Yüreğine adı'mı astım...

Beğendiğiniz yazarların kaleminden....

Moderatör: esengül

Yüreğine adı'mı astım...

Mesajgönderen ülkü » 28 May 2007, 17:09

[align=center]Resim

Çağır beni, çağırda büyüsün içimde biriktirdiğim bütün yalnızlıklarım!

Adım adım büyür yalnızlık, yürüdükçe devasallaşır kimsesizlik!

Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnızlığın üzerime yüklediği bu sessizlik artık beni boğuyor.

Buradayım baksana karanlığın tam ortasında.

N'olur artık gitme. Sana çok ihtiyacım var.

Kurtulmak istiyorum ama koşamıyorum.Çaresizlik öyle bir bulaşmışki bu sokaklara takılıp düşüyorum.

Off.. bu kadar mı zor sen, bu kadar mı zor sensizlik!! Canım o kadar çok acıyor ki.. Artık bağırmak istiyorum sesimin yettiğince.
Bağıra bağıra ağlamak ve haykırmak istiyorum "Anla artık anla!! seni seviyorum" diye.

Ama olmuyor işte. Ve yine o şarkı başlıyor bir uğultu misali;

"gitme nolur gitme itirazlar elimde değil
yalnızım yalnızız yalnızlıklar elimde değil
düşerken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalanı severim elimde değil.."


Biliyormusun.....

"Seyirci kaldıysam bu yürek yangınlarına..Her yıla bir nefes tutar oldum..
Arta kalan küllerden..Kurşuni sevdalara bir adım var..

Lakin..

Yüreğime adım geçmiyor..

Ömür defterimden hüzün yapraklarını yırttım..


Ama..

Yüreğine adı'mı astım... "

-Alıntıdır-[/align]
ülkü
Süper Üye
Süper Üye
 
Mesajlar: 2077
Kayıt: 12 Eki 2006, 15:58
Konum: İstanbul

Yüreğine adı'mı astım...

Google Reklam
 

Mesajgönderen esengül » 01 Haz 2007, 09:52

Kıyamadığımsın

Çatısız Hayaller ---

Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum. Akşam kızıllığı düşerken okyanuslara, seni hayal ediyorum bulutların avuçlarında. Sana gelirken ayaklarıma batan dikenleri toplayıp " yanakların " diye yüreğinden öpüyorum onları. Seni fısıldıyorum çiçeklerin yüreklerine. Susamış çardak kuşlarına avuç içlerimde biriktirdiğim gözyaşlarını sunuyorum. Dualarını alıyorum nice yetim kuşların. Sana kavuşmanın heyecanında alnımdan terler akıyor toprağın dudaklarına..İliklerim titriyor gözlerini solurken ... Kanımda tarif edemediğim telaş anaforları. Dilimde mutluluk yağmurlarında bestelenmiş sevda türküleri. Ellerimde dalından yeni koparılmış bir nefeslik çiğdemler. Gözlerinde geceyi emzirmeye geliyorum. Ve dizlerinde göz kapaklarımı dinlendirmeye geliyorum.

Gözlerindeki Cennetin zemzem kokan sularında delicesine kulaç atmaya geliyorum. Güneş karanlıkları elerken avuçlarında sana yağmaya geliyorum. Yağmurun ıslaklığını giyinip üzerime dudaklarındaki vuslatı öpmeye geliyorum. Gelirken uçurumlara hayallerimden köprüler kuruyorum. Çiğ tanesi ıslaklığındaki kirpiklerine uzanıp güneşi senin yüreğinde karşılamak istiyorum. Geldiğimde” hayalen “ kollarına sarılıp varlığını soluyacağım. Göğündeki beyaz bulutlarla yıkayacağım hasretinde küllenen dudaklarımı.

Çatısız hayallerimde bedenimi senin gözlerine kapatıp sabah ezanı okunmadan göz kapaklarından güneşe selam durmalıyım. Gece, güne yenik düşmeden ben uykuya dalmış kardelenleri uyandırmalıyım. Ve tenini gül kokulu yağmurlar yıkarken , ben kırgın düşlerimi göğsüne yaslayıp senin avuçlarında mutlulukları kana kana içmeliyim. Sana küçük ellerimden gecenin karanlığında nice hayali yıldızlar çizmeliyim. Güllerle yıkanmış saçlarının kokusuyla ılık meltemleri kıskandırmalıyım. Rüzgar, yavru ceylanları üşütmeden ben utangaç yanaklarından toprağa bir cemre misali yuvarlanmalıyım.

Her soluk aldığında dalgaların kıyıları dövdüğü zamanlardan kalma kırık uçurtmalarımı toplayıp yeni fideler ekiyorum ezik gül bahçelerine. Goncalar düşerken yüzün coğrafyasına, ben kuytu köşelerde ay teninin kokusunu soluyorum. Küçük ellerimle bakır tenli bulutların yüreğine “gözlerini “ çiziyorum. Bu gece “ gözlerindeki Cenneti “ soluyup sabah güneşini senin yanında karşılamak istiyorum. Sonra varlığının sıcaklığına uyanıp senin avuçlarından mavi semaya kanatlanmalıyım. Yüzünün ince çizgilerinden kayıp güneşin eteklerine koşmalıyım. Pencerene gün doğmadan yüreğimle alnına baharları , dudaklarımla gözlerine yıldızları bırakıp engin okyanuslara koşmalıyım.

