-sevgiliye mektup-

Beğendiğiniz yazarların kaleminden....

Moderatör: esengül

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen ussa » 24 Şub 2008, 18:06

SEVGİNİN İPUCU NEYDİ
sevginin ip uçları neydi ya sevgi neydi gerçekte sevgi aşk varmıydı yoksa hepsi sevgiliye ulaşana kadar içimizde büyütüp beslediğimiz sonra ona ulaştığımızda kendiliğinden kaybolup giden heveslerimizdi acaba allah bu özelliği sadece insanamı vermişti aa biraz düşününce aslında her canlı aynıydı hayvanlar bile amaçlarına ulaşana kadar eşlerine kur yapıyor sonra her şey annenin sırtına yükleniyor yani aslında ortada sevgi var var ama sürekliliği yok insan ben aşığım seviyorum diyor onun için ölürüm diyor belkide gerçekten onun için ölür ama önemli olan hep sonralar sonrası hakkında hiç bir ip ucu yok onun için ölürüm diyen adını duyduğunda bile heyacandan kalbi titreyen biri nasıl oluyorda beraber olunca hayatı paylaşınca ve zaman ilerleyince aynı duyguyu kaybediyor sevgi aşk bitiyor o tertemiz sevginin yerini kavga tartışma alıyor yanisi sevginin neden bittiğini anlayamıyorum bunu kimseyede anlatamıyorum anlattıklarımda beni anlamıyor eğer bu mektubu okuyan olursa ve sevginin neden bittiğini bilen varsa bana söylesin
ussa
Bizden Biri
 
Mesajlar: 299
Kayıt: 01 Oca 2007, 01:53

Re: -sevgiliye mektup-

Google Reklam
 

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 26 Şub 2008, 14:13

Sanadır Ey Sewgılı Bu Mektup,
nasıl anlatsam bilmıyorum parmaklarım yazamıyor tıtrıyor hasretın benlıgımı kavuruyor ne gecen aylar nede yılllar kısacası mewsımleer yetmıyor bendekı seni yok etmeye....
özlemındır benı yakan özlemındır beni yıkan yapılan bir hatanın bir ömre mal oldugunu söylemedıler sewgılı bilsem yaparmıydım bilsem üzermıydım seni aff et benı bile diyemıyorum sana o denizin engın derınlıklerındekı gibi olan gözlerıne bakıp keske seni sewdıgımı haykıra bilseydım gec olmadan keske o gun söyleseydım gec kalmazdım belkı yenı bir sayfa acılırdı....
bana gıt bir sansın var ama bu son deseler yemın ederım ey sewgılı aff dılerdım seni üzmezdım kıyamazdım sna gel desen gelmemmı sanıyosun simdi gelırım yuzum yok ama bu satırları yazıyorum yazarken göz yaslarımı murekkep yapıyorum..
meger sensızlık ne kadar zormus unutmak için ne yaptıysam kaar etmedı etmıyor.
Aff diliyorum işte senden o guzel gözlerıne bakamıyorum bunu soylerken sana satırlar la yazmaya anlatmaya calısıyorum bu satırları yazarken bana verdıgın o gule bakıyorum hanı seni seviyorum yazdıgın yapraklarına işte işte gul hala saklıyorum senden kalantek sey o solmus kurumus gul..
B iliyorum bazı seyler için cok gec kaldım ,dün gece gordugumbir ruyadan hiç uyanmak istemedım sewgılı sen vardın kollarındaydım hiç durmadan dans edıyorduk seninle buyulu bi muzık eslıgınde ne olurdu bitmeseydı o ruya yada hiç uyanmasaydım yalnız sunu bil ben bir tek seni sewdım sna inandım guzel gözlum bi gun gel desen aff ettım desen elını versen o elı buyyuk bı mutlulukla tutar sımsıkı tutardım bırakmmamak üzere uykular zehır oldu bana sewgılı gecerle paylasıyorum sensızlıgımı siirlerımde anlatıyorum sana olan özlemımı kalbinin derınlıklerındeyse mezarım kulak ver ordakı sese seni sewıyorum özluyorum. sana son bişey diyorum mutlulukların en guzelı seninle olsun sewgılı senmutluysan bende mutluyum nerede olursam olayım.ister uzakta ister mezarda sen mutluysan ben bilirim bende mutlu olurum.......

yzn: berlin


kaynak-kampüsteyim
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 10 Mar 2008, 11:47

Bu sana yazacağım son mektubum olacak …
Nasıl ve nereden başlayacağım bilmiyorum! Ama ,Bir yerden başlamalıyım…
Senin gidişinden sonra, yani o kara günden sonra nasıl yaşadığımın farkında bile olamadım.

Zaman hızını alamadan geçiyordu,ve yaşam bana inat devam ediyordu ,ama ben de zaman, kavramını yitirmişti.Eğer ölmek yaşamaksa evet yaşıyordum,gülmek sadece dudakların yukarı kıvrılmasıysa evet gülüyordum,görmek sadece gözlerin açık olmasıysa evet görüyordum nereye baktığımı bilmeden…

Sen hala canlıyken yüreğimde ben buradan uzakta yanındayken yüreğimde dönemiyordum yanından, sana her geldiğimde dönüş yolumu bulamıyordum.

