Beyin Fırtınası

Genel Konular
Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Beyin Fırtınası

Mesaj gönderen Ati10 »

Bu forum,
siz üyelerimizin serbestçe belirleyeceği bir konuda, kurallarımızın sınırları içinde kalarak tartışma, fikir alışverişi, etkileşim ve bilgilenme amacıyla açılmıştır..
her ne olursa olsun, geyiğe çevrilmemelidir.

ilk konumuz "gençlerin önündeki sorunlar" olsun..

buyrun beyin fırtınasına.. :lol:

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

gençlerin sorunları deyince aklıma ilk olarak uyuşturucu geldi :(

para için nasıl da kıyabiliyorlar gencecik insanlara hatta çocuklarımıza :( :x
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

para boyutu sadece satıcılar için geçerli..bunları talep eden gençlerimizin neden böyle bir eğilim içinde oldukları üzerine yoğunlaşabiliriz..
neden bu tür arayışlar içindeler?
ardında ne var?
aileden gelen aşırı baskı mı? yoksa aşırı özgürlük ve serbestlik mi?
sevgi eksikliği mi?
yada......

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

esengülüm,şu son yazdıklarında çok haklısın
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

ne yapacağız,nasıl davranacağız bazen bilemez oluyoruz :?
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

efdelya bu tesbitlerine katılıyorum, her birinin rolü var.. bir de çevre çok önemli.
bazen çevrenin olumsuz şartları da gençleri böyle ortamlara çekebiliyor..
hatta belki internetin bile rolü tartışılmalı burada..

nedenleri böylece tespit ettikten sonra, neler yapılabilir sorusunu soracaktım?
bununla ilgili olarak da görüşlerini yazmışsın.. evet anne babaların vurdumduymaz olmamaları ve iyi iletişim kurmaları çok önemli.
buna ilave olarak, anne babaların çok iyi gözlemci olmaları gerekir sanırm..
çocukları nerede zaman geçiriyor, arkadaşları kimler bunlar izlenmeli. sizce, çocukların odaları ve cepleri de arada kontrol edilmeli midir?


esengül, sen de nedenleri sıralamışsın.. düşüncelerine katılıyorum..
çevre etkisi sanırım öne çıkıyor.. çocuklar her türlü dış etkiye açıklar, etkileniyorlar..
o boşluğu yaşatmamak adına anne babaya önemli sorumuluklar düşüyor..
bir söz aklıma geldi. bir düşünür: "çocuklar donmamış beton gibidirler, üzerlerine ne düşse iz yapar." demiş.

yorumlara devam :)) beyinlerinize sağlık arkadaşlar...

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

kızım henüz küçük 2. sınıfta ama hızlı gelişiyor okulun rehberlik öğretmeni de kendi öğretmeni de çocuksu olmadığını söylüyorlar

istanbulda yaşamayı,çocuk hele ki kız çocuk büyütmeyi hiç istemiyorum.şu an okulu evimize çok yakın ve güvenliği de olan bir okul o açıdan içim rahat ben götürüp getiriyorum.
veli toplantılarında da ojkul müdürü "çocuklarınızın çantasını kontrol edin" demişti.bir çocuğun çantasından olmaması gereken birşey bulmuşlar. bu kontroller farkettirilmeden yapılmalı diye düşünüyorum şimdi çocuk ama büyüdüğünde bundan hoşlanmaycaktır elbette ama çok özeline inmeden onu rencide etmeden ben yine de kontrollerimi yaparım diye düşünüyorum.

ve en önemli husus da sanırım çocukla iletişimi iyi kurabilmek,güvenini kazanmalıyız ki bizden birşeyini gizlemesin, arkadaşlarını,düşüncelerini,kendi duygularını anlatabilsin...
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
esinoviç
Yeni Üye
Mesajlar: 98
Kayıt: 11 Ara 2006, 09:58
Konum: kocaeli

Mesaj gönderen esinoviç »

valla yazılanlar çok güzel şu son zamanlarda neler duyuyorum şaşıyom valla 2 kızım var herhalde lise ye giderken bende onlarla gidecem gibi geliyo bana
etraf çevre arkadaşlar çok kötü herşey marka olmuş.Anne baba olarak çok dikatli olmamız gerekir
Güneşin rengine benzemez gece...
Üşütür ayaz, korkutur karanlık...
Bir gariplik bir hüzün kaplar içimi...
Ya bu şehirde BEN fazlayım
Ya da BİRİ eksik...