Geldiğimde yüreğimin sıcaklığını hissetmeyeceksin. Göz kapakların hulyalara dalarken ben yatağına gülleri serpiştireceğim. Usulca saçlarını tokasından çözüp yıldızları işleyeceğim saç tellerine. Yumduğun avuç içlerini sen fark etmeden açıp ince çizgilerine yaslanıp mutlulukları soluyacağım. Kurumuş dudaklarına gözlerimin ıslak nemini bırakıp ayak uçlarına taze papatyaları sereceğim. Ve kuşluk vakti, dudaklarımla usulca yüreğini öpüp pencerenden güvercinin ayak uçlarına tutunup şehrime döneceğim. Sabah uyandığında gözlerinin sevdaya gülümsediğini fark edeceksin. Güneşin, bu sabah tenini bir başka ısıttığını ve hoyrat rüzgarın dağınık saçlarını usulca taradığını hissedeceksin. Suskun duvarlar dile gelip kulağına “ sevda “ türkülerini fısıldayacaklar. Ve bu sabah ekmeğin kokusu bir başka olacak. Rüzgarın, koynuna baharları doldurduğunu ve omuzlarında nice yetim kuşların soluduğunu fark edeceksin. Avuç içlerinin anlamsız terlediğini ve dudaklarının sebebsiz titrediğini hissedeceksin. Penceredeki boynu bükük ciceklerin sana seslendiğini duyar gibi olacaksın. Ve en sonunda aynaya gülümsediğinde beyaz peçeteye yazılı şu notu okuyacaksın ;

“ Gül yüreklim ;
Bu gece, yüreğine uzanıp sabaha kadar ılık nefesinde gezindim durdum.Kah kirpiklerinde rüzgarları kovaladım kah avuç içlerinde yavru keklikleri uyandırdım. Dizlerine başımı yaslayıp sabaha kadar her soluğuna bir dua ekledim. Varlığının huzurunda nice seni seviyorum kelimelerini fısıldadım kulağına. “ Geldiğinde niye uyandırmadın beni “ der gibisin. Biliyorum. Uyandırmaya kıyamadıım işte. Eğer uyandırsaydım seni , gül kokulu Melek’lerin yüreğini güllerle yıkamasına ve yetim güvercinlerin dudaklarına baharı bırakmasına engel olacaktım. Kıyamadım o kuru dudaklarından öpmeye. Kıyamadım işte. Ve giderken her zaman beni soluman icin yüreğimi “ ılık nefesine “ bıraktım. . Kıyamadığım yüreğine nice seni seviyorum cümlelerini yolluyorum…”

“ İyi ki varsın .
Nefesine dokunamadığım,
Yüreğimde soluduğum cansın.
Sen, kıyamadığımsın,
Mutluluklarda nefes aldığımsın…”

" İsmail Sarıgene "
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 13 Haz 2007, 15:16

BİR DAMLA SEN


Gökyüzü ağlıyordu. Bir damla sen istedim kül rengi bulutlardan... Sen, geldin. Sana ait olan bende ki seni bıraktın da, bana ait olan duygularla beraber yok olup gittin. Geldiğine sevinmediğim gibi gittiğine de üzülmemiştim. Bu gelişin aslında bir gidiş olduğunu biliyordum. Konuşuyorduk, üstü kapalı cümleler altında. Bu aşkın imkânsız olduğunu söyledikten sonra neler konuştuk bilmiyorum. Gözlerimden iki bülbül yavrusu kanatlanıp omuzlarına kondu. Duygularımda sendeydi artık, kalbim gibi... Başlamadan bitmişti her şey... Güneşe özlem duyan bir tohum gibi gece toprağı delmiş, sabaha çürüyüp gitmişti sevgim. Tek suçu bir damla sen istemekti, ayrılığı anlatan gözlerinden. Şaraptan tatlı gözlerinden bir yudum ayrılık içti gönlüm ve... Yok etti bendeki beni, ayrılığın sarhoşluğuyla... Sensizliğin kırbacı ile yaralanan yüreğimin acısını her attığım adımda yeniden hissediyorum. Yıldızları saymaktan usandım; gelmeyeceğini bile bile, belki gelirsin diye. Hayallerimi yıldızlara veriyorum, çünkü sen gittin... Gitmene karışamam da, neden duygularımı da götürdün? Sana bir daha yazmamam için mi? Eğer öyle ise bendeki seni almalıydın. Yanıldın...! Yoksa seni daha rahat unutmam için mi? Unutmamı istiyorsan, duygularımı gönder bana yağmurlarınla. Sana yazmayacağım, gönlümde yeni bir sen yarattığımda. Unutmama yardımcı olmak istiyorsan eğer çıkma karşıma yağmurlarla, gezme sokaklarda rüzgarlarla! Duygularımı bana geri ver! Senden ayrılmanın acısı ile yanarken yüreğim, birde duygularımdan ayırarak yok etme benliğimi. Bilsen ne kadar ağladı bu yürek, gözlerinin ardından; ne kadar uğraştı unutmak için. Söyleyeceklerini anlatmaya yetmedi sözleri. Belki bir gizdi kapının arkasında saklanan, belki gözlerin hapsetti gözlerimi parmakların ardına. Belki bir oyundu perdenin kapanmasını bekleyen. Ama sadece seni sevdi ayrılığın acısıyla yanarken bile. Senden duygularımı istiyorum sadece,. Dönmeyeceğini bildiğim için seni istemiyorum. Her yağmurda gökten bir damla sen beklesem de, her rüzgarda seni arasam da... Gidişinle volkanlar patladı içimde. Sensiz yağmurlarda yetmiyor söndürmeye. Bir tek seni kurtarabildim gönlümdeki felaketten. Ne kadar iyi bilsem de dönmeyeceğini, bir damla sen yeterdi gönlümün ateşini yok etmeye. Ayrılığın verdiği sarhoşluk geçmedi hâlen. Herkesi sen sanıyorum. Her gece gökyüzüne resmini çiziyorum yıldızlarla. Seni sensizliğin ile yaşıyorum. Dön sevgilim bile diyemiyorum, bir gün sensizlikte bırakıp gider diye. Her gece dualar ediyorum, bir damla sen göndersin diye gökler. Yıldızlar bile diyor ayrılığın eşiğindeki gönlüme. Onlar bile anlamıyorlar artık beni. Her gece haykırmak geliyor içimden diye. Duymayacağını, duysan bile dönmeyeceğini biliyorum; vazgeçiyorum. Sen yoksun, duygularım yok... Bir ben varım senden uzakta... Sana yazdığım son yazımı, son bir şiirle aşkım gibi noktalıyorum. Ve ayrılık uzayan yolda tek sırdaşım. Bu oyunun son sahnesi olacak; Perde kapandıktan sonra, Ne sen beni bir daha göreceksin, Nede ben seni... Bu birlikte son oyunumuz. Son kez gülümse, Son kez tut ellerimden. Sonra düşeceğim dipsiz karanlıklara... Alkışlarla beraber göz yaşlarımı duyacaksın. Bir gün Anlayacaksın bir damla sen isteyişimin sebebini.
İşte o zaman; sende ağlayacaksın