Anlayacağın herkese ölü bedenimle yaşadığıma inandırmaya çalışan bir cesetten farksızdım.Bu durumum ne kadar sürdü hatırlamıyorum bile artık, bir gün penceremden bakarken, yine görmeden !bir şey oldu gözlerimi harekete geçiren bir kıpırtı,küçücük bir kuştu, yalpalıyordu ve oda tıpkı benim gibi acı çekiyordu sanırım, bir ayağı kırıktı camı açtım farkında olmadan ,önce ürktü benden sonra kendini bıraktı, avcuma aldım sıcacıktı bedeni ve titriyordu incecik kemikleri değiyordu parmaklarıma, sonra ayağına baktım kırılmamıştı sadece yaralanmıştı hemen temizleyip sardım beklemeden sonra da besledim, ve kendine gelince penceren saldım uçtu gitti .

O küçücük bedeninle yaşama dört elle sarılmıştı her zorluğa rağmen, ben ise kendimi
Dipdiri mezara sokmuştum hem de senin için! sen buna değermiydin bunu hiç düşünmemiştim bile ..Oysa sen ne kadar mutluydun kimbilir benim senin için neler yaşadığımın farkında umrunda bile olmadan…

Ben sevmiştim hem de çok! Evet sadece ben sevmiştim. Bunu anlamam için neden bu kadar zaman geçmişti ,sen beni sevmemiştin ki! O halde yüreğimden de çıkmalıydın çıkarmalıydım. Sen zehirdin! her gün kanıma biraz daha karışan zehir! kurtulmalıydım senden,kurtulacaktım da. itiraf etmeliyim ki çok etkili bir zehirdin ,vücudumdan atmam kolay olmadı hiç,ama attım
SONUNDA...
Bu sabah güneş yeniden doğmuştu, sen olmadan da doğuyordu güneş işte! Eskisi gibi sıcak değildi ısıtmıyordu ama GÜNEŞTİ işte yeniden doğmuştu…
Bu SON mektubumdu sana aynı zamanda YÜREĞİMİN ÖZGÜRLÜĞE AÇILAN KANATLARIYLA Yeniden DOĞUŞUM….sensiz...

alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 12 Mar 2008, 15:21

Sevgiliye Mektup

Sevgilim
Aşkım
Candostum
Seni yüreğimde ve beynimde Yaşatarak başlıyorum.
Seni yüreğimde büyüttüm inanıyorum ki.
İnsanın en sağlam yeri olmalıdır yüreği
Yüreği boş olan adamın yaşam hakkı yoktur
İşte o zaman yaşamın ne zevki nede güzelliği vardır
Gül bahçesinde bir ota benzer
Ot da bir bitkidir
Ama bir gül bir papatya değildir.
Her satrımda aklıma gelen
"Seni Seviyorum" sözcüğü mevcut ama
Ne yapayım can dostum
Bu da bir tutku
Yaşamak istiyorum delice
Hırçınca dostça
Ve haykırmak istiyorum
Sevgiliyi buldum diye
Yer yerinden oynamalı
Her taş kendini bulmalı
Ne kınamak istiyorum nede kınanmak
Varsın isteyen kınasın
Ben seni buldum ya
Ne malda ne mülkte gözüm
Yeter ki......
Tükenmeyen sevgin olsun
Sevgi...
Öyle bulunması kolay olmayan her an bulabileceğin bi şeymi
Şunu bil ki candost
Sensiz yaşayamayacağım
Mazide olsan
Ölümüne dek yaşayacağım
Zehir olsanda içtiğimde
Katık olsan ekmeğimdesin
Ayakta durma direncimi sağladın
Sen bir harikasın
Seni kucaklamak
Duygularımla içime sokmak istiyorum
Şunu bilmeni isterim ki..
Seni çok seviyor ve özlüyorum
Bu mektupluk bu kadar can dost
Kendine ii bak
Sevgi ile kal

Şair : Cebrail Karadağ


Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen efdelya » 22 Mar 2008, 12:25

HOYRAT SEVDAMA!
Benim duvarlarim pembeye çalmaz sevgili! Dudaklarimdan hiç yapay tohumlara bulanmis süslü kelimeler çikmadi. Yüzüne haykirdiysam bu sevdanin adini; "Varligimsin, yoluna bas koydugumsun" dedim. Sana her gelisimde çikinimda ya sevdanin atesi oldu, ya bir kavga sebebi...
Benim agitlarim hiçbir kavalda ses bulmaz sevgili! Ben agidimi senin ikliminde yakmisim, senden baskasi duymamistir. Seni buldugum zemheri daginin dorugunda, henüz açmamis her bir tomurcugun kulagina kendi adimi okudum. Içini isitan her öpücügünde, sen diken diken açiverdin çiçegim. Benim agitlarim ellerime batan dikenlerineydi, sesim yalniz sesin kulaklarinaydi. Yikilisimi da senden baskasi görmezdi sevgili.
Benim senden baska korkum olamaz sevgili! Sen yüzünü ayriliga döndügünde, basima sevdam yikilir ve yigilirim topraga. Yasanmis degildir bendeki ölüm nöbetleri. Cesur, umursamaz bir benlikten çikar; aciz, korkak, yüreginde kalmanin pazarligini yapan bir benlige dönüsürüm. Ben gözlerine bakinca sen bana isigimsin derdin hep. Bilemedin sevgili çiçegim, o isik senin gözlerinden aksedendi gözlerime. Asil sen benim isigimsin be sevgili. Asil ben korkarmisim karanligindan...
Benim sevdam daha dogarken hoyratmis be sevgili! Simdi sen itiraz yagmurlarinda boguyorsun beni. Ellerim seni tutunca incitiyorsa eger, kaybetmek istemeyisindendir. Sen sevdam olunca benligimde olmussun. Yakalandigim bütün çöl firtinalarinda senin gözlerini de yakmisim. Düstügüm her zindanda seni de sürüklemisim kör kuyulara. Sevdam beni her yakisinda sen de yanmissin ey kadersiz sevgili. Bir özür borcum mu var? Bu sevdanin kabaligini bagisla sevgili.
Ve sevgili; kalemimden çikan her seyin senin için oldugunu biliyorken sevdamiz kivilcimlanirsa, o güzel gözlerin bugulanirsa, senden nefret edemem diyebilirsen içinden, hoyrat da olsa bu sevdanin hatrina beni de bagisla sevgili..
Seni seviyorum yüregimin devrimi...

