Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Anneler, babalar ve çocuklar.. Bu bölüm sizler için...

Moderatör: merve04

Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Mesajgönderen esengül » 05 Haz 2007, 09:49

Bir Annenin Kızına Mektubu...




Sevgili kızım, güzel arkadaşım...
Sana yazmaya başladığım şu dakikalarda pek sevdiğim bir şarkıyı dinliyorum. Senin de çok sevdiğin Yaşar söylüyor;
“Bütün bu olanlardan,
Bütün bu yaşananlardan
öğrendiğim bir şey varsa; sabır...
Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır” diyor...

Geçen sabah seni yatakta öperken “Canım sıkılınca seni düşünüyorum, dağılıyor” dediğimde gözlerini kocaman kocaman açıp önce teşekkür ettin sonra da “Dağılmak ne demek anne” diye sordun. Topuğunu ısırdım kahkaha atarken... Ve anlatmaya çalıştım sana “dağılmak” ne demek... Saçların dağılır, oyuncakların, odan dağılır, bulutlar dağılır...

Ama aslında bir gün, çok yıllar sonra, belki de genç kızlığa adım atığın yıllarda okuyacağını düşünerek dağılmanın başka bir anlamından söz etmek istiyorum sana bugün...

Güzel kızım,
Umarım mutlu bir ömrün olur... Ama biliyorum ki o ömrün bir yerinde bir sebepten dolayı bir daha toplanamayacak kadar dağıldığını düşündüğün anlar olacak...

Başarısızlıklar yapacak sana bunu en çok. Aşkta, sokakta, seçimlerinde, işinde yanıldığını fark ettiğinde başarısız hissedeceksin kendini.
Değersiz bulacaksın aynadaki suretini. Anlamını arayacaksın yaşadıklarının...
“Bir sebebi olmalı diyeceksin...”
Hiçbir felaket tek başına gelmediği için, üst üste gelen darbeler dağıtacak seni...
Her bir parçanın nerede olduğunu anlayamayacak kadar ağır da geçebilir mutsuzlukların. Ama sakın “bundan daha çok üzülmem” deme... Hayat o kadar çok deneyecek ki seni, her defasında nasıl olup da bunca şaşırabildiğine şaşıracaksın.
Bugün sahip olduğum ne varsa ağır bedeller ödedim hepsi için. Buna o vahşi yaşam sevincim de dahil. Hâlâ o kadar sınanmakta ki bazen yorgun düşüp, sana bırakacak kadar mucize kalacak mı içimde diye düşünmekteyim. İşte öyle anlarda, yani “Eyvah dağılıyorum” dediğim anlarda seni düşünüyorum...
Sen öyle bir topluyorsun ki beni, bütün sıkıntım dağılıyor...

Yaşam gücü oluyorsun bana...
Sen benim yaşıma geldiğinde “annemler gençken pek severmiş” diyeceğin bir film olacak, adı “Cesur Yürek” (Benim annem de Spartacus’ü severdi.)

Senin için yaptığım arşivde umarım bulabilirsin...

O filmdeki kahramanın kıyasıya dövüştüğü savaşçının miğferini çıkardığı bir an vardır. Miğfer çıktığında kahramanın yüzündeki şaşkınlık ve hayal kırıklığı o sahneyi her düşündüğümde bir yumruk yapar kalbimi. Çünkü uğruna savaştığını sandığı kan kardeşidir onu öldürmek isteyen...

İşte ihanet budur bebeğim..
Bu öyle bir dağıtır ki insanı bir daha asla tek parça olamayacağını düşünürsün...
Uğruna savaştıklarının aslında seni öldürmek isteyen olduğunu anladığında sakın sakın intikam almaya kalkma... Sen pis oyunlara girme...
Pislenme...

Çekil oradan hemen; zor biliyorum ama kesip at kanayan yerini. Bir kere yüreğini kirletenden dost olmaz insana.

Ve yaralı da olsa yerdeki, bir daha arkana bakma; hain ölürken de haindir! Ve o hain kendini adadığın halkının içinden de, yatağından da, yoldaşlarının arasından da çıkabilir, şaşırma!

Bebeğim;
Biliyorum benden duymaya alışık olmadığın kadar karanlık bu mektubumdaki kelimelerim. Ama karanlığın içindeki ışıktı aradığımız, bu yüzden yürüdük hayatın üzerine...

Sana “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorduğumuzda hep “anne olmak” istediğini söylüyorsun. Ben de sana “anneliğin bir meslek olmadığını” söylüyorum. “Bir iş yaparsın ve istersen anne de olursun” diyorum ama sen sadece anne olmak isteğinde inat ediyorsun. Bu konudaki tatlı fikrinin olgunlaşması için büyümeni bekliyorum.

Bu anneler gününde sen dörtbuçuk yaşındasın, bense otuzbeşbuçuk...

