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan köpükler çıktığını fark edince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.

BEŞİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Bu sabah İstikbal'den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir.

Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar. İstikbal'i arayıp siparişi iptal ettim, Yataş'ı var Mobella'sı var canım, banane yani...

ALTINCI GÜN

Sevgili günlük, Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. Zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara içmesin mi?

Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak içime çekmeye çalıştım. özlemişim be...

YEDİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye biri var, 10 dakika dayanamadım herife.

Eline bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş.Ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic'i açıyorum, zürafalar var, daha iyi.

Ama zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur muyum sizin şişenizi temizlemeye.

Para almasını biliyorsunuz sizi ben!

Masada ideolojik hadise çıktı, dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığından beri kilo aldın " deyince dayanamayıp kafa attım Teoman'a. Yapmasam iyiydi.

SEKİZİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı. Gereken cevabı verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden bahsediyordu.

Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.

DOKUZUNCU GÜN

Sevgili günlük, Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi fark ettim. Oysa sen bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu biliyor musun, sevgilim beni terk etti.

Alçak kadın, Manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğini abarttım, her tarafımda sivilce çıktı.

ONUNCU GÜN

Sevgili günlük, İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden söz etmiştim. Ben iki yöntemi birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım.

Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırsın.

ON BİRİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum, şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...

ON İKİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Bugün gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu. Madem öyle günde 10 tane Camel içebilirim.

ON ÜÇÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük, Sevgilimi ve Teoman'ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi. Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim.

Teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.

ON DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük, Teoman'la ocak başına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman'ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum günlük, sana ne?

ON BEŞİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha işim olmaz seninle.

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

İstediğiniz mail adresinin (hotmail, yahoo, gmail, mynet, iş mail adresi) şifresini öğrenmeniz artık çok kolay!!!
Şifresini kırmak istediğiniz mail adresini aşağıdaki kutucuğa yazarak "şifreyi kır" butonuna basınız..


http://www.gruplar.info/hacker/Default.asp

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

1 Nisan Şakaları

DIS MACUNLU BISKUVI: Bir paket kremali bisküvi alinir. Bir kac biskuvi ortadan bolunur ve kremalari alinir yerine dis macunu sikilir.Sirasi ile pakete bir dis macunlu bir normal biskuvu ust uste dizilir. Saka yapilacak arkadasin yanina gelindiginde bir tane agzimiza atariz sonra arkadasa ikram ederiz. Dogal olarak bööööoo bu ne bicim buskivi diyecektir. Siz durumu caktirmadan ne olmus gayet güzel deyip siradaki normal bisküviyide aziniza atarsiniz. Bir daha dene deyip siradaki öbür bisküviyi de tekrar ikram edersiniz.

MOTORLU SEKER: Hamburgercilerde satilan kücük oyuncaklar vardir. Hani cocuk menusunde cikar ya onlar iste. Buradan alinan bazi oyuncaklarin içinde kucuk kurmali motorlar vardir. Elinizde böyle bir sey varsa motoru içinden çikarin. Sonra bunu iyice kurun ve kurulu bir sekilde kagida sarin (seker süsü verecegiz) sonra bunu saka yapilacak kisiye verin. O kisi paketi açmaya kalktiginde crrrrr diye bir sesle irkilecek. Alin size eglenmek için bir firsat.

KESIK BARDAK: Naylon bir tabagin altindan bir delik açilir. Bu delikten parmagimizi çikarirsiniz ve parmagin kenarina pamuk doldurursunuz. Pamugun parmakla birlestigi yere kirmizi boya sürersiniz. Tabak üzerine birde kapak uydurdumu tamam demektir. Arkadasiniza servis yapabilirsiniz. Kapagi kaldirdigi zaman olayi kanli bir pamuk üzerinde kesik bir parmak gibi algiliyacaktir. Ayni olay kirbit kutusu ile de yapilabilir.