alıntı
efdelya
Süper Üye
Süper Üye
 
Mesajlar: 3888
Kayıt: 19 Mar 2007, 15:10
Konum: Kocaeli

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen efdelya » 02 Nis 2008, 08:55

[center]

Bir Tek Sen Yetersin Bana

Resim


Ellerimde çocukluğumdan kalma rengarenk tebeşirler... Oturdum, yollara sana olan aşkımı çizmek istedim ama boşa bunlar! Hiç bir şey sevgimi anlatacak kadar özel olamadı.

Delicesine atıyor kalbim...Kimseyi görmüyor gözlerim...Fonda bizim şarkımız, yüreğimde sen, gönlünde ben.Bazen korkuyorum "biz'e" nazar değecek diye.Bazen korkuyorum kem gözlerin hedefi olacağız diye. Verdiğin nazar boncuğu hep benimle.Bizi koruyan da o sanırım.

Gözlerine bakmaya doyamadığım, benliğinde kaybolduğum, canıma can katan, hayatıma gül bahçelerini getiren adam iyi ki varsın, iyi benimlesin!


Ben ne yazı, ne kışı, ne baharı, ne güzü..
Sensiz hiç birini istemiyorum. Ne onu, ne bunu..
Hiç birini görmüyorum. Yaşıyorum seninle huzur dolu günleri.Kahrediyorum sensiz güneşi.Bir seni, bir beni istiyorum. Her geçen günü değil seninle olanları seviyorum.Her doğan güneşi değil, gecelerimi aydınlatan seni düşünüyorum.Eski hatıraları değil, seninle paylaştıgım anları yaşıyorum.




Kimse olmasın yalnız sen yetersin bana! Acısıyla, tatlısıyla ne olursa olsun seninle geçirdiğim her an aldığım nefesin hakkını verdiğimi düşündürüyorsun bana. Dünyayı bir başka görüyorum sayende, hayatı bir başka yaşıyorum. Sen yokken yaşları hiç eksik olmayan gözlerim gülüyor artık etrafa, sevgi tomurcukları bırakıyor dünyaya...

Senden ayrı geçen her saniye cehennem azabı gibi benim için. Sen yanımda yokken o kadar yalnız hissediyorum ki kendimi, yetmiyorum kendi kendime... Sen istiyorum her günüme.Haykırmak istiyorum karşıki dağlara "Beni alın götürün sevdiğime." diye.

Mutsuzluklar burda kalsın bir ben geleyim sana, sen de bana!

Seni Seviyorum...
[/center]
efdelya
Süper Üye
Süper Üye
 
Mesajlar: 3888
Kayıt: 19 Mar 2007, 15:10
Konum: Kocaeli

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 12 Nis 2008, 17:57

[center]Sevgilim



Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiy sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak..



Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli...



Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım.Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgar alıp seni, benden uzaklara götürüyor.



Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni.



Yoksun, gittin, tek başına koydun... Bu nasıl bir özlemdir, kendi gövdem ateşten bir gömlek.. yanıyorum..Yetti artık, yetiş n'olur dayanamıyorum.


Alıntı
[/center]
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 26 Nis 2008, 12:15