Senin doğumuna dek ne kadar deli esiyorsa kafamdaki rüzgar sen doğduktan sonra da hız kesmedi hiç. Senin güçlü, ayaklarının üzerine basan, ne istediğini bilen, gururlu, anlamlı kavgaların ve annen kadar deli rüzgarların kadını olmanı dilerim.

Hepsinden önemlisi; kutsal annelik oyununa gelmemeni isterim.

Doğurduğun çocuk senin yaşam gücün ve zenginliğin olsun; kimliğinin sebebi, açamadığın kapıların anahtarı, arsızlıkların maskesi değil...

Velhasıl benim güzel meleğim,
“Bütün bu olanlardan
Bütün bu yaşananlardan
öğrendiğim bir şey varsa sabır
Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır.”
Seni seviyorum...

İclal Aydın
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26428
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Google Reklam
 

Mesajgönderen ayla » 05 Haz 2007, 10:01

harika bu emegine saglık canımmm... :gul:
sevmEk biR sanAttIR, ve inAn bAna bu sanAtI herkes hakkIyLa iCra edemEz...
ayla
Bizden Biri
 
Mesajlar: 641
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:42
Konum: ist

Mesajgönderen esengül » 24 Haz 2007, 23:16

teşekkür ederim ablacığım :gul:
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26428
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Bir Annenin Kızına Mektubu...

Mesajgönderen lady çınar » 07 Ağu 2008, 13:12

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktımda geldim.
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de
Onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen,
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte
Öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde
Şuram acıyor işte şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum
Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.
Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Bende ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi.
Düştüm dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.
Bugün bende saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"kızım, iş" dedi.
Bende banane dedim, ağladım.
"kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne.
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi.
Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne.
Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor.
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme.
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >>
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum.
Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >>
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim,
Anne çook...


(Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)
Tabirim caiz değil , numunem yok , sende kalsın aslım....


LADY ÇINAR
lady çınar
Bizden Biri
 
Mesajlar: 707
Kayıt: 14 Eki 2007, 14:25
Konum: kars

Re: Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Mesajgönderen esengül » 18 Şub 2010, 18:09

Canıma mektup


Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26428
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Mesajgönderen beloş » 18 Mar 2010, 19:10

Bir annenin kızına doğum günü yazısı



19.04.2007 / Perşembe / 13:31

Aşığım kızım sana
Ve her gün yeniden aşık oluyorum
Bakısındaki o ışık beni hayata daha da çok bağlıyor
Seni seviyorum melek yüzlü kızım
Hayatımıza girdiğin gün anladım ki
Hayatta sahip olunabilecek
En güzel,en değerli şey sensin
Ve sen meleğim; Büyüdün, Kocaman bir kız oldun
25 gün sonra 2 yaşını bitiriyorsun
Nazlı, cilveli, cana yakın, akıllı ve de çok şekersin
Allah’ıma her gün şükrediyorum
Senin gibi bir evlada sahip olduğum için
Seni lütfedip bana verdiği için
Dilerim ki her günün güzel
Mutlu, huzurlu, sağlıklı, başarılı ve bol kazançlı geçsin
'Dilerim ki Allah’ım karşına hayırlı insanları çıkarsın
Dostlarında senin gibi sevecen olsun
Yüzüne gülüp arkandan kuyunu kazmasın
Sıcakkanlı ve iyi insanlar olsun
Dilerim ki meleğim içindeki iyi niyet
Ömrün boyunca rehberin olsun
Seni doğru yerlerde doğru insanlarla karşılaştırsın
Dilerim ki Allah’ım sana da senin gibi evlatlar versin
Bazen kırılıyor olabilirsin, Bazen üzülüyor olabilirsin
Ama emin ol ki her gözyaşının ardından kocaman bir mutluluk tebessümü yerleşir içine
İçinden gözbebeklerine kadar uzanır.
Minik kelebeğim Sen 6 aylıktın anneciğin tekrar çalışmaya başladığında
Şuan 2 yaşındasın
Seni öyle çok özlüyorum ki Tarifi mümkün olamaz
Belki ilerde Büyüyüp aklın her şeye erdiğinde bana kızacaksın
Sana en çok ihtiyacım olduğu yaşlarda
Benim yanımda değildin diyeceksin
Doğru da söyleyeceksin
Ama bil ki tatlım Her şey senin için
Senin rahatın, senin gelişimin için
Senin istediğin her şeyi sana sağlayabilmemiz için
Aklının hiçbir şeyde kalmaması için
Ben de baban da seni çok ama çok seviyoruz
Bizi ayakta tutan, Senin gözlerindeki o muhteşem ışık
O mutluluk, O her şeye sevinen kızımızı çok seviyorum
Senin için her şeye katlanacağımızı
Senin için neleri feda edebileceğimizi
Büyüdüğünde daha da iyi anlayacaksın.
Seni çok seviyorum sultanım ve senin annen olduğum için gurur duyuyorum
Her zaman her koşulda senin yanında olacağıma
Desteğimi ve sevgimi senden esirgemeyeceğime söz veriyorum bebeğim…
Doğum günün kutlu olsun kızım
ANNECİĞİN

alıntı
Adını kurutulmuş bir gül gibi yüreğimde saklıyorum
beloş
Moderatör
Moderatör
 
Mesajlar: 9720
Kayıt: 09 Oca 2008, 23:57

Bir Annenin/Babanı Kızına/Oğluna Mektubu...