Kullanıcı avatarı
ismetk
Yeni Üye
Mesajlar: 100
Kayıt: 20 Kas 2006, 15:36
Konum: Balikesir

Mesaj gönderen ismetk »

Doğru, gençlerin çok büyük sorunları var, eğer doğru önlemler zamanında alınmaz ise korkarım bu problemler daha da büyüyecek.
Kendi tespitlerime göre gençliğin gelecekte daha da önem arz edecek en büyük sorunları şunlar:
1-Uyuşturucu
2-Eğitim
3-Sanal bağımlılık
Bu sorunların kaynakları ve nedenleri çok çeşitli tabii. Şimdi şöyle düşünelim bakalım; bir genç nasıl yetişir?. Önce ilköğretime başlayana kadar eğitimi aileden ve mahalle deki çevresinden alır. Sonra bu eğitime okul ve okul çevresi katkıda bulunur. Sonra da teknolojik gelişmelerin toplumda oluşturduğu değişim. Yani gençliğin yetişmesinde dört önemli faktör var:Aile, Okul, çevre ve teknoloji. Bu dört faktör gençlerin karakterinin şekillenmesinde, istek ve tercihlerinin belirlenmesinde kilit
rol oynamaktadır.
Özelikle uyuşturucu en büyük tehlike. Daha önceleri ülkemiz bu konuda transit ülke idi, yani uyuşturucu özellikle Asya'dan Avrupa'ya geçerken ülkemizden de geçerdi. Bu sorun Avrupa ülkelerinde yoğun yaşanıyordu, halen de yaşanmaktadır. Ancak teknolojik gelişmeler, özellikle internet ve iletişim (cep telefonu) alanındaki inanılmaz gelişmeler aşırı özgür, kontrol dışı iletişimi, dolayısı ile gençlerin dünyanın her yanındaki akranlarıyla etkileşimini de beraberinde getirdi. Buna bir de ailelerin bu konuda ki vurdum duymaz (belki de habersiz bir biliçsizlik, ya da farkında olamamak daha doğru kelime olabilir)tavırlarını eklersek, gençler kendilerini birden kimsenin müdahele etmediği meydanda cirit atar halde buldular.
Buna tabii ki eğitim sistemimizdeki bir türlü yerine oturmayan sistemi de eklemek gerekir. Bütün bunlar gençleri tehlikeli arayışlar(uyuşturucu gibi) ile karşı karşıya getirmiştir. Tabii işsizlik gibi ekonomik sorunlar da bunu beslemiştir
Eğitimde gençlerin daha ilköğretim çağında yeteneklerine göre yönlendirilmemesi, ailelerin "bak evladımız büyüyünce müdür, doktor, subay olacak" şeklindeki şartlandırmaları çocukları büyük beklentilere itiyor. Çocuk istediği bölüm yerine ya ailenin/toplumun tercihleri doğrultusunda tercihde bulunuyor, ya da puanı neye yeterse ona. Sonuç olarak genç eğer üniversiteyi kazanırsa çoğunlukla ya beğenmediği bölüm de ya da puanının elverişli olduğu bölümde okuyor. Tabii doğal olarak mutsuz bir insan profili karşımıza çıkıyor. Mutsuz insan da her türlü yanlışa meyilli olur doğal olarak.
Diğer bir sorun sanal bağımlılık. Gençlerin toplumda ya aşırı baskı altında, ya aşırı özgür ya da bilinçsiz aile bilgisi altında yetişmesi çocukları sanal ortamda arayışlara itiyor. Din bilgisi altında çocuklara bazen hurafeler öğretiliyor, örneğin türbelere bez bağlamak, adak adamak(Ayvalık'ta şeytan sofrasında şeytanın ayak izin denilen yere atılan paraları, ağaçlara bağlanan çaputları görseniz gülersiniz..Şeytandan medet umanlar...Bunlar genç değil üstelik)gibi yanlış öğretiler ve davranışlar çocuğun çevre ile iletişim kurmasını zorlaştırıp, içe kapalı ya fanatik ve yanlış bilgilerle beslenmiş bir inançlı olmasını ya da tam tersi dinden soğumuş, farklı yerlerde arayış ihtiyacı içinde olan gençlerin ortaya çıkmasını teşvik ediyor.