BILGISAYAR TUSLARI: Bilgisayarlarda klavyelerinin tuslari ufak bir zorlamayla yerlerinden çikar. Genelde temizlik için çikaririz ve sonra yerine takariz. İs yeri ortaminda çaktirmadan bir baskasinin bilgisayarindaki tuslarin yerini degistirmek bizi eglendirip mutlu edebilecektir.

KARTON KUTU VE SU DOLU BALON: Karton bir kutu bulunur içine son raddeye kadar sisirilmis su dolu balon konur.Yüksekçe bir yerden gözümüze kesdirdigimiz kurbana su kutuyu tutarmisin denir. Sonra seyreyleyin gümbürtüyü. Balon patlar kutunun deliklerinden sular bosalir. Olay hos bir kovalamacayla son bulur.

KLASIK KALABALIK ORTAM SAKALARI: Kalabalikta yapilan sakalar vardir. Bunlar klasiklesmis sakalar olsa da bir bahsedelim. üç dört kisi bir araya gelinir, kalabalik bir sokakta yürümeye baslanir tam birileriyle karsilasildigi zaman sanki önünde ip varmis da sanki üzerinden geçiliyormus gibi bacaklar kaldirilir. Cok kisi olmasi inandiriciligi arttirir.Ya da ip yerine sanki bir sey varmis gibi bir yerde bir noktaya odaklanarak ayni anda bakilir. Bu arada saka yapilan kisilerin tepkisini gözlemlemek için bir kisi görevlendirilir. Hep birlikte yukari bir yere bakmak da olabilir ancak çok bilinen bir sakadir

BOYALI DURBUN: Bu sakayi bilmeyen birini bulursaniz uygulayabilirsiniz. Bir borunun agiz kismi siyaha boyanir.Uygulama alaninda kendiniz gözünüze degdirmeden bakarsiniz. Aaa! ne enteresan bir de sen baksana sundan dersiniz. O kisi alir bakar "ee ne olmus bir sey yok ki" der fakat gözünün etrafindaki halkadan habersizdir. Bu sakayi birde recel sürerek deneyin isterseniz o da cok hos olur.

SICAK CAY BARDAGI: Az bilinen bir sakadir bu. Masada oturuyorsunuzdur. Bir bardak cay ya da su gelmistir. Yoksa gidip alin gelmesini beklemeyin. Kurbana denir ki iki basparmagini masanin kenarina koyacaksin ben de bardagi iki parmaginin üstüne koyacagim hadi bakalim devirmeden alabilecekmisin. Tamam demesi için degisik gaz vermeler de yapilabilir. Bardagi koyun o biraz ugrasacak ve alamayacak hadi çek sunu diyecek. Siz ise tabiki çekmeyeceksiniz, çekip gideceksiniz o ise çirpinip duracak.

KIBRIT KUTUSUNDA TUYLU CISIM: Kirbit kutusunun içerisine siyah tüylü küçük bir iplik yumagi koyacaksiniz. Buna ince görünmez bir sicim baglayip alttan cevirerek kirbit kutusunun en uzak kosesine bantla yapistiracaksiniz. Kirbit kutusunu açarken ip siyah yumagi çekecektir. Ve böylece yumak kutudan firlayan acaip bir böcek hissi verecektir. Uygulamasi size kalmis. Not: yumak içerden kutuya takilmasin diye köseye ucgen bir rampa kurulmasi faydali olur.

PORTLEYEN MANDALIN: Mandalina altindan para büyüklügünde kucuk bir kapak açilir. Kapak daha sonra yerine yerlestirilecegi için dikkatli kesilmelidir. Bu delikten içerideki etli meyva kismi çay kasigi yada baska bir sey yardimiyla itinayla çikarilir. Içerideki bosluga mayonez, reçel ya da un gibi seyler doldurulur. Kapak uygun bir sekilde yapistirilir.(Belli olmayacak sekilde turuncu bir iplikle bir kaç yerden dikilebilir). Kurban mandalinayi soymak için eliyle bir basinç uygular bu basinç meyvayi portlatip içini disina çikarir.