alıntıdır
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 23 Haz 2007, 21:08

Bende Ki Sen !!!!!



BENDEKİ SEN ..AŞKIMSIN...bunun ötesi yok bunu açıklayacak başka bi kavramda yok.

BEBEĞİMSİN... bir anne bebeğinin üzerine nasıl titriyorsa bende sana öyleyim, gözümden sakınıyorum seni.

CANIMSIN... evet sen canımın canı kanımın kanı yüreğimin yüreği nefesimin nefesisin.

ÇAREMSİN... her derimi bir şekilde seninle çözüyorum. senin sevgin bana güç katıyor...

DÜNYAMSIN... mutluluğum hüznüm tebessümüm acım hepsini herşeyi sende yaşıyorum sen minicik ama kocaman? dünyamsın benim.

EŞSİZİM... sen teksin işte.

TEKTANEMSİN BENİM... eşsizsin varlığınla ruhunla bakışınla gülüşünle dokunuşunla bi tanesin.

FIRTINAM... hayatıma girdiğin ilk zamanlarda sevdan başımı öylesine döndürdü ki fırtınam oldun beni ordan oraya sürükleyip sersemlettin.

GELECEĞİM... bunca zaman yalnızdı bu ruh... dile kolay 21sene ama artık sen varsın sen geleceğimsin...

HAYAT ARKADAŞIM... bi insanın hayatında anne baba ve kardeşlerinden sonra en önemli şahıstır eşi... sende benim için bu çekilmezi hayatta arkadaşım olacaksın inşallah.

IŞIĞIM... seni ilk tanıdığımda dipsiz bi kuyudaydım sanki. kapkaranlık soğuk bi kuyu SEN BENİM IŞIĞIM OLDUN... HEMDE IŞIKLARIN EN GÜZELİSİN ÇÜNKÜ SADECE DOĞRU VE GÜZEL OLAN HERŞEYİ AYDINLATTIN BANA SEVGİN VE GÜVENİNLE...

İLKİM... sanırım anladın bunu hayatımdaki bütün ilklere sen sahipsin ve UNUTMA İLKLER İZ BIRAKIR VE İZ BIRAKANLAR UNUTULMAZ...
JOKERİM... hayat bazen kafa bulur ya bizimle yada kafa bulduğunu zanneder işte sen kaybettiğimi sandığım o anlarda hep yanımda oldun sayende yeniden kazandım... jokerim oldun.

KALP ATIŞLARIM... bu kalp sensizken atmaya korkuyor sen benim kalbimin en heyecanlı en hızlı en yavaş ritmisin yaşamam için gereklisin.

LİMANIM... çaresizce yüzerken hayat denilen bu koca denizdesığınacak bi liman bulamamıştım o amansız fırtınalarda. AMA SEN ÇIKAGELDİN LİMANIM OLDUN SANA SIĞINDIM.

MUCİZEM... inanılması güç olaylardır mucizeler ve gerçekötesi varlıklar olur o mucizelerde. işte tıpkı sen! hayat bana senin gibi bi mucize sundu anladım ki ben özelim ki seni yolladı Tanrım bana.

NEFESİM... sen olmadan bu kalp atmıo demiştim. atmayan bi kalp nasıl nefes sağlar? varlığımsın... gitme.

OLMAZSA OLMAZIM... her insanın hayatında olmazsa olmazları vardır. kiminin içkisi kiminin kahvesi kimininse ufacık oyuncağı... sende benim olmazsa olmazımsın.

ÖZLEMLERİM... özlediğim herşeyi sende buluyorum. çocukluğumu, yaramazlıklarımı, korkmadan ağlamayı.

PIRILTIM... hani her zaman dersin ya gözlerin parıldıyor diye. işte bebeğim bu parıltıların sebebi sensin. iyi olan güzel olan herşeyi varlığınla aydınlatıyorsun.

ROTAM... nereye gideceğimi bilmiyordum senden önce bi hedefim bi amacım yoktu ama sen rotam oldun ve artık hayatı hedefledim.

SEBEBİM... herşeyin bi sebebi var ya! benimde şimdi mutlu olmamın başarılı olmamın gülmemin sebebi sensin.