O halde işe aileden başlamak gerekir. Çocuklara sağlıklı eğitim vermek, onları sorumluluk sahibi yapmak, gerçekleri aktarmak gerekiyor. Aşırı baskı olmadan, ama aşırı özgürlük de vermeden, davranış-mükafat politikasını benimsemek, güzel davranışları mükafatlandırmak(şımartmadan), yanlışları da bağırıp çağırmadan, onun ruhuna, yapısına uygun bir şekilde ve ikna ederek açıklamak gerekir. Teknolojiyi öğretelim, ama esiri olmasına da izin vermeyelim..
Eğitim konusuna gelince. Bu çok uzun bir konu. Kısaca şunu söyleyebilirim: Gençleri daha çocukken yeteneklerine göre bir mesleğe yönlendirmek, özellikle mesleki lise eğitimine ağırlık vermek gerekiyor.
"Ne mutlu Türk'üm diyene."
Mustafa Kemal Atatürk.

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

Bu güzel yorum için teşekkürler hocam...
satır aralarında gençlerimizi hayatın içindeki bu tür tuzaklardan uzak tutacak anahtar niteliğinde bilgiler var..
bildiğimiz halde sanırım en büyük sorunumuz,, bunları uygulayamamak...

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

çok haklısın esengül,
bu son derece kötü bir görünütünün güzel bir örneği oldu..
ve hislerim öyle söylüyor ki, bu genç gibi daha binlercesi var gençlik döneminlerini bir boşluklta, yoklukta, belirsizlikler ve ilgisizilikler içinde geçiren..

boşluklar zamanında kişinin kendisi, ailesi ve çevresi tarafından doldurulamadğında devreye boşlukları dolduracak kan emiciler giriyor maalesef..

bu örnek de ortaya bir kez daha koydu ki, gençlerimizi ilgiden yoksun bırakmamaılıyız.. onlara değerli olduklarını her fırsatta hissetirmeliyiz.. toplumun dışına itilen ve kendini değersiz hisseden amaçsız bir gençlik topluluğuna asla ortam hazırlamamalıyız..
bunlar şu an aklımdan geçenler..

Gençlerimizin başka hangi porblemleri var? evet düşüncelerinizi bekliyoruz arkadaşlar..
En son Ati10 tarafından 22 Oca 2007, 21:28 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 957
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

yine çok hassas bir noktayı yakalmışsın esengül..
gerçekten de bir kültür erozyonu yaşanıyor.. değişim hızlandı. internet ve cep telefonlarımızın hayatımıza girmesiyle iletişim ve etkileşim kolaylaştı ve değişim hızlandı.. olumlu olduğu kadar bu değişime hazır olmayan bir toplum yapısı için olumsuz etkilerinin de ortaya çıkmaası kaçınılmaz gibi..

