HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mizaha dair...
efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 21 Kas 2008, 20:00

Uyku sorunu Muhteşemmm!!!!
>
> İki arkadas yıllar sonra karşılaşır. Birinin saç sakalı
> birbirine karışmış. Gözlerinin feri sönmüş. Bitkin halde..
> 'Bu ne hal' der öteki..
> 'Sorma' diye dertli dertli baslar, bitkin olani.. 'Uyku sorunum var..'
> 'Erken yat..'
> 'Sorun da orda basliyor zaten.. Saat sekizde uykum geliyor.
> Yataga yatıyorum. Hemen gozlerim kapaniyor. Kapanir kapanmaz
> da kendimi koca bir TIR'in direksiyonunda buluyorum. Zeytinburnu'nundan
> yükü
> sariyorum.. Edirne.. Gec Bulgaristan, Sofya'da mal indiriyorum.
> Yeni malı yukluyorum, ayni hizla,gene Zeytinburnu'na geliyorum ki sabah
> olmus.
> Turşu gibi kalkiyorum yataktan.. Bu her gece boyle..'
> 'Aaaa' der arkadasi.. 'Benim bir ruh doktoru arkadasim var.
> Kartını vereyim. Bir dene, belki faydasi olur..'
> Adam doktora gider son bir ümitle.. Doktor uzun uzun dinler..
> Sonra anlatir: 'Bu gece Zeytinburnu'ndan ciktiginda, Florya'daki Shell
> istasyonunda seni bekleyecegim, sorunu da cozecegim, merak etme..'
> Adamin pek akli basmaz ama, uykuya dalar dalmaz, malı yükleyip yola
> cıkınca,
> Florya benzin istasyonunda doktora sahiden rastlamaz mı?..
> Durdurur TIR'ı.. Doktor yanına gelir.. 'Tamam' der, 'Senin yolun bu kadar..
> Bundan ötesi bana ait. Hadi in..'
> Adam TIR'dan iner.. Ondan sonra ve o gunden sonra, artik
> rahat rahat uyur, sagligina kavusur..
> Birkac hafta sonra, bu defa, uzun zamandir görmedigi
> baska bir arkadasina rastlar.. Bakar tıpkı kendi eski hali.. Bitkin
> zavalli..
> 'Hayrola' der..
> 'Vallahi uyku sorunum var' der, öteki.. 'Gece sekizde uykum geliyor.
> Yatiyorum.. Bes çılgın kadın.. Sharon, Claudia, Cindy, Naomi, Laetitia!..
> Sabaha kadar nasıl saldırıyorlar bana...adeta parçalıyorlar beni.
> Yani keyifli de, bittim birader.. Bittim.. Cildirmak üzereyim..'
> 'Tesadüfe bak' der, bizimki.. 'Benim de benzeri bir sorunum vardi..
> Bir doktor tavsiye ettiler. Gittim. Bir seansta çözdü.. işte
> kartı, bir de sen uğra..'
> Bir hafta sonra iki arkadas tekrar karşılasır. Bitkin adamin hali
> eskisinden beter.
> 'Ne oldu yahu.. Gitmedin mi benim doktora' der, bizimki..
> 'Gittim.. Gitmez olur muyum?.. Bu halimin sebebi o..
> Senin de, doktorunun da Allah belasını versin..'
> 'Ne oldu yahu, anlatsana..'
> 'Daha ne olacak?.. Senin doktor benden kadınları aldı.
> Altıma bir TIR verdi.
> Her gece Florya - Sofya gidip geliyorum....

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 24 Kas 2008, 19:47

Adamın biri; bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini garda karşılayıp boynuna atladı.

- Ah sevgilim; bilsen seni ne kadar özlemişim!.. Gelmene öyle mutlu oldum ki!..

Akşam yemekten sonra karı-koca oteldeki odalarına çekildiler. Kapıyı kapatır kapatmaz öpüşüp koklaşmaya, tatlı sözler mırıldanmaya başladılar.