[center]GİDEN SEVGİLİYE

Olacaklardan habersiz, masum bir Eylül akşamı. Dışarıda yağan deli gibi yağmur ve delinin en delisi yüreğim yangın yeri. O gece duyduğun fırtına asıl benim yüreğimde koptu. Şimşekler çaktı beynimde, acımı görmezden geldin.
Sen ki bana kol kanat geren sevgili. Sen ki bana her şey olmuşken nasıl oldu da bir anda ayrılıkla tanıştırdın ruhlarımızı. Nasıl kıydın da, beni en dayanılmaz acıların orta yerinde bir başıma, öksüz bırakıp gittin. Tüylerimi ürperten ayrılığın ayazına maruz bıraktın beni. Kimsenin dudağından düşmeyecek bir şarkı olabilecekken seninle, bütün anılarımızı herkesin mırıldandığı sıradan bir şarkıya hapsedip gittin. Bak ; yalnızca seninleyken gün yüzüne çıkardığım içimdeki çocuk usul usul ağlıyor şimdi. Bu gece senden uzakta, yokluğunun yanı başından yazıyorum sana. Hayatta her şeyin bir bedeli vardır derler. Yok, gecelerdir akan göz yaşlarımın henüz ödenebilir bir bedeli yok bilesin. Düşünüyorum da neydi o çözemediğin kördüğüm, neydi ? Şimdi gecelere ödediğin bedel neyse, hakkını fazlasıyla vererek yapıyorlar işini. Her günün sonunda avukat misali seni savunuyorlar bana. Neden, niçin, nasıl diye sorguluyorlar yüreğimi ve beynimi. Sabahlara dek ayrılığımızın hesabını vermeye çalışıyorum olmuyor. Bitmek bilmeyen gecelerin karşısına taşıdığım yürekle dikiliyorum. Ardında bıraktıkların şahitlik ediyor yaşananlara. Bir gece sen haklı çıkıyorsun bu aşk hikayesinde, ertesi gece ben. Gün geliyor karara varamayıp, ikiye bölünüyor katran geceler. Kim bilir belki bölünen gecenin diğer yarısına sen de hesap veriyorsun benden habersiz.
Çünkü ben o kapıdan çıkarken çok şey bıraktım sana. Duvarlarda yankılanan muzur kahkahalarımı, aynalarda yüzümü, yastığında kokumu, o pencerenin önünde yağmura karışan göz yaşlarımı, evin her bir köşesine ellerimi bıraktım giderken. Söyle; özlemez misin hiç, dokundukça kanamaz mı içine yara olan hak etmeyişim, aynı sıradanlığı taşıyan her insan ayrıcalıklı kılmaz mı beni söyle. Biliyorum ; seninde bir yanın buruk kalacak ben olmayınca. Kimseyi koyamayacaksın yerime ve kimseyi benmişim gibi sevemeyeceksin benden sonra. Başka gözler görmesin, yabancı eller deymesin diye sendeki bana dokunulmazlık ilan ettim. Biten aşklar, tüketilen sevgiler yaşayacaksın belki ama ben hep aynı kalacağım içinde.
Seni sadece sen olduğun için kocaman bir yürekle, çıkarsız seven o kadın olarak kalacağım. Yaptığı sakarlıklar karşısında gülmemek için kendini zor tuttuğun o kadın, hasta olduğunda yanı başında bekleyen, seni kırdığını hissettiğinde kendi bin parçaya bölünen, sana bakarken içi titreyen, gözlerinin içi gülen, yüzünde belirmesine sebep olduğunu gördüğü her bir tebessümden çılgınca zevk alan o sevgi dolu yürek, fedakar, güçlü ve bir o kadar da hırçın kadın olarak kalacağım. Dinle bak ; Seni kendi gibi seven, kendinden bile çok düşünen o kadın yazıyor şimdi. Sarılmak istediği anda tepe taklak yuvarladığın, aşkını yalnızca yanındayken hissettiğin, yokluğunda yalnızlığa değiştiğin o kadın, her şeyi boş verip adını acımasızca huzursuzluk koyduğun o kadın yazıyor. Yaşlı gözlerle sarılıp, ağlaya ağlaya veda ettiğin o kadın yazıyor şimdi. Hadi okudukça gurur duy hırçın, ipe sapa gelmez, dizginleyemediğim mısralarımdan. Aynanın karşısına geçip gülümse hadi, hadi alkışla kendini canımın yarısı. Tebrikler küçük sevgilim, tebrikler sana büyük aşkım... Şimdi daha koşar adımlarla kaç kendinden, ben gidiyorum. Seni seve seve gidiyorum, içim yana yana gidiyorum. Huzurun adı bensizlikse eğer; senin için başımın tacı ederim ayrılığı, kul köle olurum yokluğuna. Ama değilse ; üvey aşklar canını yakmadan gel, başka eller tenine deymeden gel, ben benden gitmeden gel, ben senden geçmeden gel... Gel...
[/center]


Alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 01 May 2008, 23:10

SANA,ne zaman tutulduğumu hatırlamıyorum,üzerinden çok zaman geçti.
ama eminim,ilk tanıştığımız günlere denk geliyordur.
çünkü sen zaman içinde
sevileceklerden değilsin;hani uzun uzadıya,düşünülüp,ölçülüp,tartılacaklardan...
zaten böylesine aşk da denmez.
aşk dediğin,ilk görüşte gelir yerleşir insanın yüreğine...

o gün bugündür hiç eksilmedi
hiç eskimedi yüreğimdeki yerin.
sana her seferinde ilk günün heycanıyla dokundum,hep aynı tadı aldım.
aşk için bütün söylenenleri yalanlarcasına....
neydi beni sana bağlayan?
seninle geçen dakikalrın verdiği haz mı?
ah! evet.
insana''hiç bitmese'' dedirten o dakikalar..yoksa sende insanı kendine esir eden bir şeyler mi var?
sigara gibi,alkol gibi.

zaman zaman vazgeçmeye çalıştım senden.
insan tutkularından kurtulmak ister,suçlu hisseder kendini,korkar....
benimki de öyle bir şey işte.
ama hep kısa sürdü ayrılıklarımız.
ayrılık sonrası buluşmalarımızsa daha da coşkuluydu özlemin etkisiyle..

düşündüm de,
seninle hiç kötü anım yok.
oysa uzun beraberliklerde kaçınılmazdır ...
insanın ağladığı,üzüldüğü de olur.
ama yok işte.

yalnız sen son yıllarda çok değiştin.
daha mütevazıydın eskiden.
giyiminle,kuşamınla...
sende haklısın,zamana uymak lazım.

ben senin her halini seviyorum.hem biliyorum özünde aynısın...
''her halini seviyorum'' dedim seviyorum elbet
ama senin o tenin iyice yanık olduğu zamanlar var ya...
hani nerdeyse siyaha yakın...
işte o haline hiç doyamıyorum..!!!