FOTOMONTAJ:Tanidigimiz birini fotografi varsa bundan iyi bir fotokopi alip gazetenin orta sayfalarindaki haberlere fotomontaj yapariz. Sonra gazeteyi onun okumasini saglariz bir yandan da kenarda durup ne yapacagina bakariz. Iyi uygulandigi taktirde çok eglendirici olur bu saka. Bir keresinde "viagra kullanan yasli adam natasalarla yakalandi" konulu bir haberde basariyla uygulandigina tanik olduk bu sakanin.

KUSMA:Önce güzel bir melemen yaparsınız soğuduktan sonra şeker poşetine koyarsınız. Bunu ceketin içine saklayıp kalabalık bir ortama gidersiniz. Etrafa midesi bulanıyor imajı verip çaktırmadan poşetin içine kusma numarası yaparsınız. Etrafınızdaki insanların ilgisi size yönelince poşetin içine elinizi sokup melemeni elinizle yemeye başlarsınız. Dikkat edin çevredeki insanlar üzerine kusmasın...

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

sigarayı bırakan adamın günlüğü çok güzeldi :D

İKİNCİ GÜN

Sevgili günlük, Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allah'ım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundan sonra o dükkanın önünden geçemem.

:mrgreen:
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
esinoviç
Yeni Üye
Mesajlar: 98
Kayıt: 11 Ara 2006, 09:58
Konum: kocaeli

Mesaj gönderen esinoviç »

Çobanın biri dağda koyun otlatmaktadır.O sırada ihtiyar bir adam çobanın yanına gelir ve su ister. Çoban ihtiyar adama su verir. İhtiyar da çobana teşekkür ederek biraz soluklanmak için çobanın yanına oturur. O sırada ihtiyarın gözü çobanın köpeğine takılır ve çobana dönerek
- Ey çoban senin bu köpeğin konuşur mu? der
Çoban gülerek
-Amca o bir köpek köpek nasıl konuşsun der
I sıra ihtiyar adam elindeki asasını köpeğin önüne vurarak
-Ey köpek anlat bakalım çobanın sana ne yapıyor, nasıl davranıyor diye sorar.
Köpeğin gözleri açılır ve başlar konuşmaya
-Çobanım bana çok iyi daranıyor, her gün yemeğimi veriyor, ben de sürüsüne bakıyorum der.
Çoban çok şaşırır. Tam o sıra ihtiyarın gözüne çobanın koyunları takılır ve çobana dönerek,
-Ey çoban senin bu koyunlar konuşur mu? der
Çoban;
-Amca hadi köpek bi şekilde konuştu ama onlar koyun nasıl konuşsun der.
İhtiyar koyunların birinin önüne asasını vurarak;
-Ey koyun anlat bakalım çobanınız size ne yapıyor, nasıl davranıyor? der
Koyunun gözleri açılır ve başlar konuşmaya
-Çobanımız bize çok iyi davranıyor. Sabahları ahırdan alıp, akşama kadar otlatıp başımızda bekliyor tekrara akşam ahıra götürüyor,der
Çoban iyice şaşırmıştır. Tam o sıra ihytiyarın gözü bu sefer çobanın eşeğine takılır ve çobana sorar.
-Ey çoban peki senin bu eşek konuşur mu? der
Çoban kızarır, bozarır ve ihtiyara dönerek
-Konuşur ama hep yalan söyler... der.
Güneşin rengine benzemez gece...
Üşütür ayaz, korkutur karanlık...
Bir gariplik bir hüzün kaplar içimi...
Ya bu şehirde BEN fazlayım
Ya da BİRİ eksik...