Fakat tam bu sırada komşu odadan bir tekme duvara indi. Ardından öfkeli bir ses gürledi:

- Yeter yahu!!! Her geceki gibi gene başlamayın!.. Bırakın da hiç olmazsa bu gece uyuyalım!

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 20 Ara 2008, 11:48

Hastane santralının telefonu çaldı. Arayan yaşlı bir büyükanne idi.
Çekingen bir sesle sordu:
- Bir hastanın durumu hakkında bilgi verebilecek biriyle görüşmem mümkün mü?
- Ben size yardımcı olayım tatlı teyzecim. Hastanın adı ve oda numarası
nedir?
Büyükanne yorgun ve titrek sesiyle söyledi:
- Halime Kaya. Oda numarası 302.
- Siz birkaç dakika hatta kalın, ben hemşiresinden durumunu öğreneyim.
Birkaç dakika sonra operatör telefona geldi:
- Haberler iyi teyzecim. Hemşire bana Halime hanımın durumunun gayet iyi
olduğunu söyledi. Tansiyonu ve kalbi çok iyiymiş ve doktoru Sami bey onu
salı günü taburcu etmeyi düşünüyormuş.
- Sağolun, ne güzel haberler verdiniz. Öyle endişeleniyordum ki! Allah
razı olsun evladım.
- Bir şey değil teyzecim. Halime hanım kızınız mı?
- Yok evladım, Halime Kaya benim... Hiçkimse bana birşey söylemiyor ki. ((:

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 28 Ara 2008, 11:31

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa
makbule geçmiyor, basin hergün kendisiyle ugrasiyordu. Artik canina tak
etmisti ve "Öyle birsey yapayim ki, gazeteciler mat olsun" diye düsünürken
aklina bir fikir geldi. Bakanin bazi özel yetenekleri vardi ve bu yeteneklerinden
birini kullanarak basin mensuplarini etkilemeye karar vererek bir basin bildirisi
yayinladi :
"Pazar günü saat 10:00 da bakan denizin üzerinde yürüyecek..."

Pazar sabahi saat 10:00 da tüm basin mensuplari bildiride belirtilen yerde
toplandilar...
Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye
basladi ve karsi kiyiya kadar da yürüyerek ilerledi...
Herkesin gözleri dehsetle açilmisti.

Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslik okundu :
"Bakan yüzme bilmiyor!.."

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 28 Ara 2008, 12:11

evet benzer durumlar bizde de oluyor
ama bakan şükretsin, "bu bakan büyücü" de diyebilirlerdi

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 28 Ara 2008, 18:10

şimdi buradan çıkan sonuca göre, genel müdürlerin arkasında başarılı bir kadın mı varmış

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 30 Ara 2008, 12:54

Polis müfettişi incecik güzel sekretere sormuş:
- Patronun neden kendini pencereden aşağı attı!
'Bilemiyorum' demiş fıstık kız:
- Bana her zaman çok iyi davranırdı. 2 ay önce bana çok pahalı bir vizon
kürk aldı, geçen ay da spor bir araba.
- Eeeeee?
- Bugün 3 kratlık çok kıymetli pırlanta bir yüzük hediye etti ve 'Sana
sahip olabilmem için daha ne bedel ödememi istersin?' dedi.
- Peki, sen ne cevap verdin?
- Ben sadece 'Ofisteki diğer adamlar gibi bir saatliğine 50 dolar verseniz
yeter' dedim!*