ŞANSIM... hayattaki en büyük şansımsın seni hakettiğim için şanslıyım.

TILSIMIM... sen sihirli bi deynekle geldin sanki bana. aşkın sihrini ölesine güzel yaşattın öylesine döndürdün ki başımı tılsımım oldun.

UĞURUM... uğur böcüğüm benim:'') sen benim uğurumsun işte yanımda olmasan bile varlığın bana uğur getirio senin varlığınla inandığım değerler uğruna savaşıp mücadele ediyorum ve korkmuyorum çünkü sen varsın...

ÜMİTLERİM... beklentilerim hep senin üzerine kurulu hayattaki tek ve en büyük ümidimsin... UNUTMA İNSANLAR ÜMİT ETMEDEN YAŞAYAMAZLARMIŞ...

VAZGEÇİLMEZİM... YARDAN GEÇİLMEZ DERLER YA BENDE SENDEN GEÇEMEM bu yeter sanırım.
YAŞAMA HEVESİM... senin sevginle yeniden tutundum hayata. o çok sevdiğim papatyalara bayılarak yediğim çileklere yeniden gülerek baktım... hevesle sevinçle yaşamayı öğrendim...

ZAFERLERİM... İŞTE BU YA SENİ ANLATAN EN ÖNEMLİ KELİME BU BELKİDE... SENDE KAZANDIM HERŞEYİ... AŞKIMI, SEVGİMİ, GÜVENİ, SAYGIYI, İNANCI, MUTLULUĞU, HÜZNÜ BİLE...

KISACASI HAYATI SENLE SENDE KAZANDIM...

SENİ KAZANDIM...

VE SEN EN BÜYÜK ZAFERİMSİN...


kaynak-teknikarena
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 24 Haz 2007, 23:20

Gözlerini Öpüyorum Parmak Uçlarımda Asılı Yüreğimle



Demlenmiş bir çayın dudaklarımda bıraktığı buruk tadını silip her zaman oturduğum altı numaralı bilgisayarın " sık aralı" klavyesine sarıldım yine. Ağustos sıcağında dışarıda rüzgarın toprakla dansını bekleyen insanlara inat ben seninle konuşmaya geldim yine. Mesafeleri unutup gözlerindeki sarı denizlerin üzerinde yüreğini solumaya gelmek.Utangaç bakışlarından düşen gözyaşlarını sağıp Ağustos sıcağında bir damla su isteyen çiceklerin dudaklarını yıkamak.Aramızda bir klavye miktarı uzaklığa inat nefesinden gökyüzüne yükselen çığlıkları yüreğime ilmeklemek ve yüreğinde demlenmiş bahar rüzgarlarıyla Ağustos sıcaklığında serinlemek. Yüreğimi kelimelere indirgeyip yavan düşlerimi senin gözlerindeki ışıkla yıkamaya geldim. Dile gelmiş özlemlerimi gözlerimden akıtıp yine sana koştum yürek mürekkebinin sen kokan satırlarıyla. Evet, her gün bıkmadan usanmadan birşeyler karalamak yalnızlığın buzdan sarkıtlarına. Ama olsun bir yerlerde okuduğunu biliyorum. Gül bahçesinde gezinen yüreğini yetim kelebeklerin sırtına motiflemek gibi kelimeleri süsleyerek " yüreğimdeki seni " anlatıyorum suyun gözyaşlarına. Yazmak, yüreğimi sana akan bir nehrin bir avuç damlası görüp seni yazmak fakir mürekkebin aşk kokan damlalarıyla. Yazmak, seninle konuşmak gibi huzur verici. Göremediğim gözlerini öpüyorum ellerimin dokunduğu klavye sıcaklığında. Dokunamadığım yüreğine bakakalıyorum sana yazdığım satırların ardına konan kırık noktalarında.

Yıldızların gökyüzünde karanlıkla dans edişine tanıklık ediyorum ikimizin şarkısında. Düşler büyütüyorum kısır hayatın yalnızlık sancılarında. Seni büyütüyorum gözlerimin yamalı yaşlarında. Gözlerimden akan yaş olursun bazen , bazen de umudu soluduğum hayat. Gem vurulmuş geçmişime inat seninle seviyorum hayatı. Ayrılıklarda hiç ölmemişcesine seninle soluyorum aşkı ve sevdayı. Köpüğü kirlenmemiş denizlerin hala var olduğu dünyaya yüzümü çevirip sende öğreniyorum bir yudum sevginin nasıl yettiğini. Sofralara oturuyorum, katığım biliyorum taze gülüşlerini. Susuzluğa inat yüreğine bırakıyorum dudaklarımı, her damlasında Cennetin ırmaklarını yıkanıyormuşcasına.Solmuş dudaklarıma yüreğinin kaçamak öpüşlerini sürüyorum. Sevginle tazeleniyor bir dakika önce ölmüş hücrelerim. Seninle gülümsüyor gözlerim..

Yokluğuna inat varlığında yaşamaya çalışıyorum. Bir yudum sevginle, umut kokan sesinle soyağacının kırık dallarına tutunuyorum. Merak etme sevdiğim; düşmeyeceğim kör uçurumlara. Sen varken, sevgin kalbimde dururken acıya yenilmeyeceğim. İrinleşmiş acıyı gögüslenip küçük denizlerin umut dalgalarında yıkayacağım kanayan dizlerimi. Üzerime düşlerimi giyinip her akşam parmak uçlarımda nefes alan yüreğine konuk olmaya geleceğim. Bir çayın iki dudağımın arasına bıraktığı buruk sevda tohumlarını yüreğinin düş tarlalarına ekmeye geleceğim. Bazen seni aynı yerde bulamasam da sana olan sözcüklerimi sabah ezanına emanet edip seni " yüreğimde " sevmeye devam edeceğim.