Kullanıcı avatarı
ozan1705
Yeni Üye
Mesajlar: 15
Kayıt: 20 Eki 2006, 20:28
Konum: Kayseri

Mesaj gönderen ozan1705 »

Ben her şeyden önce çocuklarımızda okul öncesi terbiye ve eğitimin (aile eğitimi) ne kadar sağlam temellere dayandırılarak verilirse, çocuğun okul ile birlikte,arkadaş,çevre gibi kontrolü ilerleyen yıllarda dahada zorlaşan bir ortamda yere dahada sağlam basabileceği kaanatindeyim.

Bu sağlam temellerin en başında mannevviyat gelmektedir.
Her şeyden önce çocuğumuza, ALLAH korkusunu, 'O'nun merhametini,sevgisini,lütfunu ,keremini çocuklarımıza aşılamalıyız...
Yalan söylemenin ayıp ve çirkin olduğunun yanında,günahta olduğunu,
alkol'ün ,uyuşturucu kullanmanın vücuda zararlarının yanında bunları kullananlarında ALLAH katında iyi bir kul olamayacağı bilincini hem okul öncesi hemde okul sonrası yıllarda çocuklarımıza aşılamalıyız.

Tabii bunları yaparken her şeyden önce kendimiz yalan söylememeli,alkol ,uyuşturucu ve benzerleri gibi kötü alışkanlıkları yapmamakta israrcı olmalıyız...

Çocuklarımızın bu yönde temelini ne kadar sağlam atmış olursak,ilerde karşısına çıkabilecek bütün kötü alışkanlıklar ve kötü çevreye karşı dahada dirençli olmasına vesile oluruz...

Unutmayalım ki ,kötü çevre,kötü toplum fertlerden ve aileden başlar, biz bu toplumun fertleriysek, aileyle bu tolumu bizler oluşturuyorsak...önce aynaya bakalım kendimize...sonrada ailemize, bakalım ki; ilerde vah vah tühhlerle iş işten geçtikten sonra çevreden ve toplumda kusur aramayalım...
saygılar
İyi Yaşa ki, Örnek Alınasın...
Geçtiğin Yerlerde Senin de İzin Kalsın...
Aydın Durucan

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

Ati10 yazdı:yine çok hassas bir noktayı yakalmışsın esengül..
gerçekten de bir kültür erozyonu yaşanıyor.. değişim hızlandı. internet ve cep telefonlarımızın hayatımıza girmesiyle iletişim ve etkileşim kolaylaştı ve değişim hızlandı.. olumlu olduğu kadar bu değişime hazır olmayan bir toplum yapısı için olumsuz etkilerinin de ortaya çıkmaası kaçınılmaz gibi..
çok haklısınız arkadaşlar kültür erezyonu yaşıyoruz,bunda internet en büyük etken bece de,teknolojiyi gereği gibi kullanamıyoruz ne yazık ki özellikle gençler bazı şeylere o kadar çabuk ulaşabiliyorlar ki...bunun avantajı yanında dezavantajı da çok.gençler kolay ulaşabildiği gibi,gençlere de başkaları kolay ulaşabiliyorlar internet sayesinde. aile çok önemli evet ama genel olarak suç işleyen gençlere baktığımızda zaten parçalanmış aile çocukları olduklarını görmüyor muyuz? anne babalar çocukları için pek çok şeye katlanmak zorundadırlar ya,buna birbirleri de dahil...hemen boşanma yoluna gidilmemeli daima evlilikler düzeltilmeye çalışılmalı çocuklar için diyorum ben.görüyoruz bakın neler oluyor,yazık değil mi çocuklarımıza,gençlerimize? onları boşluğa,belki de sevgisizliğe düşürmeye ne hakkımız var? :(
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

ati hocam, esengül ,derya,ozanım ve ismet hocam burdaki gençliğin sorunları ile ilgili yazılarınızı okudum gerçekten çok güzel konulara değinmişsiniz her akrş farklı farklı sorunlardan bahsetmiş hepinize teş. ediyorum
bende konya İl Emn.Müd. geçnlik ve çocuklar için çocuk ve suç yazısını buraya taşımak istedim



Çocuk Kimdir ?
Tam ve sağlam olarak doğduğu andan itibaren rüştünü ispat edinceye kadar ki hakiki şahıstır.
Çocuk Ve Suç:
Çağdaşlaşma yolunda ilerleyen Türkiye’mizde kimi zaman çocuklarımız suç işlemekte veya işlenen suça ortak olmaktadır.