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

KÜÇÜKKEN SALAKTIM ;)‏

Mesaj gönderen efdelya » 30 Ara 2008, 13:29

-Dedemle parka gittiğimiz bir gün TRT´ciler çekim için oradaydı.Beni
oynarken çektiler. Yayın günü bizim aile, jeneriğinde gözüktüğüm çocuk
programını izlemek için televizyon başına gecti. Kendimi ekranda
görünce,´Beni niye parkta unuttunuuuuz?´ diye gözyaşlarına
boğulmuştum.
-´Geri vites´ kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru
bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
-Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri
kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da
külahların sivri kısımlarını yemem, çöpe atarım.
-Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün gelsin
istiyordum.
-Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans
askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey
yaptığımı sandığım için canim yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.
-Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.
Bulmacalardaki,´Annenin erkek kardeşi´ kısmına dayımın beş harfli
ismini sığdırmaya çalışırdım.
-Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma
gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım.Ancak
sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi yapıştırmamla
son bulmuştu.Hem gönlünü almak hem de el koyduğu patateslerime
kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin yanına gittim. ´Annem´
yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve gelerek soyundum. Renkli
boyalara batırdığım patatesi vücudumun her tarafına bastım. Sonra da
annemin karsısına gectim. Beni o halde gorunce ağlamaya başlamıştı.
-Madonna ile Maradona´yı kardeş zannederdim. Kendi kendime, ´Bunların
babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı,biri müziğin kraliçesi´
derdim.
-Birinden özür dilediğim zaman Allah´ın bana bir özür vereceğini
sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen ´dilediğim özrü ´ geri
alırdım.
-Kurban Bayramı´nda toplanan derilerden uçak yapıldığını
sanırdım.Uçakların diş yüzeyinin bu derilerle kaplandığı için Türk
Hava Kurumu´nun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde
silahla ateş edildiğinde ya da bomba patladığında, ´Ayyy! Deri
delindi!´derdim.
-´Gil´ diye konuşanları fakir zannederdim. -Annem banyodan çıktıktan
sonra babamın söylediği, ´Sıhhatler olsun´ lafını ´Saatler olsun´ diye
anlardım. Bunun da, ´Banyoda amma çok kaldın´ gibi bir şey demek
olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin buna
karşın niye sadece, Sağol´ dediğini merak ederdim. ´Ne kibar
kadın,derdim.

Cem Yılmaz

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 30 Ara 2008, 13:30

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken
kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş,
binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa`ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses
kulağında :
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah
gazeteyi
açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir`de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar
yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken
yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış:
-Ulan evlenirken neredeydin

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 01 Oca 2009, 22:11

SERSERİ

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbirseyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:

"Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin su karşılığı verir :
Ben çekilirim!

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 16 Oca 2009, 11:04

Doğumevi bekleme salonuna hemşire koşarak girer, ilk sırada oturan adama yaklaşarak; "Sizi tebrik ederim, ikiz çocuğunuz oldu." der.
"Ne tesadüf!" der adam. "Minnesota İkizleri Basketbol Takımındayım!.."

Bir saat sonra, aynı hemşire yine koşarak gelir; Mr.Smith ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla doğrulur.
Hemşire; "Artık üçüz babasısınız."
der.
Mr.Smith şaşırır ve "Olacak şey değil! Ben de 3M şirketinde çalışıyorum!" der.

Hemşire bir daha göründüğünde üçüncü adama; "Eşiniz dördüz doğurdu, kutlarım."
der.
Adam da şaşkınlıkla; "Ben de Four Seasons Otelinde çalışıyorum!" der.

O sırada yanda oturmakta olan Temel hafif baygınlık geçirerek oturduğu yerden aşağı doğru kayar. Yetişip müdahale eden hemşire ise şöyle sorar;
- İyi misiniz, ne oldu size?..
Temel kendine gelmeğe çalışarak doğrulur:
- Temiz havaya ihtiyacum var; 101 Dalmaçyalılar mağazasının müdürüyüm de!