Unutmadan sevdiğim; seni yalnızlığın küf kokan raflarına kaldırmak için sevmedim. Ya da şehirlerarası yolculuğa çıkmış bir yolcunun ilk ve son kez uğradığı çay bahçesini unutması gibi değil; seni bir nefes alışım bilip varlığınla yaşayıp varlığında gülümsebilmek ölüme. Senin yüreğinde baharlara taze gelin edilmiş düşleri sevdim ben. Her nefesinden gökyüzüne kanatlanan kelebeklerin gözlerinde gülümseyen yüzünü sevdim sevgili. Baharlarını severken karakışlarını elimin tersiyle itelemedim. Karakışlarında arsız fırtınalarda üşüyüp varlığının sıcaklığında ısınmak. Akan gözyaşın olup toprağa düşmeyi, gülüşün olup baharlara gelin olmayı sevdim sevdiğim.

Biliyorum, bir yalanın gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi. Aşkın imkansızlığına inat beklemeleri sevdik biz. Yan yana gelmemiş iki kelimenin oluşturduğu sevda cümlesiydik biz seninle. Aşkımızı kırık belli noktalarla son vermeyi değil; virgüllerle yaşatmayı sevdik. Sırtları birbirlerinin sırtına hiç yaslanmamış iki çınar ağacının toprağın altındaki kökleriyle konuşması gibi biz seninle imkansızlığın bir avuç güneşinde sevdik birbirimizi.

Kelimelerin en yalın halinde dans ettik seninle. Bir simitin ikiye bölünmüş halinin küçük sevinçlerinde büyüttük içimizdeki cocuğu. Gecenin karanlığında mum aleviyle aydınlanan yollarında ellerimizi tutmadan yürüdük seninle. Evet, ellerimiz birbirini hiçbir zaman tutmadı ama yüreklerimiz hep aynı saftaydı.. Aynı havayı soluduk, yağmur olup güneşin avuçlarında kuruduk. Ayaküstü yaşanılan sevdalara inat bir yudum sevgiyle doyduk. Ses olduk, karanlığın içinde tükettik kelimeleri. Sevda motifi olup birbirimizi yüreğimize dokuduk. Yol olduk, sevdaya giden rüzgarların gülümsediği imkansızlık olduk seninle. Dua olduk, yağdık kurak sahralara. Birbirimizden ayrı geçen saatleri yokluk harcına katıp ve sevda çimentosunyla karıp imkansızlığın çökmüş duvarlarına sevdamızı ördük. Hiç yıkılmayacaktı sevdamız. Rüzgarlara inat, hırçın fırtınalara inat ayakta kalacaktık. Çünkü biz imkansızlığın içinde birbirimizi en yalın haliyle yaşadık. Biz seninle köpüğü kirlenmemiş sarı denizlerin üzerinde gezinen iki sevdaydık Hasrete gebe kalıp vuslatın doğum sancılarına inat Ahirette gülümseyecek sevdanın tek cümlelik satırıydık biz..

" İmkansızlığın gölgesinde birbirlerinin gözleriyle güneşlenip birbirlerinin yürekleriyle gülümseyen bir sevdaydık biz.."

8 Ağustos 2006 22.10

İsmail Sarıgene
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 18 Ağu 2007, 09:07

[align=center]Alışma Bana Yüreğim

Resim
Kelimelerin büyüsü kayboluyor sanki yavaş yavaş.. Öncelerde tek bir kelimem yeterken yüreğine akmama, şimdilerde ise bir dizi kelime yetmiyor ruhuna dokunmama... Oysa ki, aşktan öte bir duyguyla bağlıyım ben sana..

Hani 'öyle alıştım ki sana, benden bir parça oldun sanki' demiştin bana.. Alışma sevgili, sakın alışma bana. Alışkanlık önce heyecanı unutturur sonra ardından sıradanlık gelir çarçabuk. En sonda aşk yüreğinden çıkar gider ne olduğunu anlamadan.. Alışma bu yüzden bana, ne olur alışma. Aşkımı yüreğinden çıkarma..

Her an elinden kayıverecek bir kum tanesi olduğumu düşün. En ufak bir rüzgarda uçuverecek, bir yağmur damlasıyla akıp gidecek bir kum tanesi... Önce yüreğinde sakla o kum tanesini.. Kimseler görmesin. Hani derler ya 'aşkımıza nazar değmesin'.. Görmesin kimse beni yüreğinde, sonra da yüreğinde unut beni. Yaşarım orda sessiz, kimsesiz.. Ama alıştım deme bana, hayatında olmama alışma sevgili, çünkü ben bir kum tanesiyim senin elinde.

Sana şimdilerde sadece yüreğim demek istiyorum sevgili.. Sana yüreğim demek istiyorum.. Öyle büyük ki benim yüreğim.. Şairin de dediği gibi 'seni yüreğim kadar seviyorum'.

Sana 'yüreğim' demek istiyorum, çünkü her atışında bana yaşadığımı hissettirendir yüreğim.
Sana 'yüreğim' demek istiyorum, çünkü en değerli varlığım, yaşama nedenimdir yüreğim.

Bir kum tanesiyim ben..ürkek, narin, kırılgan.. öfkesi rüzgarla birleşince yüzünü acıtan bir kum tanesi.. Yüreği başka bedende atan, sevgisi dünyalar kadar olan.. Yok yok dünyalar kadar değil, ne güzel de demiş ya şair 'seni yüreğim kadar seviyorum'...