hangi saatte,nerde aklıma düşeceğin hiç belli değil.
uykuda...sokakta..
biliyorsun,olur olmaz saatlerde arayıp buluyorum seni.
işin garip yanı ne biliyormusun?
senin için yanıp tutuşurken başkalarının da aynı duygular içinde olduğunu biliyorum.
hatta sana dokunduklarını da...
ve bu beni hiç rahatsız etmiyor.
seni paylaşabiliyorum yani.
kızamıyorum onlara ,biliyorum çünkü...sana karşı koymak mümkün değil.seninde gönlün epey geniş hani...
hepimize yetecek yer var gibi görünüyor...
aslında ilk günden beri biliyorum...
benimki tek taraflı bir aşk.
evet, her çağırdığmda koşup geldin.
beni hep mutlu ettin..
ama bir kez bile beni sevdiğini dile getirmedin.
sen sevmek için değil,sevilmek için yaratılmışsın.
bunu daha o günlerde anladım ve seni karşılık beklemeden sevdim.

işte böyle esmer sevgilim..
seni ömrümün sonuna kadar seveceğim.


alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 17 May 2008, 23:09

İŞTE GİDİYORUM
Belkide kaleme aldıgımm son satırlar bunlar. Sen şu an neredesin ve kim bilir
kiminlesin diye sormadan gidiyorum. Sormuyorum ve bir daha sormayacagımm. Sessiz
sedasız birkaç satır karalayacagım ve gidecegim. Biliyor musun; gitmek senin
kadar güzelmiş yeni anladım...

Şu anda hep her zaman, her damlasına aşık oldugum yagmur yagıyor. Sensiz,
damlaların cama vuruşunun bile tadı yok. Tamam itiraf ediyorum; sensiz
İstanbulun bile tadı yok. O bogazın kokusunu, dalgaların kayaları dövüşünü,
sogugunu, sıcagını, her an degişen havasını sevişim aşktan mıydı ki?

Yagmur yagıyor ve ben, sensiz bu güzellik bana haram diye bagırıyorum avazım
çıktıgınca. Gecenin en sessiz ve en bana ait olan saatleri. Düşünüyorum da bu
saatlerde nefes almaya başlamıştım ilkin. Biz zoru başarmıştık seninle, bir
araya gelmesi belki de olanaksız şiirleri, şarkıları ve hatta suskunlukları
buluşturmuştuk birlikte. Güneş üstümüze doguyordu. Biz kuş seslerini keyifle
dinliyorduk...

Aşkı aramıyordum ki ben. Sen ve ben, biz birbirimizi aramıyorduk ki. Ama bulduk
birbirimizi. Bulduktan sonra başladı kendimizi aramalarımız. Yok olmayı düşünen
ben, senin için binlerce yıl yaşamayı göze almıştım. Seni kalemin ucunda,
sayfaların ortasında bulmuştum. Ama sen...... Sen yaşamın içindeydin. Sana güzel
sözler söylemek istedim hep. Kelimeleri süsleyip süsleyip sunmak istedim sana.
Ama tek kelime çıktı hep dilimden. Gelincik... Bildigim en güzel şeydi,
hayatta tanıdıgım en güzel şeydin...

Bunları anı olsun diye yaşamadık. Ateşe de yagmura da, uçmak istedigimiz için
uçtuk. Ölecegimizi bilerek degil, ölecegimizi düşünmeden, istedigimiz için
uçtuk. Ben ateştim, sense deli bir yagmur...

Neyse biliyorum ki senin sonun yok ama artık ben gidiyorum. Çünkü her sorunun
karşılıgı, hayat böyle diyerek de verilebiliyor. Çünkü Çünkü ben aşıgım hala.

İşte GidiyoruM; Bir kaçış degil bu, yalanı yaşamaktansa bize bırakılan son şansı
kullanıyorum belki de. Kim bilir?...


alıntı
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 28 May 2008, 13:59

Seni çok özledim.. canımın yongası:

Seni çok özledim.. canımın yongası:

Bir bilsen bunu gözlerinin içine bakarak

söyleyebilmeyi ne çok isterdim...

Oysa sana diye başlayıp yazdıklarımı buruşturup bir kenara atıyorum.hiç bir kelime anlatamıyor senin yüreğinin güzelliğini.Sığlığıma dua genişliği katan gönlü güzelim.,sana sözlerimi susacakasırı gec ezele ebediyete belkide mahşere taşacak feryadım. En zoru da gözlerinin içine bakamamak görememek o fındık gibi küçücük o ki gözü...içlerine düşememek oysa gözlerinin derinliklerinde merdivensiz kalmayı esiirin olmayı dilerdim.Parangalar vurmana bile gerek yoktu forsa mahkumları gibi uysal bir sadık dost gibi dizlerinin dibine kıvrılabilmeliydim.Söyleyememek dilimin ucuna gelenleri,öylesine kaybettim ki seni..Bunun geri dönüşü yok sevgilim... İstiyorumki tartışmadanbir günü huzurla gecirebilmek..ah o mesafeler aramıza yılan gibi kıvrıla kıvrıla giren yollar bizi böyle nacar be bicare bırakıyor.Biliyorum yüreği güzelim hep imkansızlıklardan kaynaklanan mesafelerden kaynaklanan bir üzüntü yumağı bizimkisi nişan halkası diye hasreti geçirdik parmaklarımıza.Sevdiğim:gönlü güzelim derin yüreklim....sevdası özelim...sence ne edelim? Bence her çileye rağmen birbirimizi sevmeye devam edelim...._dejavü_

ilknur Aslan


Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 02 Haz 2008, 13:46

Seni Sensiz Sevebilmenin Bir Yolu Yokmu (1)