Çocukları Suça Yönlendiren Nedenler
Ekonomik ve Sosyal Nedenler.
Düşük Eğitim, Öğretim ve Kültürel Nedenler.
Aile İçi Boşanma veya Ölüm.
Aile İçi Geçimsizlik ve Şiddet.
Kazanç Elde Etmek İçin Organize
Suç Grupları ve Ailelerin Suça Yönlendirmesi.
Madde Bağımlılığı.
Yanlış Arkadaşlık ve Özenti.

Çocuklar ana-baba elinde Bir emanettir.
Kalbi kıymetli Bir cevher gibi temizdir.
Mum gibi her şekli alabilir.
Bütün Yazı ve şekillerden uzaktır.
Temiz bir toprak gibi olup Hangi tohum atılırsa büyür.
İyilik tohumu atılırsa dünya Saadetine kavuşur.
Gazzali



HER ÇOCUK
1)Sevgi, şevkat ve anlayış görme hakkına
2)Yeterli beslenme ve parasız eğitim görme hakkına
3)Oyun ve eğlence hakkına
4)Yardım görmede öncelik görme hakkına
5)Kendi bedenine sahip olma hakkına
6)Kendisini ilgilendiren konularda görüş bildirme hakkına sahiptir.





SEVGİLİ ÇOCUKLAR
Tanımadığın kişilerden para ve hediye alma
Yabancı kişilerle herhangi bir yere gitme!
Yardım talebinde bulunan yabancılara yardımcı olurken dikkatli ol!
Evde yalnız kaldığında tanımadığın kimseye kapıyı açma!
Issız parklar, yollar ve yerlerden uzak dur!
Telefonda yabancı kimseye bilgi verme!




Toplu olarak oynayan çocuklardan ayrılma ve tek başına oynama!
Takip edildiğini hissettiğinde,
büyüklerinden yardım iste ve bu durumlarda
ıssız yerlere değil ve kalabalığa doğru git!
Tehlikede olduğunda bağır, kaç ve kendini müdafaa et!



Sana zarar vermek isteyen kişilere iyi bakıp onları teşhis et ve araçlarının plakasını al!
Kendine ve arkadaşlarına bir şey yapıldığında derhal ailene ve polise haber ver!



SEVGİLİ GENÇLER
Ergenliğe atmış olduğun yeni adımdan dolayı vücudunda ve ruhsal durumunda bazı değişikliklerin olması çok doğaldır.
Ergenliğin vermiş olduğu heyecan ve değişen arkadaş çevresi nedeniyle kabul görmek adına farklı arayışlara girme.




ARKADAŞLARINI İYİ SEÇ!...
Zararlı alışkınlıklar (sigara, alkol, uyuşturucu gibi) edinmiş olan arkadaşlarının seni peşinden sürüklemesine izin verme!
Sorunun ne olursa olsun bunu mutlaka ailenle paylaş, onların tecrübesine güven ve tecrübelerinden faydalan!
Yasa dışı örgütlerin seni yalanlarla kandırıp belli bir örgütün üyesi yapmalarına izin verme!
SEVGİLİ ANNE BABALAR” UNUTMAYIN!