Binlerce kum tanesi içinde bir kum tanesiyim sadece..
Sana aşık, sana deli..
Bırak seveyim seni zamansızlıklar içinde..
Elinden kaymama izin verme 'yüreğim'..
Sana alışmama da..[/align]



kaynak-forumözel
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 22 Ağu 2007, 10:51

[align=center]Eğer Yüreğindeysem Sil Gözyaşlarımı


"Hiç sevmedim kimseyi senin kadar....
Yüreğim yanmadı hiç bu kadar..."


Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düşündünüz mü ve neleri yıkabiliyor tek başına ? Bir eli tutmak bir insanı hayata bağlamakla eş değerde olabiliyorsa eğer bunun adı ''AŞK'tır. Böyle bir eli tutmak hayatı bulmaktır belki de....
Resim

Hiç sevmedim seni sevdiğim kadar dersin birine ve sonra onun arkasına dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata bağlamak bir eliyle o verdiği hayatı geri almak gibi... Bazen mecburu ayrılıklar mecburi acılar yaratır. Bile bile kapıyı aralık bırakırsın ve tüm yalnızlığın ve hüznün içeri dolmasına izin verirsin. Buna rağmen aklının bir köşesinde sonsuzluk vardır.

Resim

Bitmedik , bitemez , bitmeyecek... Bir ömrü bir aşka adamaktır bu belki ve elbette yürek ister ayrıysan. Dönüş yolları geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanına beklersin hayatının ışığının o derin karanlıktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir şeyi gözlerinin buğusundan ve kalbinin karanlığından... Beklemek zordur eğer beklenen kalbinden çok uzakta ise...
Resim

"Çok yalnızım, seninle bir yarım...
Eğer elindeyse ne olur çal kapımı,
Eğer yüreğindeysem ne olur sil göz yaşımı.."

Bir hayatı kaybetmek bir elin sıcaklığını kaybetmekle eş değerse işte bu ''AŞK''tır. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sıcaklığa terk edersin o el senden uzaklaşırken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir...

Resim

Ne kadar umut edersen et korkular rahat bırakmaz aklını ve umudunu köreltir sonsuz telaşların o bekleyişte. İsyanın yükselir bastıramazsın çektiğin yalnızlığın en acımasız yanı canını yakmaya başlayınca. Tanrıya yalvarırsın son bir şans diye gerçekleşmeyeceğini bildiğin halde. Umudun ve benliğin avuçlarının arasından akıp gider. Ruhsuz, umutsuz ve benliksiz kalırsın bir başına. Zaman acımasızlaşır ağladıkça..

"Gel... Korkuyorum... Nefes alamıyorum. Eğer hala dudaklarında ismim varsa gel... Sıcaklığın olmadan tutunamıyorum..."

Hatanın üstüne hata ekleyerek yaşıyoruz. Bile bile kaçırdık belki de o treni. Beklemek için çok geç , vazgeçmek içinse çok erken. Bir ömre bedelse bile geç kalınmış bir mutluluktan vazgeçmiyorum. Verilen sözler unutulmamalı, ben unutmadım...

Resim

"Eğer elindeyse ne olur çal kapımı,
Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşımı.. "
[/align][/b]


alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Mesajgönderen esengül » 16 Eyl 2007, 05:33

[align=center]Sen Geldin...



Zihninde hiç kimseye söyleyemediği hayallerini saklayan küçük bir çocuk gibi hissediyorum kendimi, monitörü kapattıktan sonra sevgimi bir daha söyleyemiyorum, yaşananları hissedemiyorum. Bütün çocuklar gibi ben de uzun zamandır hayallerimi sevdim, imkânsız olduğunu sandığım zamanlarda bile yüreğime dokunan, içimdeki beni gören bir sevgiyi hayal ettim. Tutunduğum hayalimi, bu sevgi karşıma çıkacak diye hiç ümitlenmeden sevdim, sen geldin. Artık hayalimi değil seni seviyorum, hayalimden daha çok seviyorum, bulmadan kaybettiğim seni seviyorum. Artık hiç bir şeyi kaybetme korkum kalmadı, önceden olmayan bir sevgiyi düşlerdim, şimdi öznesi olan sevgimin umutlardan uzak düşleriyle yüreğimi sevindirmeye çalışıyorum. Demek vardın, demek bu yaşamın içindeydin ve bir başka beldede uzanamadığım, göremediğim yüreğinle belki de sen de gerçek sevgiyi özlüyordun. Güneş toprağa kavuşamıyor, kuşlar yıldızlara ulaşamıyor ama anladım ki geç kaldığım bir noktada sevgi bana ulaşıyor. Yine de umudun yittiği yerde umutları düşlere gömerek seviyorum. Sevdiğimin daha ne kadar "orada" kalacağını bilemiyorum ama orada kalacağına dair ümitler ekiyorum yüreğime. Bu yaşamda herkesin dünyaya kapalı bir hikayesi var, kimseye anlatamadığı güzellikleri var, bir ağacın bile konuşmadan anlatamadan yakınında yaslandığı bir başka ağaç var, benimse yazmak dışında aşkı anlatabildiğim beni dinleyen sadece bir yüreğim var. Aşk gerçek kimliğinizi bulmanızı sağlıyor, bir anda insanların içerisinde dolaşırken bu dünyada bir yer kapladığınızı, mutluluk için bir fayda sağladığınızı hissedebiliyorsunuz. Yüreğimle yaşayamadığım anların yaşamın içinde yok olduğunu unutuyorum, aslında bu dünyada ne kadar az kaldığımı daha önce fark etmeliydim ve bu öncelerin içinde seni fark etmeliydim. Tesadüf diye bir şey yoktur bu alemde, senin benimle karşılaşman tesadüf olamaz, bu başka bir şey. Artık akşam gittiğim mekanlarda beni sen karşılayacakmışsın gibi umutlar besliyorum, kapıların arkasında sen varmışsın gibi heyecanlanıyorum, başımı her yana çevirişimde sesin hep yüreğimde yankılanıyor, sesin geldiği yeri aramıyorum artık biliyorum ki yüreğimde sende.
[/align]



kaynak-teknikarena
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Yüreğine adı'mı astım...