sana kuruyorum bütün düşlerimi
seninle deyil seni kendimden bile habersiz seviyorum
anlıyorum seni her görmelerimde
peşinden su gibi akmamdan anlıyorum varsın bende
varsın içimde seninle konuşurken sesimin titremesinden anlıyorum
anlıyorum sana bakarken gözlerinde kaybolmaktan
şaçmalıyorum kelimeler köşe kapmaca oynuyor benimle
birtürlü içimden geçenleri dilimden dökemiyorum duygularımın alayı olmuşum
kaçsam kaçamam senden mümkünatı yok hep gözlerimdesin
bir an bakışlarımdan süzülüp geçiyorsun
alayı olduğum duygularımından kurtar beni
dilimden dökülmeyen içimde köşe kapmaca olan kelimelerden arındır beni
sen kirpiklerinin arasından bakarken anlamsızca biliyormusun
ben bu masum belirsiz bakışa bile buz tutmuş bedenimden su gibi akıyorum
ve sen bu mısraları okurken bile kendinden habersiz
biliyorum begenerek okuyacak adına yazılmış olsa mutluluk duyacaksın
ve sen benim cesaretimi öyle öldürdünki
savaşçı ruhumu öyle esir ettinki
ne ölen yanım dirilir nede gözlerinin zindanından kurtulabilir
sen aslında ne beni bil nede bendeki seni
ben ölen yanımla zindan gözlerinde müebbete razıyım






Seni Sensiz Sevebilmenin Bir Yolu Yokmu (2)

bak bugünde yine belirsizlik oldun bende
bu nebiçim bir duygu tarifini bulamıyorum içimde
sanki bir kuşsun azıcık yaklaşsam uçuyorsun kalbimde
sabit tutamıyorum seni bedenimde
nerelerime kadar yayıldıysan o kadar varsın bende
bak biraz önce gördüm seni yine
manasız bakışın bile beni yerlebir edebiliyor
7.4 şiddetinde sarsılıyorum sen ne şahanesin
aklıma seni sevmekten başka birşey gelmeyen tek melegimsin
akreple yelkovan seni görmelerimi belirlerken
ben başım egik seni bekliyorum kirpiklerimi birbirinden ayırmıyorum
sanki kirpiklerim kapalı olunca seni göremicem ya
saçmalıyorum işte seni görünce sevmek gelmiyor aklıma
imkansızlığın tokat gibi vuruyor suratıma
sensizliginde seni görebilme ihtimali ile daha çok özlerken
gördügümde sevebilmek duygusu şaha kalkıyor çıldırıyorum melegim
senin beni görebilmen sana tesadüf,raslantı ama
benim seni görebilmem raslantıların tesadüflerin yaratıcısı...
kendinden habersiz melegim uyan yaratıcılığımın farkına var
farkına var akreple yelkovan seni izliyor uyan melegim uyan
ben saatimin zamanını durdurdum bilegimde taşıdığım sadece aksesuar
seni ilk rüyamda gördügümde ve uyandığımda saat 07:15 di
zamanı o anda saatimde durdurdum akreple yelkovan artık seni izliyor
sende uyan melegim sende uyan akreple yelkovan senide unutsun
birkere sadece birkere durdur zamanı ve farkıma var
zamanı bize kur seni görmelerimin tesadüf olmadığına inan
raslantılar benim eserim gözlerime bakarsan sende göreceksin seni
belkide kıskanırsın gözlerimdeki senden kendini
yok yok satırlar beni daha çok hırslandırıyor
sen böylesine dökülmemelisin dilime
akmamalısın kalemimden mürekkebime
birazda içimde kalmalısın yaşanabilme ihtimali ile





Seni Sensiz Sevebilmenin Bir Yolu Yokmu (3)

sen tapılacak kadınsın
sana olmazım yok demek için olmaları var ediyorum ben
seni her sabah görebilme ümidiyle uyanıyorum
geceleri uykularımı hayaline teslim ediyorum
gözlerimi bir milim kapamaya korkuyorum
hayaline bile sebaat ediyorum terkedilişim olmasın diye
sen rengi gözüme degmiş gönlüme kaçak girmiş kadınımsın
kalbimde ur gibisin hicranı sevdan ile öldürme beni
her gece hayalinle sevişiyorum tenimlede yaktın beni
yaa... sen nerelerime kadar yayılmışın sana tabib bulamadım ben
haykırışım oldun sokak sokak kaldırımlarda bıraktım sitemkar dilimi
seni üstündeki kumaştan saçlarının arasında gezinen taraktan kıskanıyorum
seni kaç defa öldürmek istesemde bende saklandığın yerde
ben katili oldukça duygularımın sen her seferinde tekrar dirildin içimde
olmuyor mahur gözlüm olmuyor aşk hükümsüz geziniyor
uzanıp avuçlarıma alamadığım mavinin içinde bir incisin
her ardından baktığımda sen giderken özgür bıraktığın kokunu
yağmur sonrası toprağın kokusu gibi içime çekiyorum
dağınık saçların beni günaha davet ediyor
sen beni cehenneme ben seni kalbimdeki cennete davet ediyorum
bana ait olmayan bir kadınsın işte kadersizligimin en büyügüsün sen
en büyügüsün kadınların hikayesini merak ettigim afrodit kadar
sende yaşanmadan tarih olacaksın ya... senide kalbim yazar

Sibel Gökmen Katrancı

Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen beloş » 22 Haz 2008, 17:06