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

Sigara-Baba-Çocuk Üçgeni


14-15 yaşlarında sigara içmeye başlayanlar, sigara içerken babaya yakalanma korkusunu iyi bilirler. odada gizli gizli içilen sigaralar yüzünden oda duman altı olmuştur ve her an baba gelebilir. işte bununla ilgili, yakalanan çocuk ve babası arasında geçen hayali diyaloglar:

ortalık duman altı ve baba birden odaya giriverir;

baba: sen sigara mı içiyon len!?
çocuk: ne sigarası, para verdiğin mi var! gasteye çay sardım içiyom.

baba: sigara mı içiyon len!?
çocuk: yok baba, yapay atmosfer bu, hoca ödev verdi, o bakımdan yani.
baba: ha ok o zaman.

baba: sen sigara mı içiyon len!?
çocuk: hee canın mı çekti, içeceksen bak paket orda.
baba: hönk!

çocuk: sen sigara mı içiyon len!?
baba: hönk!
çocuk: pardon baba replikleri karıştırdım.

baba: sen sigara mı içiyon len!?
çocuk: ordan bakınca neye benziyoo?..

baba: sen sigara mı içiyon len !?
çocuk: yok baba korku filmi çeviriyom, sigara dumanı da efekt şeyettirsin diye yani.
baba: oldu!

baba: sen sigara mı içiyon len!?
çocuk: öfff be sigarasız bir toplum için el ele ayakları mı yine.
baba: hönk!

baba: sen sigara mı içiyon len!?
çocuk: heee, hatta halka bile çikarabiliyom.

baba: sigara mı içiyon len sen!?
çocuk: ne demiş ünlü düşünür Müslüm Gürses: "biz babadan böyle gördük."

baba: sigara mı içiyon len sen!?
cocuk: aslında "sigara içmek" deyimi yanlış baba, sigara su mu ki içilsin, sigara tüttürülür. bunu irdelemek lazim, değil mi babaaa??
baba: bittiyse dayak faslına geçelim diyordum.

baba: sigara mı içiyon len sen!?
cocuk: yaaf evet de kaçağını vermiş şerefsizler.

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Hangi Öğretmen Nasıl Tehtit Eder?

Mesaj gönderen xxl55 »

Hangi Öğretmen Nasıl Tehtit Eder?


Hangi öğretmen nasıl tehdit eder?

Matematik: Oğlum,senin o kafanı 5`e böler,y=3x+4 bağlantısına göre vücudunu eklemlere ayırırım.

Biyoloji: Çocuğum senin DNA yapını bozar,hücrelerindeki mitokondrileri yok edrek enerjisiz bırakırım,terliksi hayvana dönersin ona göre.

Tarih: Bana bakın Deli İbrahim`in torunları,sizi Ankara Savaşı`ndan çıkmış Beyazıt`a çeviririm.Hüdavendigar sizi kurtaramaz, bilmiş olasınız.
Resim:Çenesi fazla düşeni tahtaya kaldırır,modellik yaptırırım.

Coğrafya: Oğlum,yörüngeden çıkma!Yoksa seni enlem ve boylamlarına ayırır,26-45 doğu meridyenine sürer ve akabinde 6,5 şiddetinde bir şamar patlatırım.Kafanda oluşacak fay hattından sen sorumlusun.

Edebiyat: Hiç mübalağa etmiyorum.Seni edebi bir parça olarak parçalar,bir güzel gazelini okurum.

Kimya: Bakın,kafamı bozmayın!Sizi atomlarınıza ayırır,oksijen yerine sözlüde İyot yuttururum.Hasan 2 ***** Osman 4`e dönersiniz.

Beden Eğitimi: Bak nasıl konuşuyor hâla?!Bakın şimdi size kulağı amuda kalkmış öğrenci göstereceğim.

Müzik: Biraz daha konuşmaya devam ederseniz,saz sapıyla hepinizin ensurumantal olarak notalarını çıkarır,solfejik beraber ve solo vuruşlarnızı da lük olarak yaparım haa!Bakın o zaman nasıl miskin kuzulara dönüyorsunuz

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Muhasebe öğretmenleri nasıl tehdit eder...
fikri olan war mı??? :mrgreen: :mrgreen:

Cevapla
Disable

“Mizah” sayfasına dön