Mesajgönderen esengül » 29 Ara 2007, 15:18

Geç Kalan Sevgi

Bundan iki yıl önceydi ve bir telefonla başlamıştı herşey; merhaba diyen bir
ses ve ben türkiyedeyim karşı cevap bende kuşadasındayım olmuştu bana bir
saatlik bile olsa seni görmeye geleceğim demişti.
Çok mutluydum hiç beklemediğim bir anda gelen bir telefondu nedenini
bilmediğim bir mutluluk sarmıştı içimi ve pgün geçmek bilmiyordu derken
meraklanmaya ve heyecanlanmaya başlamıştım ve dayanamayıp aradım manisada
olduğunu aracın arıza yaptığını ve ne olursa olsun saat kaç olursa olsun
geleceğim demişti geçmek bilmeyen saatler başlamıştı ve derken geldiğini
bildiren bir telefon aldım...

Oturup kahve içtik epeyce sohbet ettik derken ada'nın içine indik ve bir
kadeh şarap herşey okadar doğal ve güzeldiki derken bir beyaz gül; saat
okadar çabuk geçmiştiki ne olduğunu anlayamadan senin arkandan el salladım.
Sonrasında birkaç telefon görüşmesi ve çok uzun süren bir sessizlik neden
niye anlayamamıştım ne olmuştu bildiğim tek şey vardı böyle olmamalıydı.

Aradan çok uzun bir süre geçti ve bir gün sana süprizim olduğunu söyledim
ciddi bir olay olduğunu evlenmeyi düşündüğümüzü bana birşey demedin ve çok
uzun süren bir bekleyiş daha derken hiç beklemediğim bir anda telefonum
çaldı adını ekranda görünce şaşırmıştım heyecanlanmıştım sendin ve
davetiyemi alamadığını merak ettiğini söyledin bende merak edilecek bir olay
olmadığını 22 kasıma gün aldığımızı söyledim.

Ne kadar garipti anlatmasıda anlamasıda zordu seninle konuştuktan sonra
kendime gelmem zaman alıyordu nedendi neydi bunun adı ne birtürlü
anlayamıyordum. haklı çıkmıştım seninle görüşmemizin hemen ardından bana
yazdığın bir gerçek vardı beni anlamadın anlasaydın şimdi yanimda olacaktın
evlenmiş olacaktık...... Nedennn neden neden neden bu kadar geç
kalmıştık kendime soruyordum sana soruyordum içim acıyordu çokkkk ben ne
yapmıştım sen ne yapmıştın şimdimi söylenirdi bu geç kalmıştık çok geç
kalmıştık ve ben kendimde değildim ağlıyordum gülüyordum şaşırıyordum ne
yapacağımı bilmiyordum duygularım karışıktı kendimde değildim ve neler
oluyordu böyle seni bulduğum anda kaybetmiştim içim gerçekten acıyordu.....

9 Kasım akşamı hiç beklemediğim bir anda telim çaldı arayan sendin sesini
duymak ve yine dalıp gitmek çok acıydı acı olduğu kadarda güzeldi mutluydum
ve telefonu açtım yine merhaba diyen sesini duydum bana türkiyede olduğunu
ve yarın halkalıda işin olduğunu ve daha sonrasında bir kahve içebilirmiyiz
diyen sesini şimdi bile duyuyorum sendinnnnn sana nasıl vaktim yok yada
hayır diyebilirdimki konuşmamızda işin bitince arayacaktın öyle kapatmıştık
o gece zaman geçmek bilmiyordu sabah olmuyordu derken uyuya kalmışım seni
düşünürken sabah kalktım kızımla oynuyorduk sohbet ediyorduk ve sen vardın
biryerlerde derken telefon çaldı ve bana işinin bittiğini söyledin okadar
şaşkındımki ben yeni kalktım diyebildim bukadar çabukmu işin bitti diye
sordum, bana ne kadar zamanda hazırlanacağımı sordun ve adresi istedin bende
söyledim 20 dk. sürer dedim nasıl can atıyordum seni görmek içi sanırım
okadar zaman almadı hazırlanmam ve aşağıya indim sen gelmiştin ve burdaydın
beni görünce arabadan indin ve hoşgeldin dedim öpüştük arabaya bindik ve
kahve içmek için epeyce yer aradık derken sarayburnuna gittik.