EĞER BİR ÇOCUK
Eleştiri ortamında yaşarsa,Suçlamayı öğrenir.
Düşmanlık ortamında yaşarsa,Dövüşmeyi öğrenir.
Alaya alınırsa,Utangaç olmayı öğrenir.
Utandırılırsa,Suçluluk duygusunu öğrenir.
Hoşgörü ortamında yaşarsa,Sabırlı olmayı öğrenir.
Teşvik edilirse;Kendine güvenmeyi öğrenir.
Övgü ortamında yaşarsa,Takdir etmeyi öğrenir.
Adil bir ortamda yaşarsa,Adaleti öğrenir.
Emniyet içinde yaşarsa,İnsanlara güvenmeyi öğrenir.
Tasvip görürse,Kendisini sevmeyi öğrenir.
Dostluk ve benimseme ortamında yaşarsa
Dünyada sevgiyi bulmayı öğrenir.
SEVGİLİ ANNE VE BABALAR !
Eğer çocuğunuz sebepsiz yere durgun ise
Eğer Çocuğunuz sebepsiz yere heyecanlanıyor ve ağlıyor ise
Eğer çocuğunuz farklı davranışlar sergiliyorsa
Eğer çocuğunuzun dersleri iyi iken notları birden bire düşüyorsa, devamsızlığı artıyorsa
Eğer çocuğunuz eve geç gelmeye başlamış ise
Eğer çocuğunuz sebepsiz yere sinirleniyor sağa sola zarar veriyorsa ve kardeşleri ile geçim problemi var ise
Eğer Çocuğunuzun cebinde verdiğinizden fazla para mevcutsa ve fazla para harcıyorsa
Eğer çocuğunuz telefonla uzun süreli konuşuyor ve telefon faturası kabarık geliyorsa
Eğer çocuğunuzun elbiselerinde bally' i andıran lekeler mevcut ise
Eğer çocuğunuzun kollarında jilet izleri ve çizikler var ise

ÖĞRETMENİNE, PSİKOLOGA, PSİKİYATRİSTE
İL SOSYAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ
AİLE DANIŞMA ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİNE (351 12 27-351 44 52)
VEYA ÇOCUK POLİSİNE (322 28 77) MÜRACAAT EDİNİZ.
ÇOCUKLARIMIZI MİLLİ VE AHLAKİ DEĞERLERE GÖRE YETİŞTİRELİM.
ARKADAŞLARINI TANIYALIM, BİZİMLE HER KONUYU PAYLAŞMALARINI SAĞLAYALIM.
ÇOCUĞA YATIRIM GELECEĞE YATIRIMDIR.
ÇOCUKLAR DİKKAT !
Kötü niyetli ve tehlikeli insanlar her yerde olabileceğinden tanımadığınız insanlarla konuşmayınız,
verdikleri bir şeyi almayınız.
Issız yerlerde, yıkıntı veya terkedilmiş binalarda tek başınıza oynamayın.
SEVGİLİ ÇOCUKLAR
Kardeş, anne ve babayı seçemezsiniz ama arkadaşlarınızı kendiniz seçebilirsiniz.
Başarılı olmanız için çok çalışmanız ve arkadaşlarınızı iyi seçmeniz gerekir.
Bazı insanlar birlikte düşmek için başkalarına tutunurlar.
Sende en iyi neyse arkadaşına onu ver
ÇOCUĞU SOKAKTA BEKLEYEN TEHLİKELER
Fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalma.
Cinsel istismara maruz kalma.
Eğitim imkanlarından mahrum kalma.
Suça yönelme,işleme veya suça maruz kalma.
Ailesinden ve çevresinden kopma. v.s.
Sigaranın yanı sıra uçucu ve uyuşturucu maddelere bağımlılık geliştirme.
UNUTMAYALIM Kİ !!!
Çocukların sokakta yaşamalarında , evlerinden uzaklaşmalarında bizlerin yanlış tutum ve davranışları da etkili olmaktadır.
Sokaktaki çocuklara para vererek mal veya hizmet satın alarak onların sadece sokakta kalmalarını ve geleceklerinin çalınmasını desteklemiş oluruz…

Cevapla
Disable

“Genel Konular” sayfasına dön