[center]Sevgiliye Mektup

Merhaba gülüm,
Biliyor musun, sen gittikten sonra,
Günler sensizliğe isyan eder oldu,
Gecelerse öyle bir gaybana olmuş ki
Sorma gitsin...
Akvaryumdaki balıkları bir görsen,
Kumları didik didik yapıp,
Bir o yana bir bu yana gidip gelip, seni arıyorlar.
Kafesteki kuşumuz, boynunu büktü iyice,
Hep aynı tonda öter oldu,
Ardından gazel okuyor sanki.
Kahve tasın öylece duruyor,
Bilgisayarın kısa devre olmuş gibi,
Karanlık ekranıyla yüzüme bakıyor.
Bana gelince,
Bense zıpkın yemiş bir balık gibi çırpınıyorum,
Gözlerimde,
Hâlâ senin o hüzünlü gözlerin
Kulaklarımda, içimi gıcıklayan
O ipek gibi sesin,
Ve ve...
Ya gerisini de sen tahmin et işte.
Hadi kendine iyi bak gülüm,
O güzel alnından öpüyorum,
Bir an önce gel de bu hasretlik bitsin.
Bekliyorum,
Hani bir türkü var ya,
Hani senin çok sevdiğin ve hep duygulandığın,
Onun bir mısrasında
"Dış kapının önünde, iki avcumda yüzüm.." diyor
İşte öyle bekliyorum seni...


Turan Özdemir
[/center]
Adını kurutulmuş bir gül gibi yüreğimde saklıyorum
beloş
Moderatör
Moderatör
 
Mesajlar: 9638
Kayıt: 09 Oca 2008, 23:57

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen €mo$ » 23 Haz 2008, 12:00

Sevgiliye Mektup


Saçının telini dünyalara değişmem derdin ya ben kısacık kestirdim, o saçları hem sen yoktun ki zaten kim okşayacaktı?

Evlenmedim, kızlarım oğullarım olmadı. Ama dünyadaki tüm kimsesiz çocukları evlat edindim. Hepsinin saçlarında yıldızlar parladı, kaç doktor büyüttüm, bir bilsen hepsi de çok başarılı ameliyatlar yaptı. Kim derdi ki gülüm bir gün Leyla ünlü olacaktı, yayınevleri kitabını basacaktı, televizyonda kanaldan kanala koşacaktı.

Kim derdi ki gülüm o sana tapan kız bir gün seni unutacaktı. O hani;

'ocağında ateş olsam yar yar
pencerende güneş olsam yar yar
bahçende gülün olsam yar yar
dalında bülbül olsam yar yar'

diyen kız seni unutacaktı. Hani o kız gülüm, hani o kız sana her şeyden yakın olacaktı. Biliyor musun hep gülecek? Hep şiirden bahsedecek. Sen bilmeyeceksin yaralarını belki kitabını okuyanlar da. O, hep güldüğü için göğsünde kanamamış yaraları görmeyecekler sevgili.

O hayaller artık bize çok uzak sevgili, ben artık gece yatağında üşürken sevgilisini düşünen o küçük kız değilim. Ben gece yatağında üşürken elektrikli battaniyesinin fişini prize sokan kadınım. Ben hayallerimi seninle kurdum, hayallerim kirlenmedi nereye gittiği belli olmayan hayatlarda.

Evet sen hep vardın, yakındın. Evet beni bu gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller ayakta tuttu. En güzel şiirlerimi seni değil ama hayalini düşünerek yazdım. Ve ben seni değil gülüm, o hayali sevdim.

Bağışla sevdiğim şiirden başka bir şey gelmedi elimden karın gibi ikiz çocuk veremedim sana, hem biliyorsun evlenseydik, bizim, iki oğlumuz, iki kızımız olacaktı, kızımızın saçında yıldızlar parlayacaktı, her birinden aşıklar dilek tutacaktı, onun adı bahar olacaktı, aynı aşkımız gibi. Küçük oğlumuz ablasını kıskanacaktı. Büyük oğlumuz doktor olup, yaşlandığın zaman seni katarak ameliyatı yapacaktı. Küçük kızımız doğduğunda benim göğsüm yara olacak, sütüm akmayacaktı. Ama biz ona sevgimizi verecektik, mama yedirirken ve hep ellerinden öpecektik yavrucağı.

Evet sevdiğim ben o, gerçekleşmesi mümkün olmayan hayali sevdim. Aynı yalnızlığım gibi, çocuklarım gibi, şiirlerim gibi …

Ben senin hayalini sevdim sevgili

O HAYAL BANA HİÇ KAZIK ATMADI ÇÜNKÜ.



Leyla Akgül
Ey Kendini Nimetten Sayan Sevgili, Sen Beni İstemedin Sanma !
ALLAH (C.C) Nasip Görmedi O Kadar...
Konu Kapanmıştır.
€mo$
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 7203
Kayıt: 20 Eki 2006, 17:22
Konum: beLLi deqiL..

Re: -sevgiliye mektup-

Mesajgönderen esengül » 15 Tem 2008, 12:24


Neydi ki içimdeki bu “ahh”

Neydi ki içimdeki bu “ahh”
Sonsuzluğuma düğümlü günah…

Bendim, soğuk bir adın ardından koşar adım sürünen Bendim, ellerimde sakladığım düşleri parçalayıp kırık dökük mektuplara bürüyen

Issızlığıma çokluk sayacak kadarken, hep en yalnızlığım oldun neden?

Bir düşü anlatmanın kaç hali vardı dilimde? Kelimelere yüklenen hangi hal halimden haberdar edebilirdi? Hangi kelime bir gözyaşını gösterebilirdi? Yüzüm bile saklarken hüznü, bunu kelimeler başarabilir miydi?