Arabada oturuyorduk sen kahveni bende çayımı içiyorduk denizi seyrediyor
genel konuları konuşuyorduk herçey çok güzeldi beni konuşuyorduk seni
konuşuyorduk ama biz yoktu bizimle konuşaulacak birşey yoktu derken bana
kahvaltı yapıp yapmadığımı sordun yapmamıştım birlikte balık yemeye gittik
galata ya beraber yürüyorduk bana okadar yakındınki uzansam tutacaktım
dokunacaktım; bana uzaktın seni kaybetmiştim nasıl dokunabilirdimki ama
gözlerin herşeyi söylüyordu bakarken bakışlarımı kaçırıyordum dalıyordum
seni görüyordum baktığım heryerde sen vardın.
Mutluydum seninle olmak güzeldi seninle aynı havayı solumak karşında olmak
seni görmek seninle olmak güzeldi kalktık otoparka yürüdük eve geliyorduk
senden ayrılacaktım ve belkide uzun süre birdaha görmeyecektim ben bunları
düşünürken sen kahve içmeye vaktin varmı diye sordun hayır demem mümkünmüydü
kafeye gittik bakışların okadar derindiki biraz cesaretim olsa herşeyi siler
yeniden başlardım sen mutluydun ben mutluydum ama biz yoktu.

Kalkmıştık eve bırakacaktın beni trafik okadar yoğunduki açılmasın diyordun
sen dile getiriyor bense içimden dualar ediyordum senden ayrılacaktım sen
olmayacaktın gitme kal diyemiyordum sende birşey söylemiyordun gözlerin
anlatıyordu sadece içimden haykırmak geliyordu sesim çıkmıyordu evin önüne
gelmiştik arabadan indiğimde elini tutarak sana iyi yolculuklar diledim ve
öptüm sende bana 22 kasımda süpriz yapabilirim dedin elim elinden ayrılırken
arkamı dönerek kaldırıma doğru yürümeye başladım ve sakın öyle birşey yapma
yoksa herşeyi silerim dedim....

Kaldırımda durdum ve sen döndün camdan bana kızını benim için öp dedin ben
el salldım ve seni kaybettim....

Seni içime hapsetmiştim sen içimdeydin seni seviyorum......

Geç kalan sevgilereeeeeeeee


Nurdan Ozan
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Yüreğine adı'mı astım...

Mesajgönderen esengül » 12 Şub 2008, 11:18

[center]YÜREĞİM SUS!

gözyaslarım süzülüp dökülmesin üzerine…
gökyüzü benimle aglarken ismini yüregine kazısanda sevdigini anlatacak gücünvar mı?..


dudaklarım ismini söylesede, kollarım hayalini sarsada icimi acıtmaktan baska yaptıgın var mı?..


umutlardır insanın sarılacagı,gözlerin bakıslarıdır sevdigini anlatan…
sözlerdir aciz kalıp sevgiyi anlatamayan..
yanlıs anlama yüregim aglamak istemiyorum..
icimi acıtmaktan,gözlerimi aglatmaktan baska yaptıgın var mı?..

her sarkıda hüzünlenip kahrolmaktan,bizim sarkımızda kahırlar dolusu aglamaktan…
hayalleri ,kanayan yaralarına sarmaktan baska yaptıgın var mı?..

yıldızlara benzetip ellerimi uzatıp tutamamaktan, gökkusagını saclarına tac yapamamaktan,
rüzgarların kanatlarına sevdamı yazmaktan,
dudaklarımdaki buseleri kırılıp yerlere dökmekten baska yaptıgın var mı ?


sus be yüregim sus!!
köz yapma yaralarımı, yaralarıma saracak sevdam mı var..

gözyaslarıma dokunacak ellermi var..
yoksa sana sunulacak bir dilim ask mı var..

ne olur sus yüregim !!!

deli rüzgar olup esme, esipte canımı acıtma..
gözlerime kanları doldurma, kefen yapma bedenime herseyi…

sus ne olur…
sus ne olur!..

acıtma canımı bu kadar,dayanacak gücüm yok biliyorsun…

senide cıkarıp canlı canlı gömerim yüregim…
ne olur sussss !!!


[/center]
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26371
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: Yüreğine adı'mı astım...

Mesajgönderen Şirine » 08 Ara 2008, 02:27

Gizli Yaram Kan Kaybediyor...

Gecelerin sabahına her uyanışında aklıma düşüşüne anlam veremiyorum. Adını her anımsadığımda yüreğimin sıkışıp kasılmalarına engel olamıyorum. Kelimelerin düğümlenişine , sıraya koyamayışıma, anlamsız öylece havada asılı bıraktığıma inanamıyorum.

Kiminle göz göze gelsem gözlerini aradığımı fark ettiğimi anladığımda neden diye soruyorum suskunluğu kendime… sonra; sonra mavi ile yeşilin karışımı gözlerin baskın çıkıyor sorularıma , bir bildiği vardır diye. Ama bu bilinmezliğin beni çaresiz bırakmasına dayanamıyor yüreğim.. Her geçen gün daha da büyük bir acı ile sıkıştırmakta beni.

Yorulmaktayım artık sana çıkan yollarımı değiştirmekten; sakınmak ister yüreğim kendini senden Gizli yaram….. Ne yazıktır ki hiç de başarılı olamamakla birlikte zamana bıraktığım yüreğim avuçlarına ulaşmayı beklemekte, güneşin sabahı beklediği gibi, yıldızların geceleri hasret giderdikleri gibi.

Bense bu karmaşanın içinde elim kolum bağlı zamanla birlikte yürümekteyim;
kendime sorup da cevaplarını bilmek istemediklerimle…..

Mum yanıyordu ben onu dinlerken..
Yüreğim de yandı o titrek, minicik alevle..

Ve bir mumun ömrü kadar sürdü kanayan yaramın durması..

Gitti...

...ve Gizli Yaram kan kaybetmeye kaldığı yerden devam ediyor...
Şirine
Süper Üye
Süper Üye
 
Mesajlar: 2794
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Facebook


Dön Düz Yazılar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron
egemdizayn
nostaljim facebook

Inline HTML