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 10 Şub 2009, 23:38

tesadüfler bazen kazandırır

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: Dindar Bilgisaray

Mesaj gönderen Ati10 » 21 Şub 2009, 18:34

bilgisayar da gerçekleri görmüş demek ki

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 11 Mar 2009, 08:49

Enkaz mı en kaz mı?
Kadınların ömrü şu dört döneme ayrılırmış:
A- Her şeye ağzı açık ayran budalası olarak baktıkları, söylenen her güzel lafa kolay kandıkları 17 - 25 yaş arasındaki KAZ Dönemi.
B- Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris üstüne kapris yaptıkları 25 - 35 yaş arasındaki NAZ Dönemi.
C- Hayatı (erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı 35 - 45 yaş arasındaki KURNAZ Dönemi.
D- Mihrabın yıkıldığı, herşeyin bittiği 50 yaş sonrası ENKAZ Dönemi


Erkeklerin hayatı da şu dört ana döneme ayrılırmış:
A-17-30 yaş arası: KAZ Dönemi.
B-30-40 yaş arası: KAZ Dönemi.
C-40-60 yaş arası: KAZ Dönemi
D-60 ve sonrası: ENKAZ daha doğrusu 'EN KAZ' Dönemi


Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 26 Mar 2009, 23:53

Psikopatlaştıran ilkokul şarkıları..

İlkokulda, anaokulunda vs vs yerlerde çocuklara enteresan şarkılar öğretirler.

Minik kuşlardan bahsedip sevindiriler sonra üşüdü öldü deyip hayal kırıklığına uğratırlar.

Bir küçük aslancık varmış derler çocuklar aslanı kedi yavrusu sanar.

Küçük kurbağaya kuyruğun nerede diye sorup hayvanı asabi yaparlar
......

Bazen hayatın acı gerçekleriyle karşılaştırılar,

"Yağ satarım, bal satarım, ustam ölmüş ben satarım. (lan önceden de sen satıyormuşun ustan nalları dikdikten sonra da sen satıyorsun ne değişti şimdi?)"
......

Veya güzel dersler de verirler.

" birgün birgün bir çocuk (hangi çocuk? Bir çocuk işte kurcalama)

eve de gelmiş kimse yok ( Anne anne değil ki geziyor habire)

açmış, bakmış dolaba (enteresan...)

şeker sanmış ilacı.. (Hadi çocuk mal, lan onun üzerinde veletlerin ulaşamayacağı yere koyun falan yazıyorlar...)

yemiş yemiş bitirmiş (Allah belanı vermesin, dedenin prostat ilacıydı o)

akşama sancı başlamış (İyi akşama kadar gebermemişin, müstehak sana.)

hastaneyi boylamış. (e gömün artık çocuğu)"
......

teşvik eden şarkılar da vardı hatırlıyorum;

dağlar ardında bir orman varmış,

orda bütün hayvanlar mutlu yaşarmış,

bir avcı gelmiş, çokta zalimmiş

kesmiş bütün hayvanları, yakmış ormanı....

.......

baltalar elimizde

uzun ip belimizde

biz gideris ormana

hep ormana

ormanda baltayla dolaşan bir ilkokul çocugu görüntüsü !!? sanırım orman kackını kişilerin bu şarkıdan bayagı bir etkilenmiş diye düşündüren ilkokul şarkısı.
........

tavşanım, tavşanım minik tavşanım( yağlamayla girizgah)

tavşanımın patikleri eskimiş yırtılmış tavşanım ağlar( ağla yavrum ağla, bi konvers kaç para biliyon mu?)

tavşan bana baksana( emir kipine geçildi tavşan kulak kesildi)

çiki çiki yapsana ( hay Allah ben de ciddi bişey diyeceksin sandım)

avcılar geliyor çabucak kaçsana( patiğimin yırtıldığına mı yanayım, canımımı kurtarayım bezdim valla)
........

köpek uçmak istemiş

bir gün kargaya gitmiş

karga ona anlatmış

bizimki de inanmış

tırmanıp koşa koşa

balkonun kenarına

açmış bacaklarını

dikmiş kulaklarını

havlayıp bir kaç kere

hav hav hav

atmış kendini yere

booom

köpek ölmüş vah vah vah

karga gülmüş HAH HAH HAA

sonra vay efendim çocuğum neden psikopat? bunları öğreNiyorlar da ondan)))))


alıntıdır

Cevapla
Disable