Mesajgönderen esengül » 15 Ağu 2014, 09:47

Bir Babanın Gelin Olacak Kızına Yazdığı Mektubu...


Kızım gelecek birazdan
Çok az vaktimiz kaldı, hala ürperiyor ve korkuyorum
Ya duramazsam ayaklarımın üzerinde?
Ya bırakıpta kendimi ağlarsam gözünün önünde?

Hayır yapamam! Bu olmamalı
Toparlanmalıyım bir an önce
Her zamanki gibi dik durmalıyım karşısında
Hem kızımı "erkekler ağlamaz, hele babalar hiç ağlamaz" diye inandırmıştım
Sürdürmeliyim o koca yalanı

Kızım gelecek birazdan yanıma
Canımın yongası, yüreğimin ta şurası
Daha şimdiden hissediyorum belimin orta yerinden kırıldığını
Çözüldüğünü dizlerimin bağını

O gelmeden kendimi toparlamalı ve alıştırma yapmalıyım
Onu gelinlik içinde görür görmez "prensesler gibi olmuşsun kızım" demeliyim
Ya da yok
"Canım yavrum, o kadar güzel olmuşsun ki seni vermekten vazgeçebilirim" demeliyim
Ya da şöyle diyeyim en iyisi
"Birisi cennetin kapılarını açık bırakmış da bu melekler güzeli buraya mı kaçmış?" desem

Ama ağlar ben bunları söylersem
Zaten o benim hep prensesim, hep melekler güzelimdi
En iyisi hiçbir şey demeden
"Hayırlı uğurlu olsun kızım, Allah başınızı bozmasın"diyeyim kestirmeden

Ama bu da çok katı olmaz mı?
Olsun, zaten kızım beni hep katı bilirdi
Bir yere gitse "neredeydin?" diye
Gittiği yerden geç gelse " kız başına bu saate kadar ne geziyorsun?" diye kızardım
O da surat asar, bazen karşılık verir giderdi karşımdan

Ama benim ona hep kızdığımı ve baskı kurduğumu düşünsede
Hiç kızmadım ben melekler güzelime
Kızamazdım, kıyamazdım

Başına bir şey gelir, incinir, korkar da yanında ben olamam diye titrerdim
Onun tırnağına taş deyse benim yüreğime kan akardı
Onun saçının teli kopsa benim yüreğim doğrulmazdı
Babaydım ben, sevdiğimi değilde hep tepkilerimi belli ederdim

Hep sevdim onu belli etmeden
Geceleri az mı izledim gizli gizli uykusunu bölmeden
Az mı dua ettim "Allah'ım alma canımı kızımın mutlulukla mürvetini görmeden"

Kızım gelecek birazdan
Daha doğrusu öpüp elimi helallik isteyecek, uçacak yuvadan
Boğazım düğüm düğüm, yüreğim iki büklüm
Keşke açabilsem de yüreğimi öpse kızım kanayan bu yaramdan
Öpse de geçse acısı her yandan

Kızım gelecek ve gidecek birazdan
Kızım gidiyorsun da yokluğuna nasıl dayanacak bu ruhsuz sandığın baban?
Ağlarsam eğer sanma ki sadece mutluluktan, hepsi ayrılıktan tomurcuğum
Hepsi ayrılıktan

Çok sevdi seni baban
Çok ağladı içinden ama gözünden yaş akmadan
Hasta olduğunda, düştüğünde, üşüdüğünde, üzüldüğünde
Katı değildim ben kızım
Sadece sana karşı hassas ve zayıf olduğumu bilme diyeydi hepsi
Yani kınalı kuzum hepsi yalandan, hepsi korkudan

Seni çok seviyorum kızım
Gidişine kan ağlasamda yine yalan söyleyeceğim sana
Mutluluktan ağlıyorum desemde halbu ki ayrılıktan
Halbu ki yokluğuna alışamayacak oluşumdan

Güle güle git diyecek kızına bu yorgun babası
Mutlulukla dolsun diyecek evi, yuvası
İncinmesin yüreğin, akmasın diyecek gözünün yaşı
Kurban olur ona babası
Desem mi ona acaba
"Hadi babası, öp de geçsin bu ayrılık acısı"... (ÜLKÜ)
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26428
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Facebook


Dön Ailemiz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

egemdizayn
nostaljim facebook

Inline HTML