Bir yaraya inatla tuz sürmekti her şey Ölüme giderken, sigara basmaktı içimdeki isme İsminin üzerindeki darp izlerinden sorgulanmalıydım belki Suçluydum Oysa isminde bulunan her iz benim ölüm sebebim oluyordu Suçluydun…


Tüm korkmalarımı acemi bir cesarete çevirip yürüdüm Hep kırıldım, hep düştüm…


Bildiklerimi kendimden saklamayı nereden öğrenmiştim ben? Kaç kez yutmuştum ömrümün çığlıklarını?

"Sen ya bir yanılgının yangınıydın ya da yazgının" Ardı yoktu / ötesi çoktu…Hiçbir harf yazmaktan öteye gidemiyordu ve hiçbir yazı, yazmak istediğin kadarı olamıyordu Ben gibi beceriksizleşiyordu…… Tüm acılarının parmak izlerini yüreğimde aramamalıydın Dillendiremediğin, bilemediğin tüm sahnelerin oyuncusuydu satırlarım Ben ikileminin kaçışlarıydım Yanlış adreslerdi avuçlarımda doğru yol diye sakladığım

Bilmek istenilmeyen her şey susarak dinlenirmiş meğer Bilinmek istenilmediğimde susulacak mıydım? Her aynada kendimi görmekten uzağım artık Göz bebeklerimde yatan yaraları tüküremiyorum geçmişe Sessizce çekip giderken düşlerimin can çekişlerine, içime gömdüğüm gözyaşlarımı sezemeyecek hiç kimse… Bir gece yarısı bıçaklanırken en sessizliğimden, dilimden dökülen harfleri toplayınca hep sen ediyor neden? Sen bilir misin düş diye sabahlamayı? Ve kırıklarını bir teselli ile değil başka bir kırıkla sarmayı?…

Acı bir itiraftım, en çok kendimi yaktım…

Şemsiyeler altında yağmura direnirken ruhum, ardımdan geçip giden her şeye sessiz kaldım Unutulduğum köşedeydim her vakit Aransam bulunacaktım Sorulsa tarifi mümkün olan gidişlerim vardı benim En fazla iki sağa bir sola uzunca adımlardın Ve adımlarından düşen her ses canımı ağzıma alırdı, açıldığında ağzımdan düşecek kadar Oysa hiçbir adımın kayıplığımın yanına düşmeyecekti Aranmayacaktım…

Ellerimde bilinmez uçurumlar vardı O nedenle hep avuç içlerine dönüktü parmaklarım Gelen durakta kendimden inmek ve bir şehre yüzüstü düşmekti dileğim Uyuyakaldım Ne kendimden inebildim ne de bir şehre yüzüstü serildim Ne kadarlıktı ki adım ve kaç harf kalınlığı vardı ki birilerinin hatırlayışlarına ağırlık yaptım? Birilerini acıttım, ağlattım Ya ben ömrüme düşen acıları, göz kapaklarımda saklı yaşlarımı kimden kuşandım? Yokluğunun alnına üflenirken satırlarım, nasıl oldu da ben hep varsın sandım? Bir yıl daha geçmişti geçen yılların üstüne Kimsizdin sessizliğinde? Hangi yaranın kabuk bağlanışına tanık oluyordun ve hangi acıdan dökülen yaşları benliğinde buluyordun? ‘Ben tüm acımaları kendi saflarıma çekiyorum’ sandığımda sana hangi üzülmek kalıyordu? Hiçbir şeyi düzeltmek zorunda değildim; ama bozan bir eldim, bozduklarımı düzeltmenin geç kalışlarında…

Söylenmiş olan hiçbir söz geriye alınamazdı, bilirdin Diyemezdim; saçmaydı, yalandı… Diyemezdim… Desem yıllar sonra yine aynı sözcükleri dökerdim harflerimden Ki susmayı bilmeyen bir alfabeydi bendeki Söz veremezdim bildiklerimi yutacağıma Bir dahası yok, üzülme diyemezdim…

Hep en kötü yanından tuttum geleceğin Söylenmiş olan her şey bir düşün ön adlarından oluşmaydı Söylenmiş olan her şey benim yükümdü, peki sana neden ağır geldi? Alışkanlıklarla başlayan kelimelerin arasında yer buldum kendime Simetrik bir duruş sergileyebilirdim çünkü yerimi en başından belirledim Yadırgamadım üzerime yürüyen sözcükleri, bilmek istemesem de biliyordum bir gün hepsinin kapıma geleceğini

Tutulmamış bir söz kadar acıdı içim Tutulmamış bir söze yapılan sayısız itiraz kadar ezildim Madem biliyordun neden acıyorsun ki yüreğim? Şimdi hiçbir mutluluğu birbirine yamayıp koca bir gülüş kondurmuyorum dudağımın kıyısına Susmalarımı biriktirerek yazıyorum Hadi at tüm yüklerini ben caymıyorum……Adıyla var olan darağacım!Mutlu olabilirsin, imkânsızlığına inandım…


alıntıdır
Forum Kurallarımız :kitap:

:gul: Nostaljim benim sitem :gul:


Yanına al....... Aşkınla Yak ..!!
Yok et zerrelerimi, hatta tüm benliğimi..
Gözümü al, görmesin sensiz hiçbirşeyi..
Gönlümü al, sevmesin Sensizliği ...
-Hz. Mevlana-
esengül
Global Moderatör
Global Moderatör
 
Mesajlar: 26388
Kayıt: 13 Eki 2006, 18:49

ÖncekiSonraki

Dön Düz Yazılar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 1 misafir

egemdizayn
nostaljim facebook

Inline HTML